Ana içeriğe geç
Sözlük

tutum ile cümle

tutum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
3.Avrupa Parlamentosu, ilk okuma sırasında tutumunu kabul eder ve bunu Bakanlar Konseyi’ne bildirir.Europaparlamentet eller ministerrådet kan inhämta kommissionens yttrande när somhelst under förfarandet.
3.Avrupa Parlamentosu, ilk okuma sırasında tutumunu kabul eder ve bunu Bakanlar Konseyi’ne bildirir.Európsky parlament prijme svoje stanovisko pri prvom čítaní aoznámi ho
3.Avrupa Parlamentosu, ilk okuma sırasında tutumunu kabul eder ve bunu Bakanlar Konseyi’ne bildirir.O Banco Europeu de Investimento goza de personalidade jurídica.
3.Avrupa Parlamentosu, ilk okuma sırasında tutumunu kabul eder ve bunu Bakanlar Konseyi’ne bildirir.Rada Ministrów podejmuje jednomyślnie decyzję europejską określającą skład Komitetu.
3.Avrupa Parlamentosu, ilk okuma sırasında tutumunu kabul eder ve bunu Bakanlar Konseyi’ne bildirir.Η Ε p i ι τ ρ ο p i ή α p i ο φασίζει µε την p i λ ει οψηφία των µελών του Σώµατος.
9 yöntemlerden faydalanılan karma yöntemler kullanılmasının lehine bir tutum almıştır (9 métodos cuantitativos y cualitativos (
9 yöntemlerden faydalanılan karma yöntemler kullanılmasının lehine bir tutum almıştır (• Экспертные отчеты и отчеты об оценке• Методологические стандарты и руководства.
ABD'nin 2009'da başlattığı, eyaletlerin okulların başarılarına göre puanla ödüllendirildiği eğitim tutumu.)[NDT: Faire la Course vers le Haut]
ABD'nin, Amerikan zencilerine olan tutumunun yargılanmasını talep edecek misiniz?그리고 미국 흑인의 그것의 취급에 대 한 미국에 대 한 요금 가져온 것 물어?
Açıkçası bu tutum, işleyeceğimiz konu için doğru bir yaklaşım değil.Hele mám báječný úspěch. Koupil jsem Citibank. Je to tak levné.
Açıkçası bu tutum, işleyeceğimiz konu için doğru bir yaklaşım değil.왜냐하면 이는 사물을 이해하는데 생각없이 행동하는 행위이기 때문이다
Açıkçası bu tutum, işleyeceğimiz konu için doğru bir yaklaşım değil.Weil das eigentlich kein kein durchdachter Weg ist um die Dinge anzugehen
Açıkçası bu tutum, işleyeceğimiz konu için doğru bir yaklaşım değil.ものではありません。 自分自身で結論に至るためのツールです。
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Dobbiamo cambiare l'atteggiamento nei confronto delle donne in Africa.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.E nevoie să schimbăm atitudinea faţă de femei în Africa.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Họ cần thay đổi thái độ đối với những người phụ nữ ở Châu Phi.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Il faut que nous changions les attitudes des femmes en Afrique.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.우리는 아프리카의 여성들에 대한 태도를 바꿀 필요가 있습니다.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Musimy zmienić stosunek do kobiet w Afryce.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Precisamos de mudar atitudes para com as mulheres em África.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Tenemos que cambiar las actitudes hacia las mujeres en África.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.We moeten de attitudes van vrouwen in Afrika veranderen.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Wir müssen die Haltung gegenüber Frauen in Afrika ändern.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Необходимо изменить отношение к женщинам в Африке.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Трябва да променим отношението към жените в Африка
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.עלינו לשנות את הגישה לנשים באפריקה.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.نحن في حاجة إلى تغيير السلوك تجاه النساء في افريقيا.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.これらはどうしてもやらなくてはいけません
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Ale však někteří z Asser, Manasses a Zabulon, poníživše se, přišli do Jeruzaléma.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Ali vsaj nekateri Aserjevi, Manasejevi in Zebulonovi so se ponižali in prišli v Jeruzalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Avšak niektorí mužovia z Asera, z Manassesa a zo Zabulona ponížili sa a prišli do Jeruzalema.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Cependant quelques hommes d`Aser, de Manassé et de Zabulon s`humilièrent et vinrent à Jérusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dầu vậy , cũng có mấy người trong A-se , Ma-na-se , và Sa-bu-lôn chịu hạ_mình xuống và đến Giê-ru-sa-lem .
