9 Mart - Güneş tutulması gerçekleşti.9 september - Ons zonnestelsel wordt gevormd.
Dün Güneş tutulmasını gördün mü?Heb je gisteren de zonsverduistering gezien?
Dün ay tutulmasını gördün mü?Heb je gisteren de maansverduistering gezien?
Onun öldüğü gün bir tutulma da yaşanmıştır.Evil Dead – Judgement Day (ang.).
Kitab-ül-Ezlal: Ay ve güneş tutulmaları hakkındadır.Stacja ozdobiona jest mozaikami z płytek zatytułowanymi El Sol (Słońce) i La Luna (Księżyc).
27 Temmuz - 21. yüzyılın en uzun Ay tutulması gerçekleşti.Najdłuższe w XXI wieku całkowite zaćmienie Księżyca już 27 lipca!
Mükemmel bir şekilde yeniden işleme tabi tutulmasıyla LFTR'ler, toryum yakıtının yaklaşık %99'unu tüketebilir.Natomiast LFTR dysponujący wydajnym reprocessingiem może zużywać ponad 99% swojego paliwa torowego.
Elizabeth Garrett Anderson'un arşivleri London School of Economics'deki Kadın Kütüphanesinde tutulmaktadır.Archiwa Emily Faithfull są przechowywane w Women's Library w bibliotece London School of Economics.
2015 - Tam güneş tutulması gerçekleşti.2005 – Widoczne było częściowe zaćmienie Słońca.
26 Ocak - Güneş tutulması, Güney Afrika, Antarktika ve Güney Atlantik'ten görüldü.26 stycznia – obrączkowe zaćmienie słońca nad Antarktydą i południowym Atlantykiem.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.W przypadku ich stosowania należy ograniczyć czas jednorazowej kąpieli do 15 minut.
Sonraki en uzun Ay tutulması15 Haziran, 2011 tarihinde olacak.Było to pierwsze centralne zaćmienie Księżyca od 15 czerwca 2011 roku.
Yanaşık düzen savaşa sürülmeleri ve sıkı bir disiplin altında tutulmaları gerekir.Przysięgam, że wydane mi rozkazy wypełniać będę ściśle i sumiennie.
Çin'de güneş tutulması yaşandı.Zatrzęsła się ziemia w Chinach.
27 Ekim - Asya, Avrupa ve Afrika'da izlenebilen ay tutulması oldu.25 lutego – całkowite zaćmienie Słońca widoczne w Afryce i Azji.
Güneş tutulması yeni ay evresinde, Ay Güneş ile Dünya'nın arasında iken oluşur.Zaćmienia Słońca występują podczas nowiu, kiedy Księżyc znajduje się pomiędzy Ziemią a Słońcem.
İşlenen cinayetlerden ve binaların yakılmasından sorumlu tutulmaktadır.Po egzekucji mienie zamordowanych zrabowano a budynki spalono.
Uzun süre orada tutulmalarına karşın Siyah Sancak ekibi tarafından kurtarılmışlardır.Po jego ukończeniu został przeniesiony do oddziału rezerwy Floty Czarnomorskiej.
2006 - Dünya'nın büyük bir bölümünde gözlemlenen tam güneş tutulması gerçekleşti.2011 – Częściowe zaćmienie Słońca widoczne w całej Europie.
1922 yönettiği bir ekip Avustralya'daki güneş tutulmasını fotoğrafladı.Brał udział w ekspedycji zorganizowanej w celu obserwowania zaćmienia Słońca w Australii w 1922.
P.R.Sarkar’ın hapiste tutulması dünya çapında protestolara neden oldu.Podczas pobytu w więzieniu P.R. Sarkara próbowano otruć.
Zamanda seyahate çıkmadan önce toplanan öğeler olaydan gerçekleştikten sonra da envanterde tutulmaktadır.Również rzeczy zgromadzone w ekwipunku przed cofnięciem czasu pozostaną w nim po fakcie.
Ancak bu tutulma sadece Asya Ülkelerinde görüldü.Jak na razie przedstawiciele tej grupy znani są tylko z Azji.
Ay ve Güneş tutulmasını hesapladılar.Czczono słońce i księżyc.
20 Mayıs - Güneş tutulması, Pasifik, Kuzey Amerika ve Asya'dan görüldü.21 maja – częściowe zaćmienie Słońca widoczne nad Ameryką Północną, Arktyką i północną Europą.
Kendisi imparatoriçenin öldürülmesinden sorumlu tutulmaktadır.Wydał nawet polecenie aresztowania cesarzowej.
Rönesansla birlikte Avrupa'da nekromansi, kara büyü ve ruh çağırma ile bir tutulmaya başlandı.W Europie średniowiecznej wierzono, że czosnek chroni przed czarną magią i wampirami.
Bu 2007 yılında meydana gelen iki ay tutulmasının ikincisidir.Stało się to w dwusetną rocznicę jej uchwalenia.
Ekibin tutulmasından ekipmanın kiralanması ve oyuncuların ayarlanmasına kadar tüm lojistikten sorumludur.Na jego barkach spoczywa odpowiedzialność za całą drużynę i jej przygotowanie.
