tuzağı ile cümle
tuzağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
De ki: Allah'ın tuzağı daha süratlidir. Şüphesiz elçilerimiz kurduğunuz tuzakları yazıyorlar.Say: "God is swifter at contriving," for Our angels record everything you plan.
Ama kafirlerin tuzağı elbette boşa çıkar.But the unbelievers' stratagem is bound to fail.
Firavun'un tuzağı tamamen boşa çıktı.So the stratagem of Pharaoh was bound to perish.
Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın tuzağından emin olmaz.Only they feel secure against the plan of God who are certain of being ruined.
Gördünüz ya, Allah, kâfirlerin kurduğu tuzağı işte böyle boşa çıkarır.That was that, but remember God will make the plots of the unbelievers contemptible.
Fakat o kâfirlerin tuzağı da hep boşa çıkmaktadır.But the unbelievers' stratagem is bound to fail.
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.Yet I will give them respite: Surely My plan is compact.
Kötü şeyleri kuranlara gelince, onlar için çetin bir azab vardır. Ve onların tuzağı bozulacaktır.(It is Allah Who bestows honour, to whomever He wills.)
Süre tanıyorum onlara. Çünkü benim tuzağım pek yamandır.And I will give them respite; indeed My secret plan is extremely solid.
O halde, şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç kuşkusuz, şeytanın tuzağı çok zayıftır.Fight you therefore against the friends of Satan; surely the guile of Satan is ever feeble.
Eğer sabreder, korunursanız, onların tuzağı size hiçbir zarar vermez.And if ye remain persevering and God-fearing their guile shall not harm you at all.
Çünkü Allah, kafirlerin tuzağını zayıflatır.And know that Allah weakenoth the contrivance of infidels.
Allah'ın tuzağı (cezası) pek çetin olduğu halde, onlar hala O'nun hakkında tartışmaktadırlar.And they dispute concerning Allah, and He is strong in prowess.
Şüphesiz Allah, kafirlerin tuzağını bozar.And know that Allah weakenoth the contrivance of infidels.
De ki: Allah'ın tuzağı daha süratlidir.Say thou: Allah is swifter in plotting.
Ve onların tuzağı bozulacaktır.And the plotting of such will perish.
Doğrusu benim tuzağım sağlamdır (onu kimse bozamaz).Verily, My Plan is strong.
Ve böylelerinin tuzağı tarumar olur.And the plotting of such will perish.
Tuzağım gerçekten zorludur benim.Verily, My Plan is strong.
Sizin tuzağınız gerçekten büyüktür."Certainly mighty is your plot!
Onlar hileye başvurdular, Allah da onların tuzağını boşa çıkardı.And they (disbelievers) plotted [to kill 'Iesa (Jesus)], and Allah planned too.
Gerçekten de sizin tuzağınız çok büyüktür".Certainly mighty is your plot!
Çünkü onların yaptıkları ancak bir büyücü tuzağıdır.It will swallow up that which they have made.
Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.Verily, My Plan is strong.
Kötülüklerle tuzak kuranlara gelince, onlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzağı bozulur.As for those who plot evil, a terrible punishment awaits them, and the planning of these will fail.
Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken, Allah da bir düzen (bir karşılık) kuruyordu.They schemed and Allah did also scheme.
Fare TuzağıRat Trap
Hırvatistan'ın İsviçre frangı kredi tuzağıCroatia's Swiss franc loan trap
Bu noktada tuzağın alıcı şişeye boşaltılması gerekir.At this point, the trap must be drained into the receiving flask.
Yengeç Restoran'ın tasarımı bir ıstakoz tuzağına dayanmaktadır.The Krusty Krab's design is based on a lobster trap.
Sorun ilgi çektiğinden tıklama tuzağı sorununu çözmek için araçlar geliştirilmiştir.As problem attracted interest, tools have been developed to address the clickbait problem.
Aldatma unsuru olmadan, tıklama tuzağı olarak nitelendirilmez.Without the element of deception, it does not qualify as clickbait.
