Bu hayatta bir ele geçecek fırsat mı... yoksa bir tuzaktan mı bahsediyoruz?Είναι μια μοναδική ευκαιρία ή θα πέσουμε σε παγίδα;
Bu hayatta bir ele geçecek fırsat mı... yoksa bir tuzaktan mı bahsediyoruz?Может, это тот шанс, который выпадает раз в жизни, а может, мы попадёмся в ловушку?
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.Ci aggiungo una variante ed in realta' è la stessa cosa, ma è un po' una domanda trabocchetto.
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.Ehhez még egy változatot adunk, de ez tulajdonképpen ugyanaz, de ez egy kicsit becsapós feladat.
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.Ik zal nog een soortgelijke laten zien, en dit is in feite hetzelfde, maar het is een beetje een strikvraag.
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.여기서 한 가지 더 응용해 보겠습니다 살짝 어려운운 질문입니다
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.Lad os se på en variation mere af den her regneregel.
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.Přidám ještě jednu variantu pravidla. Ve skutečnosti je to totéž, ale půjde o složitější příklad.
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.Vou acrescentar uma variante deste, e realmente isto é a mesma coisa, mas é uma questão um pouco complicada.
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.Voy a añadir una variante de esto, y realmente eso es lo mismo, pero es una pregunta un poco truculenta.
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.Я собираюсь добавить один вариант, и на самом деле это то же самое, но это немного вопрос с подвохом.
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.Я хочу додати один варіант цього, хоча це те саме, та це трохи каверзне питаня.
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.سأقوم بجمع الفرق هنا، وهو في الواقع الشيئ نفسه لكن هذا السؤال كان مخادعاً قليلاً
Buna bir değişiklik yapacağız, ama aslında aynı şeye denk gelecek ancak biraz tuzaklı bir soru.少しひねった質問です。 2 ^9*4^100は何ですか?
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Cînd îmi este mîhnit duhul în mine, Tu îmi cunoşti cărarea. Pe drumul pe care umblu, mi-au întins o cursă.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.davanti a lui effondo il mio lamento, al tuo cospetto sfogo la mia angoscia
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Ik stort mijn hele hart voor Hem uit; al mijn ellende vertel ik Hem.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Jag utgjuter inför honom mitt bekymmer, min nöd kungör jag för honom.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Jeg utøser min sorg for hans åsyn, jeg gir min nød til kjenne for hans åsyn.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Kiöntöm elõtte panaszomat, kitárom elõtte nyomorúságomat,
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.내 심령이 속에서 상할 때에도 주께서 내 길을 아셨나이다 나의 행하는 길에 저희가 나를 잡으려고 올무를 숨겼나이다
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Minä vuodatan hänen eteensä valitukseni, kerron hänelle ahdistukseni.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Når Ånden vansmægter i mig, kender du dog min Sti. På Vejen, ad hvilken jeg vandrer, lægger de Snarer for mig.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Vylévám před oblíčejem jeho žádost svou, a ssoužení své před ním oznamuji.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Vylievam pred ním svoju žiaľbu; oznamujem pred ním svoje súženie.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Wylewam przed obliczem jego żądłość moję, a utrapienie moje przed oblicznością jego oznajmuję.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.Когато духът ми изнемогваше в мене, тогава Ти знаеше пътя ми. Примка скриха за мене на пътя, по който ходят.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.בהתעטף עלי רוחי ואתה ידעת נתיבתי בארח זו אהלך טמנו פח לי׃
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.عندما اعيت روحي فيّ وانت عرفت مسلكي. في الطريق التي اسلك اخفوا لي فخا.
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.我 的 靈 在 我 裡 面 發 昏 的 時 候 、 你 知 道 我 的 道 路 。 在 我 行 的 路 上 、 敵 人 為 我 暗 設 網 羅
Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.我的靈 在 我 裡面 發昏 的 時候 、 你 知道 我 的 道路 。 在 我行 的 路上 、 敵人為 我 暗設網羅
Bunlar biraz aldatıcı, tuzak sorular.약간 까다로운 문제에요.
Bunlar biraz aldatıcı, tuzak sorular.不等式は、一般に
Bu şekilde bütün tuzaklardan kaçacaksın, hiçkimse olduğunda, bütün tuzaklardan kaçabilirsin.Eviterete ogni trappola cosi', quando sei nessuno puoi fuggire da ogni trappola.
Bu şekilde bütün tuzaklardan kaçacaksın, hiçkimse olduğunda, bütün tuzaklardan kaçabilirsin.Minden csapdát így fogsz megúszni. Amikor senki vagy, minden csapdát megúszol.
Bu şekilde bütün tuzaklardan kaçacaksın, hiçkimse olduğunda, bütün tuzaklardan kaçabilirsin.Te escaparás de cada trampa así, cuando eres nadie te escapas de todas las trampas.
Bu şekilde bütün tuzaklardan kaçacaksın, hiçkimse olduğunda, bütün tuzaklardan kaçabilirsin.Vous échapperez à tous les pièges comme ça, quand vous êtes personne, vous échappez à tout les pièges.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.A primeira destas armadilhas é a relutância em admitir complexidade.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Az első ilyen csapda az, hogy nem akarjuk elismerni a dolog komplexitását.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Cái bẫy đầu tiên là sự miễn cưỡng chấp nhận sự phức tạp.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.De eerste valkuil is de aarzeling om complexiteit toe te geven.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Den första av dessa fällor är oviljan att erkänna komplexitet.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Den første af disse fælder er en modvilje mod at indrømme, at det er indviklet.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Die erste dieser Fallen ist ein Widerstreben, Komplexität zuzugeben.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Ensimmäinen näistä ansoista on vastahakoisuus myöntää monimutkaisuus.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Jebakan pertama adalah keengganan untuk mengakui kerumitan.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.첫번째 함정은 복잡함을 복잡함이라고 하기 꺼려하는 것입니다.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.La prima di queste trappole è la riluttanza ad ammettere la complessità.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.La primera de estas trampas es la reticencia en admitir su complejidad.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Le premier piège est le rejet de la complexité.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Pierwsza pułapka to opór przed uznaniem złożoności zjawiska.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Prima dintre aceste capcane e reticenţa de a admite complexitatea fericirii.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.První z těchto pastí je neochota připustit si komplexnost.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Prvou z týchto nástrah je neochota prijať komplexnosť.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Η πρώτη από αυτές τις παγίδες είναι η απροθυμία να παραδεχτούμε πως είναι ένα περίπλοκο θέμα.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Первая из этих ловушек -- это нежелание признать, насколько сложно это понятие.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Перша з цих пасток - це небажання визнати, яким складним є це поняття.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Първият от тези капани е една неохота да се признае сложността.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.המלכודת הראשונה היא אי-הרצון להודות במורכבות.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.أول هذه الفخاخ هو التردد حول الإعتراف بالتعقيد.