---Sidenote START--- MÖ 14 Mart 190 : Güneş Tutulması Roma'da kaydedildi.14 marca – zaćmienie słońca obserwowane w Rzymie.
Buna karşın Ay tutulması dolunay evresinde Dünya Güneş ile Ay'ın arasında olduğunda oluşur.Z kolei zaćmienia Księżyca zdarzają się podczas pełni – gdy to Ziemia jest pomiędzy Księżycem a Słońcem.
Ayın ışığını güneşten aldığını söylemiş ve ay tutulmasının doğru açıklamasını ilk olarak o yapmış.Jako pierwszy podał poprawne wyjaśnienie zaćmienia Słońca i Księżyca.
Toprağı sürekli nemli tutulmalıdır.Powinna mieć stale wilgotną glebę.
Yeni bir tutulma yapacağım.Nowego obywatela nam przysporzy!
Demek ki depremin nedeni güneş tutulmasıdır.Sugeruje, że przyczyną zjawiska może być słońce poboczne.
2. Güney Afrika Tümeni ise 8. Ordu ihtiyatında tutulmaktadır.Strażnica II kategorii Pobiedna była 9. w 8 Brygadzie Wojsk Ochrony Pogranicza.
Bu sistemle hizmet maliyeti çok düşük tutulmaktaydı.Taka organizacja pozwalała utrzymać niskie koszty.
Tesislere kadar olan yol asfalt olup yıl boyunca açık tutulmaya çalışılmaktadır.Droga jest utrzymywana i otwarta dla ruchu kołowego przez cały rok.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.Om de används bör de begränsas till 15 minuter åt gången.
Bazı tıp uzmanları, seviyenin 120/80 mmHg’den aşağıda tutulmasını tavsiye etmektedir.Vissa läkare rekommenderar att man försöker nå ner till nivåer under 120/80 mmHg.
Bu tehlikelerden kaçınılması için uygulama öğretmen/öğrenci ilişkisi dışında "gizli" tutulması gerekir.För att undvika dessa faror, hålls utövandet 'hemligt' utanför lärare/student-relationen.
MÖ 780 — İlk tarihi Güneş tutulması Çin'de kaydedildi.780 f.Kr. 4 juni – Anteckningar görs i Kina om världens första kända solförmörkelse.
Bunların çoğu sonuçlardan sorumlu tutulmayacaklarına dair güvence aldıktan sonra devam ediyordu.Flera av dem fortsatte ännu längre efter att ha försäkrats om att de inte skulle hållas ansvariga.
Hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmamıştır.Inga kemiska medel hjälpte.
Ayrıca bu grup daha önce Kahire'deki İsrail büyükelçiliğine yapılan bir saldırıdan da sorumlu tutulmaktadır.Ultras beskylldes också för attacken mot Israels ambassad i Kairo.
4 Ocak — Parçalı güneş tutulması yaşandı.4 januari – En partiell solförmörkelse inträffar.
29 Nisan - Güneş tutulması oldu.29 april – En ringformig solförmörkelse inträffar.
Espri yapmayı çok sever ama esprileri pek tutulmaz.Han går in för sin uppgift med största allvar - även om han är mycket förtjust i att skämta.
İlk defa Yeni Ay' görünmüş ancak Tutulma'da kurt adam olana kadar daha görünmemiştir.Han framträder först i New Moon men blir inte varg förrän i Eclipse.
Bazen diğer gruplar yerlerinde tutulmalıdır.I bland sker gästspel på andra orter.
Buna karşın mevzilerin sıkıca tutulması emri verildi.De fick stränga order att stå på ett rakt led.
Hiç tutulma göstermeyen örnekleri de mevcuttur.Här återfinns också icke-exemplifierade universalier.
Gut hastalığına tutulması nedeniyle geri döndü ve sadece üç ay sonra öldü.Han tvingades dock återvända hem pp. g.a. sjukdom efter endast 3 månader.
15 Ocak - Halkalı güneş tutulması meydana geldi.15 januari - Solförmörkelse.
Tutulma kitabında Bella Jacob'tan hoşlandığını fark eder ancak Edward'a olan aşkı daha ağır basar.Jacob har nu berättat om sina känslor för Bella, som älskar Edward.
10 Mayıs - Güneş tutulması gerçekleşti.10 maj – En ringformig solförmörkelse inträffar.
Ancak bu görüş pek tutulmamıştı.Denna uppfattning stod inte oemotsagd.
Savaşın sonucunda İtalya'ya verilen sözlerden çoğu tutulmadı.Efter den tidpunkten var ställningstaganden mot kriget omöjliga i de flesta länder.
Bununla birlikte Leningrad için bir ikmal yolunun açık tutulması çok önemliydi.Från Ostrov fanns det två möjliga framryckningsvägar till Leningrad.
NBA'de bir oyunda 40 ve üzerinde ribaund alan oyuncuların listesi tutulmaktadır.Detta är en lista över de NBA-spelare som gjort minst 60 poäng i en NBA-match.