Ancak bu tanım, genellikle tıklama tuzağı olarak kabul edilen pek çok içeriği hariç tutmaktadır.[1]However, this definition excludes a lot of content that is generally regarded as clickbait.[1]
Elektron transfer ayrışması özelliğine sahip bir iyon tuzağı kütle spektrometresiAn ion trap mass spectrometer with electron transfer dissociation capability
Jennings'in bubi tuzağı patlayıp makineyi yok ederken Wolfe da ölür.Wolfe is killed as Jennings' booby-trap goes off and destroys the machine.
Şimdiye kadar 2 Reggaeton vuruşu, 1 Brezilya tuzağı ve 1 Batı tuzağı başlattılar.So far they have launched 2 Reggaeton hits, 1 Brazilian trap and 1 Western trap.
Tuzağın farkına varan İliryalılar toparlandı ve karşı saldırıya geçti.The Illyrians, realizing the trap, rallied and counter-attacked.
Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı."Sie wurde auch La Faraona (die Pharaonin) genannt.
Beth aylağı yaylı tüfekle vurmayı dener ancak o sırada ayağı bir hayvan tuzağına sıkışır.Er kann den Puma zwar erschießen, tritt mit einem Fuß jedoch in seine eigene Falle.
Öğrenciler onu sevmez ve hep öğrencilerin tuzağına düşer.Seine Schüler kann er nicht gut leiden und triezt diese immer wieder.
Bir Ewok tuzağına yakalanırlar.Aus Zoo entlaufener Luchs gefangen.
Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı."Et Nous avons fait engloutir les gens de Pharaon, car ils ont été tous coupables »,.
Tuzağın dişleri aralık kalacak şekilde kapanır.Le piège semble devoir se refermer.
Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı."Los faraones fueron enterrados en Saqqara.
Oğlu İsmail'e kurulan tuzağı haber vererek oğlunu ölümden kurtarmıştır.Mató con sus propias manos a Ismaíl, uno de sus hijos, que se había rebelado contra él.
Kasaba bir telif hakkı tuzağı olarak planlanmıştır.El lugar fue nombrado como trampa de derechos de autor.
Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı."Ma il faraone, per quanto ammonito da Mosè, decide per la vendetta.
Aslında sinyal, Jedilar'ı tam bir tuzağın içine gönderiyordu.Lamia infatti ha intenzione di guidare tutti in una trappola mortale.
Jack, kendilerine kurulan tuzağı bildiğini Michael'a sözler.Jack e Tom devono ora scoprire quale delle loro storie prevarrà.
Bir Ewok tuzağına yakalanırlar.Ферзь чёрных оказался в ловушке.
Öznelci kuramların tuzağına düşmemek elde değildir.Но в этом указе не было даровано никаких милостей преступникам.
Yörünge tuzağı yüksek kütle kesinliğine, yüksek hassaslığa ve iyi bir dinamik aralığına(menziline) sahiptir.Лжец, обладатель дара внушения, а также отличный лгун.
Bir Ewok tuzağına yakalanırlar.وأمسكوا بيعقوب.
Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı."O Faraó Huni (ou Qa Hedyet?) foi o sucessor de Djoser.
Rick, tuzağın nasıl çalıştığını anlatırken, yardım çığlığı atan bir adamın sesini duyarlar.Enquanto Rick explica como a armadilha funciona, eles ouvem um homem gritando por ajuda.
Bir Ewok tuzağına yakalanırlar.Um dos grupos de orcas foi apanhado pelo derrame.
John Pope, Jackson'un tuzağına, ordusunun motive olduğuna ikna oldu.Pope se convenceu de que tinha Jackson numa armadilha e concentrou as forças de seu exército contra ele.
En son 2007 yılının Ocak ayında Bukit Barisan Milli Parkına yerleştirilen kamera tuzağına yakalanmıştır.Em janeiro de 2007, parte das cinzas de Bolaños foram levadas para a cidade.
Tuzağın dişleri aralık kalacak şekilde kapanır.De dentaire tanden van de onderkaak staan vooraan dicht opeen.
Bir Ewok tuzağına yakalanırlar.Anneessens werd met een valstrik gevangen.