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dầu vậy, cũng có mấy người trong A-se, Ma-na-se, và Sa-bu-lôn chịu hạ mình xuống và đến Giê-ru-sa-lem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Det var bare nogen få i Aser og Manasse og Sebulon som ydmyket sig og kom til Jerusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Doch etliche von Asser und Manasse und Sebulon demütigten sich und kamen gen Jerusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dock funnos några i Aser, Manasse och Sebulon, som ödmjukade sig och kommo till Jerusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dog var der nogle i Aser, Manasse og Zebulon, der ydmygede sig og kom til Jerusalem;
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Însă cîţiva oameni din Aşer, din Manase şi Zabulon, s'au smerit şi au venit la Ierusalim.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.I rozkazał Ezechyjasz, aby sprawiono szpichlerze przy domu Pańskim. I sprawiono je.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.그러나 아셀과 므낫세와 스불론 중에서 몇사람이 스스로 겸비하여 예루살렘에 이르렀고
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Kuitenkin Asserista, Manassesta ja Sebulonista muutamat nöyrtyivät ja tulivat Jerusalemiin.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Mindazáltal némelyek az Áser, Manasse és a Zebulon nemzetségébõl megalázák magokat, és eljövének Jeruzsálembe.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Solamente algunos hombres de Aser, de Manasés y de Zabulón se humillaron y fueron a Jerusalén
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Solo alcuni di Aser, di Manàsse e di Zàbulon si umiliarono e vennero a Gerusalemme
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Tapi, ada juga orang-orang dari suku Asyer, Manasye, dan Zebulon yang mau datang ke Yerusalem
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Todavia alguns de Aser, e de Manassés, e de Zebulom, se humilharam e vieram a Jerusalém.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Τινες ομως εκ του Ασηρ και Μανασση και Ζαβουλων υπεκλιναν και ηλθον εις Ιερουσαλημ.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Някои обаче от Асира, Манасия и Завулона се смириха и дойдоха в Ерусалим.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Однако некоторые из колена Асирова, Манассиина и Завулонова смирились и пришли в Иерусалим.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.אך אנשים מאשר ומנשה ומזבלון נכנעו ויבאו לירושלם׃
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.الا ان قوم من اشير ومنسّى وزبولون تواضعوا وأتوا الى اورشليم.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.然 而 亞 設 、 瑪 拿 西 、 西 布 倫 中 、 也 有 人 自 卑 、 來 到 耶 路 撒 冷
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.然而 亞設 、 瑪拿西 、 西 布 倫中 、 也 有 人 自卑 、 來到 耶路撒冷
Avrupa,Kuzey Amerika'daki ülkelerin hepsi nükleer silahlarla ilgili olan tutumlarını açıklığa kavuşturdular.Alla dessa har rett upp sin situation i fråga om kärnvapen.
Avrupa,Kuzey Amerika'daki ülkelerin hepsi nükleer silahlarla ilgili olan tutumlarını açıklığa kavuşturdular.Kína, India, Európa, Észak-Amerika, mindannyian rendezték a helyzetüket az atomfegyverekkel kapcsolatban.
Avrupa,Kuzey Amerika'daki ülkelerin hepsi nükleer silahlarla ilgili olan tutumlarını açıklığa kavuşturdular.중국, 인도, 유럽, 북아메리카가 핵무기를 그들의 환경에 맞게 분해해서 사용하고 있죠.
Avrupa,Kuzey Amerika'daki ülkelerin hepsi nükleer silahlarla ilgili olan tutumlarını açıklığa kavuşturdular.Trung Quốc, Ấn Độ, châu Âu và Bắc Mỹ, họ đều phân biệt rạch ròi giữa NL và vũ khí hạt nhân.
Avrupa,Kuzey Amerika'daki ülkelerin hepsi nükleer silahlarla ilgili olan tutumlarını açıklığa kavuşturdular.Všechny z nich mají urovnanou situaci, co se týká nukleárních zbraní.
Avrupa,Kuzey Amerika'daki ülkelerin hepsi nükleer silahlarla ilgili olan tutumlarını açıklığa kavuşturdular.Китай, Индия, Европа, Северная Америка - уже вполне определились в своём отношении к ядерному оружию.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod