Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklu ile cümle

tutuklu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tutukluların konuşmaları gerekmiyor.Prisoners aren't required to speak.
Cinayet nedeniyle tutuklusun.You're under arrest for murder.
Tutuklu olup olmadığımı sordu.I asked if I was under arrest.
Bütün tutukluları öldür.Kill all the prisoners.
Tutuklular bir hücrede uyumaya zorlandı, sık sık yan yana.Inmates were forced to sleep in one cell, often sideways.
Sami örnek bir tutukluydu.Sami was a model prisoner.
2. Sahne: Bir Hapishane Don Carlos hapishanede tutukludur.Scene 2: A prison Don Carlos has been imprisoned.
Ayrıca tutuklular, gardiyanlar tarafından sürekli tecavüze uğradılar.Prisoners were also repeatedly subject to rape by guards.
Bazı tutuklular bilinmeyen ilaçlar alıyor, bazıları ise intihara teşebbüs ediyor.Some detainees receive unknown medicines and others attempted suicide.
Kendisi, "İran İslam Cumhuriyeti'nde en uzun süre tutuklu kalan siyasi mahkum oldu".He was "the longest-held political prisoner in the Islamic Republic of Iran".
Schröder ile birlikte 14 Ocak 1948'e kadar tutuklu kaldı.Together with Schroeder, she remained a prisoner until 14 January 1948.
1943'te 30 Polonyalı tutuklu, binanı duvarında kurşuna dizildi.In 1943, 30 Polish hostages were executed at its wall.
Mananar'da 146 tutuklu öldü.146 incarcerees died at Manzanar.
Burada "yeniden eğitilmiş" bazı tutuklular sonradan bizzat birer işkenceci haline getirilmişlerdi.Some of those who were thus 'reeducated' later became torturers themselves.
Tutuklular gizlice Almanya'ya taşınmış ve iz bırakmadan kaybolmuşlardı.The prisoners were secretly transported to Germany, and vanished without a trace.
1942 yılı sonu itibarıyla Ravensbrück'de tutuklu nüfusu yaklaşık 10,000'e ulaşmıştı.By the end of 1942, the inmate population of Ravensbrück had grown to about 10,000.
Tutukluların çoğu Çek Yahudisiydi.Most inmates were Czech Jews.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.It is estimated that nearly half of prison inmates share unsterilized tattooing equipment.
Yerel Askeri Bölge olan Villsmania'daki tutukluların komutanıydı.He was the commander of the prisoners in the local Military District Villsmania.
1980 yılında, yedi tutuklu 53 gün sonra sona eren ilk açlık grevine katıldı.In 1980, seven prisoners participated in the first hunger strike, which ended after 53 days.
Tutuklular bir sene Şam'da tutuldular.The prisoners were held in Damascus for a year.
"Ud Taksimi" (0:57) "Tutuklu" (4:25) (söz - müzik: Sezen Aksu, düzenleme: Kıvanç K.)"Ud Taksimi" (0:57) "Tutuklu" (4:25) (lyrics - music: Sezen Aksu, arrangement: Kıvanç K.)
Tutuklular ayrıca, alkollü içki içmeye ve İslam'da yasaklanmış domuz eti yemeye de zorlanıyor.Detainees are also forced to drink alcohol and eat pork, which are forbidden in Islam.
Tutuklular Çemberi (Doré'den), 1890.The Round of the Prisoners (after Doré), 1890.
Roschmann, tebliğ verildiği anda tutuklu değildi.Roschmann was in fact still not under arrest at the time the communiqué was issued.
Kalan tutukluları kurtarmak için kuşatanlar geri çekildi.The besiegers, to save the remaining prisoners, withdrew.
Daha sonra Almanlar tarafından tutuklandı ve savaşın geri kalanında Almanya'da tutuklu kaldı.Subsequently, he was arrested by the Germans and sent to Germany for the rest of the war.
Tutuklular Çemberi (1890) adlı tablosu Gustave Doré'nin (1832–1883) bir oymabaskısından yapılmıştır.His The Round of the Prisoners (1890) was painted after an engraving by Gustave Doré (1832–1883).
Mengele, tutuklular üzerinde yaptığı korkunç deneylerle biliniyordu.Mengele performed medical experiments on inmates.
Almanya'da iki yıl tutuklu kaldı.He was then imprisoned in Germany for two years.
Ardından 1964'e kadar Kayseri cezaevinde siyasi tutuklu olarak kaldı.Afterwards, he was kept as a prisoner in Kayseri until 1964.
10 Haziran 2006 üç tutuklu ölü bulunmuştur.The deaths of three detainees were announced on June 10, 2006.
Yazılarının çoğunu tutuklu olduğu dönemde yazdı.Most of his writings date from the period of his imprisonment.
Holokost'tan sağ kurtulan tutuklulardan büyük bir kısmı çocuk ve yetimdi.Those held were mainly Holocaust survivors, including large numbers of children and orphans.
Türkiye'de pek çok gazeteci, ülkenin çeşitli yerlerindeki hapishanelerde tutuklu bulunmaktadır.Many journalists in Turkey are being persecuted and kept in jail all over the country.
Tutuklular ertesi günü Surberg'de bir anıtın bulunduğu yerde vuruldu.The following day 61 of the detainees were shot in Surberg, where a memorial commemorates them.
Blackwell Adası (Blackwell's Island) cezaevinde bir yıl tutuklu kaldı.She was sentenced to one year in the Blackwell's Island Penitentiary.
Tutukluluğu yaklaşık 2 ay boyunca sürdü.Their detainment lasted for almost two months.
Ama buralara sıradan suçlular değil, siyasal tutuklular kapatılırdı.Mostly these were ordinary criminals rather than political prisoners.
Bu sefer 4 yıl tutuklu kaldı.He was jailed for 4 years.
Marie hemen onu tutukluluktan kurtarır.Mary immediately arrests him.
Şu anda bu davadan dolayı tutuklu sanık bulunmamaktadır.To date, there is no complainant in the case.
Bölge II.Dünya Savaşı'nda politik tutuklular için kamp olarak kullanıldı.The location served as a camp for political prisoners in the Second World War.
Kadın tutuklu ve hükümlülerin de ayrı bölümlerde tutulmaları gerekir.The remaining prisons have both male and female inmates, kept segregated in separate zones.
Tutukluluk halindeyken şiirler yazdı.While in jail he wrote poetry.
Mart 1997'de, Sankoh ev hapsinde tutuklu olaak kaldı ama daha sonra Nijerya'ya kaçtı.In March 1997, Sankoh fled to Nigeria, where he was put under house arrest and then imprisoned.
Daha sonra da ve diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleri ile birlikte Yassıada'da hapsedildi.A few hours later, he and the other Churchill Club members were sent to court.
3 Ocak 2014'te tutuklu BDP Mardin milletvekili Gülser Yıldırım ile birlikte tahliye edildi.He was released alongside imprisoned Mardin MP Gülser Yıldırım on 3 January 2014.
Tutukluları bilinçlendirmek ve HIV testine yönlendirmek.The goal is to encourage people to get tested and know their HIV status.
Bu komisyon aracılığıyla Türkiye'deki siyasi davaları takip etti ve tutukluları ziyaret etti.After the trial, he visited the men in prison and forgave them.
Mahkûm olarak Berlin'deki Spandau Cezaevi'nde 20 yıl tutuklu olarak kaldı.He was sentenced and served 20 years as a prisoner in Spandau Prison, Berlin.
Birçok kişi tutukluyken hayatını kaybedecektir.Many of its prisoner have died while imprisoned.
9 ay tutuklu kaldı.He was detained for nine months.
Tutukluluğu yaklaşık üç yıl sürdü.Her detention lasted for over three years.
Tutuklulardan bilgi almak için işkence kullanılması konusunda ısrarcı davrandı .He advocated the use of torture to get information from terrorists.
Tsvangirai ve 14 parti mensubu Lupen'deki ceza evinde bir müddet tutuklu kaldılar.Tsvangirai and a group of 14 party officials were held at a police station in Lupane.
Pazarlıklar sonrasında vergiler askıya alındı ve tüm tutuklular salıverildi.The charges were later dropped and everyone was released.
İki yıl tutuklu kaldı.He was jailed for two years.
Sekiz aylık tutukluluktan sonra kaçtı, ama o tekrar yakalandı.After eight months' detention, he escaped, but it was not long before he was captured again.
Bu dönemde 1969-1971 yılları arasında tutuklu kaldı.He remained in jail for sometime between middle of 1969 and 1971.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod