Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklu ile cümle

tutuklu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Навмання призначили когось в'язнем, когось охоронцем.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Случайно им поверихме това, кой да е затворник и кой надзирател.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Случайным образом разбили их на заключенных и охранников.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.חילקנו אותם באורח אקראי לאסירים וסוהרים.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.وتم توزيعهم عشوائيا كسجناء وحراس.
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.そして 実験一日目 私達は良いリンゴ達と実験を始めたのです
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradır46664 là con số trên áo tù của Mandela khi ông bị giam ở Đảo Robben.
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradır"46664" to numer, który Mandela miał w więzieniu na Robbeneiland.
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradırA 46664 je číslo, které měl Mandela jako vězeň na ostrově Robben Island.
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradırA 46664 pedig az a szám, melyet Mandela viselt a Robben-szigeti fogsága alatt.
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradırDan 46664 adalah nomor yang dipakai oleh Mandela saat dia dipenjara di Pulau Robben.
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradırE 46664 é o número que Mandela tinha enquanto esteve preso na Ilha Robben.
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradırIar 46664 este numărul pe care îl avea Mandela în închisoarea din Robben Island.
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradırUnd 46664 ist die Nummer, die Mandela trug, als er in Robben Island im Gefängnis saß.
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradırY 46664 es el número que tenía Mandela cuando fue encarcelado en Robben Island.
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradırΚαι 46664 είναι το νούμερο που είχε ο Μαντέλα όταν ήταν φυλακισμένος στο νησί Robben.
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradırИ 46664 е номерът, който Мандела имал, когато бил затворен на остров Робен.
Vitruvius Adamı'nı eşleştirmiş olma sebebim o tutuklunun akli hasta olması, dikkatinizden kaçmamış olmalı.여기서 제가 팔을 쭉 뻗은 죄수를 레오나르도 다빈치의 인체도와 비교한 이유는 죄수가 정신적으로 문제가 있었기 때문입니다.
Vitruvius Adamı'nı eşleştirmiş olma sebebim o tutuklunun akli hasta olması, dikkatinizden kaçmamış olmalı.Leonardo da Vincin oodiin ihmisyydelle oli se, että tuo vanki oli mieleltään sairas.
Vitruvius Adamı'nı eşleştirmiş olma sebebim o tutuklunun akli hasta olması, dikkatinizden kaçmamış olmalı.Leonardo da Vincis Ode an die Menschheit zusammen zeige, weil dieser Gefangene psychisch krank war.
Vitruvius Adamı'nı eşleştirmiş olma sebebim o tutuklunun akli hasta olması, dikkatinizden kaçmamış olmalı.Leonardo da Vinci Vitruvius-tanulmányával, mert az a rab elmebeteg volt.
Vitruvius Adamı'nı eşleştirmiş olma sebebim o tutuklunun akli hasta olması, dikkatinizden kaçmamış olmalı.lý do tôi ghép đôi người tù này với cánh tay dang ra với những vần thơ của Leonardo da Vinci về nhân loại
Vitruvius Adamı'nı eşleştirmiş olma sebebim o tutuklunun akli hasta olması, dikkatinizden kaçmamış olmalı.手を広げている囚人を組み合わせた理由は この囚人が精神障害者だったからです 彼は毎日自分の体を糞便で塗りたくり
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.Deci nu e ca și cum mii și mii de prizonieri politici ținuți acolo au fost eliberați.
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.Então, não eram milhares e milhares de prisioneiros políticos sendo presos e libertados.
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.Het is dus niet zo dat er duizenden en duizenden politieke gevangenen daar vastzaten en bevijd werden.
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.그러니까 수많은 정치범들이 거기에 갇혔다가 그들을 거기서 풀어준 그런 게 아닙니다
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.Ne tisíce a tisíce politických vězňů, které by tehdy osvobodili.
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı."No, no sois la Asamblea de Francia, no os voy a dejar reuniros, no os dejaré entrar en la sala."
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.Takže to nie je ze tisíce a tisíce politických väzňov tam boli zatvoreni a teraz oslobodení.
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.Więc to nie jest jak tysiące i tysięce politycznych więźniów przetrzymywanych tam i uwolnionych.
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.Έτσι δεν ήταν πως υπήρχαν χιλιάδες πολιτικών κρατουμένων όπου κρατούνταν εκεί και ελευθερώθηκαν
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.Не си представяйте хиляди бягащи политически затворници.
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.Тобто, не тисячі тисяч політичних в'язнів було звільнено.
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.אז זה לא כאילו אלפי אסירים פוליטיים הוחזקו שם ושוחררו
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.اذا لم يكونا الاف والوف من السجناء السياسيين محتجزين هناك وأفرج عنهم .
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılmadı.革命家達にとってバスチーユ牢獄の価値は、
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:A Geremia era stata rivolta questa parola del Signore, quando era ancora rinchiuso nell'atrio della prigione
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:A k Jeremiášovi stalo sa slovo Hospodinovo, keď bol zatvorený vo dvore stráže, povediac:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Az Úr pedig szóla Jeremiáshoz, mikor õ még a tömlöcz pitvarában fogva vala, mondván:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Cuvîntul Domnului vorbise astfel lui Ieremia, pe cînd era închis în curtea temniţei:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:In beseda GOSPODOVA je prišla Jeremiju, ko je bil zaprt v veži straže, rekoč:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:I stało się do Jeremijasza słowo Pańskie, gdy jeszcze był zamknięty w sieni straży, mówiąc:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Jeremialle oli tullut tämä Herran sana hänen ollessaan suljettuna vankilan pihaan:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Ketika aku masih dipenjarakan di pelataran istana, TUHAN menyuruh ak
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Khi Giê-rê-mi còn bị giam trong hành lang lính canh, có lời Ðức Giê-hô-va phán cùng người như vầy:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Khi_Giê - rê-mi còn bị giam trong hành_lang lính canh , có lời Ðức_Giê - hô-va phán cùng người như_vầy :
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:예레미야가 시위대 뜰에 갇혔을 때에 여호와의 말씀이 그에게 임하니라 가라사대
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:La palabra de Jehovah vino a Jeremías cuando estaba preso en el patio de la guardia. Y dijo
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Medens Jeremias sad fængslet i Vagtforgården, kom HERRENs Ord til ham således:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Men HERRENS ord hade kommit till Jeremia, medan han var inspärrad i fängelsegården; han hade sagt:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Men til Jeremias var Herrens ord kommet da han satt fast i vaktgården, og det lød så:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Ora, a palavra do Senhor viera a Jeremias, estando ele ainda encarcerado no átrio da guarda, dizendo:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Stalo se pak k Jeremiášovi slovo Hospodinovo, když ještě byl zavřín v síni stráže, řkoucí:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:Και εγεινε λογος Κυριου προς τον Ιερεμιαν, ενω ητο κεκλεισμενος εν τη αυλη της φυλακης, λεγων,
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:А Господното слово беше дошло към Еремия, когато бе затворен в двора на стражата, и рекло:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:К Иеремии, когда он еще содержался во дворе темничном, было слово Господне:
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:ואל ירמיהו היה דבר יהוה בהיתו עצור בחצר המטרה לאמר׃
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:وصارت كلمة الرب الى ارميا اذ كان محبوسا في دار السجن قائلة
Yeremya daha muhafız avlusunda tutukluyken RAB ona şöyle seslenmişti:耶 利 米 還 囚 在 護 衛 兵 院 中 的 時 候 、 耶 和 華 的 話 臨 到 他 說
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod