Vilnius’un alınmasından sonra tutuklanan Krzyżanowski 1947 yılına kadar tutuklu kalır.Krzyżanowski was in prison until 1947.
Siyasi görüşleri nedeniyle tutuklandı; 1933-1936 arasında tutuklu kaldı.He was imprisoned for political reasons from 1931 to 1932.
Odisseas tutukluyu öldürdü ve mektubu alarak Palamedes'in çadırına gitti.Odysseus then kills the prisoner and hides the gold in Palamedes' tent.
Tutuklu yargılanan Demirtaş bir yıl hapis cezasına çarptırıldı.An Emergency court sentenced Hamed to one year in prison.
Albüm ABD'de bulunan siyasi tutuklulara ithaf edilmişti.Documenting high-profile political prisoners inside in Tibet.
Lorenz'i kaçıranlar tutuklu arkadaşlarının bırakılmasını istediler.Thieves who rob friends deserve jail.
Diğer tutuklular ise ifade vermeyi reddederek susmayı tercih ettiler.However, the remaining waking inmates refuse to disclose it.
Duruşması 3 ay tutukluluktan sonra Nürnberg'de başladı.Becker was sentenced to three years in prison at Nürnberg.
12 sene tutuklu kaldı.He was held in prison for 12 years.
Bu muharebeden sonra VI. Henry tutukluluktan kurtarıldi.Following Otto II's death, Henry was released from prison.
Bu iki parlamenter iki hafta tutuklu kaldıktan sonra hemen salıverildiler.Both were immediately freed after seven weeks of imprisonment.
Ancak el-Hezlul hala diğer aktivistlerle birlikte tutuklu bulunmakta.Khasbulatov was arrested along with the other leaders of the parliament.
Bu uygulama dünyada Çin, Küba, İran gibi internetin tutuklu olduğu ülkelerde kullanılmaktadır.This application is practiced in countries such as China, India and Iran.
Dnipro, Bakü ve Moskova'da tutuklu kaldı.He was held prisoner in Dnepropetrovsk, Baku and Moscow.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.Protestors demanded political freedom and the release of political prisoners.
Binlerce siyasi tutukluyu serbest bıraktı.The military group freed about 1,000 political prisoners.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.So, 16 inmates and 18 girls were invited.
Hatırlamanıza biraz yardımcı olayım, tutuklu 227!We want to jog your memory, Prisoner 227:
Her tutuklu sorgulamasında yanınıza alın ve asla orada unutmayın.It's to be removed after every interrogation, and never left behind.
Dolduruyorum! Devam et! Tutukluk yaptı!That way, I think!
Sonuçta bu kızgın güruh mevzu-u bahis tutukluları hapisten çıkardılar.They put political prisoners there and they freed the political prisoners.
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.But in reality, there were only seven prisoners in the Bastille.
O yuva cinayet gibi şeylerden tutuklu gençlerle doluydu.That home was full of young boys who were on remand for things like murder.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.And there they had a detention camp where alleged Vietnamese would be tested, language tested.
Tutuklu muyum?Am I under arrest?
Kasabamı terk edip gidecek param yoktu. ve hapishane tutuklu insanlarda vardı,They just cannot do it, many. Not because it cannot be done, it can be done.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Randomly assigned them to be prisoner and guard.
Tutuklu olacaklara dedik ki " Gidip yurtta bekleyin, çalışma pazar günü başlayacak."To the prisoners, we said, "Wait at home. The study will begin Sunday."
Philip Zimbardo: Buradakiler kişiliksizleştirilecek tutuklular. Birer sayı haline gelecekler.Here are the prisoners, who are going to be dehumanized, they'll become numbers.
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."They're not prisoners nor guards, they're boys, and you are responsible."
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradırAnd 46664 is the number that Mandela had when he was imprisoned in Robben Island.
Beni hangi sebepten tutukluyorsun?On what grounds are you arresting me?
Sonra Baruka şu buyruğu verdi: ‹‹Ben tutukluyum, RABbin Tapınağına gidemem.Jeremiah commanded Baruch, saying, I am shut up; I can't go into the house of Yahweh:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Now the word of Yahweh came to Jeremiah, while he was shut up in the court of the guard, saying,
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.They had then a notable prisoner, called Barabbas.
Pilatus, her Fısıh Bayramında halkın istediği bir tutukluyu salıverirdi.Now at the feast he used to release to them one prisoner, whom they asked of him.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.The soldiers' counsel was to kill the prisoners, so that none of them would swim out and escape.
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.For this cause I, Paul, am the prisoner of Christ Jesus on behalf of you Gentiles,
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Now at that feast the governor was wont to release unto the people a prisoner, whom they would.
Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor (tutukluk yapıyor), onun için Harun'a da elçilik ver."My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
Siyasi Tutuklulara DestekSupporting Political Prisoners
Bu kişi halen tutuklu bulunmaktadır.He is still under arrest.
Tutuklu öğrencilerin çoğu 10 Mart 2015'te polisin sıkı önlemleriyle yakalanmıştı.Most of the detained students were arrested in a police crackdown on March 10, 2015.
Etiyopya hükümeti çok gündeme gelen politik tutuklularını Obama'nın ziyaretinden evvel saldı.Ethiopian government releases its high profile political prisoners ahead of Obama's trip.
Geçen Nisan ayında davaya bakan yargıç tutukluluklarını altı ay daha uzattı.Last April, a judge hearing the case extended their detention for another six months.
Askerler şu anda #Manus'da @aforgutu basın ödülü kazananı gazeteci @BehrouzBoochani'yi tutukluyor.Military arresting @amnesty media award winning journalist @BehrouzBoochani, just now on #Manus.
Göstericiler arkadaşlarının tutukluluk hallerinin yeniden incelenmesini talep etti.Protesters demanded that the detainment of their fellow fighters be re-examined.
Bush, Libya'da tutuklu Bulgar hemşirelerin serbest bırakılması için çağrıda bulunduBush calls for release of Libya-jailed Bulgarian nurses
Bununla birlikte olayla ilgili tutuklu sayısı yediye ulaştı.That makes seven in all detained in connection with the case.
Tüm tutukluların Kosovalı Arnavutlar olduğu bildirildi.All the detainees are reportedly Kosovo Albanians.
Hırvatistan şimdi tutuklunun iadesi için resmi talepte bulunmaya hazırlanıyor.Croatia is now preparing a formal demand for his extradition.
NTV televizyonu, bu tutukluların daha sonra sorgulanmak üzere Konya'ya gönderildiğini bildirdi.Those detainees were later sent for questioning to Konya, private NTV television reported.
Libya'daki tutuklu sağlık çalışanları iftiradan beraat ettilerLibya-jailed medics acquitted of defamation
İlk 16 tutuklu Padinska Skela'ya bu ayın başlarında yerleştirildi.The first 16 inmates moved into Padinska Skela earlier this month.
BH mahkemesi tutuklanan İslamcı Vahabi grubu üyelerinin tutuklu kalmasını emrettiBiH court orders detention of arrested Wahhabi Islamic group members
Bir Hırvat savaş gazisi olan Tihomir Purda Saraybosna'da tutuklu bulunuyor.Tihomir Purda, a Croatian war veteran, remains in custody in Sarajevo.
Üç Guantanamo tutuklusu BH'ye döndüThree Guantanamo detainees returned to BiH
Bu yüzden Bensayah'ın tutuklu durumu devam ediyor.He therefore remains in custody.
Kamptaki tutuklular insanlık dışı şartlara, cinayet, işkence ve dayağa maruz bırakıldılar.Inmates at the camp were subjected to inhumane conditions, killings, torture, and beatings.
Kurucusu Vojislav Seselj, savaş suçlarıyla yargılanmak üzere Lahey'de tutuklu bulunuyor.Founder Vojislav Seselj is in detention at The Hague, where he faces war crimes charges.