Bronx hemen tutumunu değiştirebilir.صدقوني، يستطيع برونك تغيير المواقف الآن.
Bronx hemen tutumunu değiştirebilir.思いもよらなかった方法で
Bu düzenlemeler,Birlik’in tek bir tutum göstermesini sağlar.Aceste aranjamente trebuie săasigure o poziţie unicăa Uniunii. Comisia esteasociatăpe deplin la negocieri.
Bu düzenlemeler,Birlik’in tek bir tutum göstermesini sağlar.Az Unió és a tagállamok intézkedései kiegészítik és erősítik egymást.
Bu düzenlemeler,Birlik’in tek bir tutum göstermesini sağlar.Er beschließt nach Anhörung des Europäischen Parlaments.
Bu düzenlemeler,Birlik’in tek bir tutum göstermesini sağlar.Evropskýparlament zasedá jednou ročně.
Bu düzenlemeler,Birlik’in tek bir tutum göstermesini sağlar.Hvis der ikke er afgivet udtalelse ved fristens udløb, kan Ministerrådet træffe afgørelse.
Bu düzenlemeler,Birlik’in tek bir tutum göstermesini sağlar.Le azioni dell’Unione e degli Stati membri si integrano e si rafforzanoreciprocamente.
Bu düzenlemeler,Birlik’in tek bir tutum göstermesini sağlar.Näillä järjestelyillä turvataan se, että unioni esittää yhtenäisen kannan.
Bu düzenlemeler,Birlik’in tek bir tutum göstermesini sağlar.Това решение е в съответствие с равнището на ефективно участие в дейностите на Агенцията.
Bu gibi forumlarda Birlik’in tutumlarınısavunurlar. Birlik Dışişleri Bakanıbu koordinasyonu düzenler.Na takýchto fórach obhajujú stanoviská únie.Koordináciu organizuje minister zahraničných vecí únie.
Bu gibi forumlarda Birlik’in tutumlarınısavunurlar.De skall där hävda unionens ståndpunkter.
Bu gibi forumlarda Birlik’in tutumlarınısavunurlar.Ils défendent dans ces enceintes les positions de l’Union.
Bu gibi forumlarda Birlik’in tutumlarınısavunurlar.Ne puolustavat niissä unionin kantoja.
Bu gibi forumlarda Birlik’in tutumlarınısavunurlar.Nessas instâncias defendem as posiçõesda União.
Bu gibi forumlarda Birlik’in tutumlarınısavunurlar.Seznam členských státůúčastnících se těsnějšíspolupráce je převzat do Prohlášení [název].
Bu gibi forumlarda Birlik’in tutumlarınısavunurlar.Statele membre apărăîn acest cadrupoziţiile Uniunii.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.Aceste schelete au nişte comportamente speciale, pe care vi le voi demonstra într-un film.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.All diese Skelette haben besondere Verhaltensmuster, die ich in einem Film demonstrieren werde.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.A tyto kostry se vyznačují určitým chováním, které Vám budu demonstrovat.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.Bene, questi tipi di scheletro si comportano in maniera singolare, come questa clip vi dimostrerà.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.Die skeletten hebben een aantal bijzondere eigenschappen die ik in een filmpje zal demonstreren.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.E esses esqueletos tem um conjunto particular de comportamentos que demonstrarei num filme.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.Estos esqueletos tienen un rango específico de comportamientos que voy a demostrar en un video.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.Et ces squelettes ont un ensemble particulier de comportements, que je vais vous montrer dans un film.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.이런 골격구조는 제가 보여드린 영상에서 처럼 몇가지 특이한 행동들을 합니다.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.Những khung xương này có hành vi cá biệt, mà tôi sẽ làm rõ trong phim.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.Rangka ini memiliki serangkaian perilaku, yang akan saya tunjukkan dalam film.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.Te szkielety zachowują się w pewien określony sposób, co przedstawię na przykładzie tego filmu.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.Αυτό το είδος σκελετού παρουσιάζει συγκεκριμένες συμπεριφορές που θα σας δείξω σε ένα βίντεο.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.Тези скелети имат конкретен набор от поведения, които ще ви демонстрирам във филм.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.Эти скелеты имеют очень определённый набор действий, который я продемонстрирую в фильме.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.ולשלדים האלה יש סט התנהגות מיוחד, שאני עומדת להדגים בסרטון.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.وتلك الهياكل لديها مجموعة من الخصائص المعينة, والتي سوف اعرضها في فيلم.
Bu iskeletler, şimdi göstereceğim filmdeki gibi, çok belirli tutumlara sahipler.それを今からお見せします これは風船を
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Acestea sunt: atitudine, atenție/conştienţă şi autenticitate.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.그것은 태도(attitude), 지각(awareness), 진정성(authenticity)입니다.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Ce sont attitude, attention, et authenticité.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.De är Attityd, att vara Alert och att vara Autentisk.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Đó là thái độ (attitude), nhận thức (awareness) và tính xác thực.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Het zijn Attitude, Aandacht en Authenticiteit.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Jsou to přístup, povědomí a přirozenost.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Mereka adalah tingkah laku (attitude), kesadaran (awareness) dan keaslian (authenticity.)
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Ők a hozzáállás, határozottság [tudatosság], és hitelesség.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Podejście, Świadomość i Autentyczność.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.São Atitude, Atenção e Autenticidade.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Sie sind Attitude, Achtsamkeit und Authentizität.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Son la "actitud", estar "atentos", y la "autenticidad".
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Sono atteggiamento, autocoscienza e autenticità.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Sú to attitude (postoj), awareness (uvedomenie si) a authenticity (byť sám sebou).
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Αυτά είναι η στάση αντιμετώπισης, η επίγνωση και η αυθεντικότητα.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Това са нагласа, любопитство и истинност.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.Это подход, понимание и подлинность.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.והם גישה, מודעות ואותנטיות.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.الانطباع عن الحياة .. الإنتباه .. والأصالة
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.そして「自分に忠実であること」です 1つずつ簡単に話したいと思います
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.A murit în mare parte din cauză că nu avea votanții de partea ei, lipsea implicarea părţilor interesate.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.부결된 원인은 아무래도 유권자의 지지와 이해 당사자의 견인력 부재입니다.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.Nebol schválený hlavne pre neprijatie zákonodarcami a aj kvôli nečinnosť záujemcov.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.No prosperó en gran medida por falta de aceptación de los electores, y falta de actuación de los interesados.