Ana içeriğe geç
Sözlük

tuz ile cümle

tuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tuzluk masada olacak.The salt cellar will be on the table.
Bana tuzluğu ver.Pass me the salt cellar!
Tuzluk masadaydı.The salt cellar was on the table.
Daha tuzu su, daha az tuzlu sudan daha ağırdır.Saltier water is heavier than less salty water.
Tuz alabilir miyim?May I take salt?
Hamur, su, un, tuz ve anlık mayadan yapılır.The dough is made from water, flour, salt and instant yeast.
Bu bir tuzak olabilir.This may be a trap.
Bu, bir tuzak olabilir.This could be a trap.
Hellim kızartılabilen veya ızgara yapılabilen tuzlu bir peynirdir.Halloumi is a salty cheese that can be fried or grilled.
Atlas Okyanusu Büyük Okyanus'tan daha tuzludur.The Atlantic Ocean is saltier than the Pacific Ocean.
Ben tuzağa düşmeyeceğim.I am not going to take the bait.
O tuzağa düşmedi.She didn't take the bait.
Tuz, buzu daha çabuk eritir.Salt makes ice melt faster.
İnsanlar kendilerini tuzağa düşürülmüş hissetmekten nefret ederler.People hate feeling trapped.
Tom aynı tuzağa düştü.Tom fell into the same trap.
Tom bana tuzu verdi.Tom passed me the salt.
Bize tuzak kurmaya çalıştığınızı biliyorum.I know that you're trying to set us up.
Bize tuzak kurmaya mı çalışıyorsun?Are you trying to set us up?
Küçük bir tutam tuz ekleyin.Add a tiny pinch of salt.
Bir tutam tuz ekleyin.Add a pinch of salt.
Tuzluğu bulamıyorum.I can't find the salt shaker.
Gözyaşları neden tuzludur?Why are tears salty?
Ter neden tuzludur?Why is sweat salty?
Ne kadar tuzlu çok tuzlu?How salty is too salty?
Tuzu geçirin lütfen.Pass the salt please.
Lütfen tuzu verin.Pass the salt please.
Bir tuzak kurdum.I set a trap.
Sodyum klorür genelde tuz olarak bilinir.Sodium chloride is commonly known as salt.
Lütfen tuzu ve biberi uzatın.Please pass the salt and pepper.
"Tuzluk boş." "Onu tuzla doldurdun mu?" "Evet, kenara kadar.""The salt shaker is empty." "Did you fill it with salt?" "Yes, to the edge."
Leyla tuzağa düşürüldü.Layla was trapped.
Leyla bilmeden bir tuzağa düştü.Layla unknowingly wandered into a trap.
Sami, Leyla'nın tuzağına düşmüş olabilir.Sami may have fallen prey to Layla's trap.
Leyla kendini tamamen tuzağa düşmüş hissetti.Layla felt completely trapped.
Bu çorba bir şekilde tatsız. Belki biraz daha tuz mu ilave etneliyiz...?This soup is somehow bland. Maybe add more salt...?
Çorbayı deneyin ve tadına göre tuz ekleyin.Try the soup and add salt according to taste.
Tom tavşan yakalamak için bir tuzak hazırladı.Tom built a trap to catch rabbits.
Ne kadar tuz eklediniz?How much salt did you add?
Lütfen tuzu uzat.Please pass the salt.
Tuzlu bir şey yemek istiyorum.I want to eat something salty.
Bu sos çok tuzlu.This gravy is too salty.
Ne kadar tuz ekmeliyim?How much salt should I add?
Tom yanlışlıkla kahvesine tuz koydu.Tom put salt in his coffee by mistake.
Mutfağımda tuz kullanmam.I don't use salt in my cooking.
Pişirirken tuz kullanmam.I don't use salt in my cooking.
Tom tuzağa düşürülmedi ama Mary düşürüldü.Tom wasn't trapped, but Mary was.
Ben tuzlu yiyecekleri sevmem.I don't like salty food.
Tom tuzağa düştüğünü söyledi.Tom said he felt trapped.
Kutup bölgeleri hariç, tuzlu okyanus suyu nadiren donar.With the exceptions of the polar regions, salty ocean water rarely freezes.
Birkaç tuzlu kraker alabilir misin?Can you pick up some saltine crackers?
Deniz suyu tuz içerir.Seawater contains salt.
Sami, Leyla'yı tuzağa düşürdü.Sami trapped Layla.
Tom yumurtalarını tuzladı.Tom salted his eggs.
Yumurtalarına tuz koyar mısın?Do you put salt on your eggs?
Tom yemeklerinde tuz kullanmaz.Tom doesn't use salt in his cooking.
Sen olmayınca evin tadı tuzu yok Tom.Home isn't home without you, Tom.
Sen olmayınca evin tadı tuzu olmuyor Tom.Home isn't home without you, Tom.
Ben tuzsuz ekmek yerim.I eat bread without salt.
Ne kadar tuza ihtiyacın var?How much salt do you need?
O, tuz mu?Is that salt?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod