Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklu ile cümle

tutuklu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Imeli so pa takrat glasovitega jetnika, ki mu je bilo ime Baraba.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.I měli v ten čas vězně jednoho znamenitého, kterýž sloul Barabbáš.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.I mieli natenczas więźnia znacznego, którego zwano Barabbasz.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Ja heillä oli silloin kuuluisa vanki, jota sanottiin Barabbaaksi.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.그 때에 바라바라 하는 유명한 죄수가 있는데
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Nesse tempo tinham um preso notório, chamado Barrabás.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Nu hadde de dengang en vel kjent fange, som hette Barabbas.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Och man hade då en beryktad fånge, som hette Barabbas.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Og de havde dengang en berygtet Fange, som hed Barabbas.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Op dat moment zat er een beruchte misdadiger in de gevangenis. Barabbas heette hij.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Pada waktu itu ada seorang hukuman yang terkenal. Namanya Yesus Barabas
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Pe atunci aveau un întemniţat vestit, numit Baraba.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Tenían en aquel entonces un preso famoso que se llamaba Barrabás
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Vala pedig akkor egy nevezetes foglyuk, a kit Barabbásnak hívtak.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Και ειχον τοτε δεσμιον περιβοητον λεγομενον Βαραββαν.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.А тогава имаха един прочут затворник, на има Варава.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Был тогда у них известный узник, называемый Варавва;
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.Мали ж тоді знаного вязника, на прізвище Вараву.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.ובעת ההיא היה להם אסיר ידוע ושמו בר אבא׃
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.وكان لهم حينئذ اسير مشهور يسمى باراباس.
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.當 時 、 有 一 個 出 名 的 囚 犯 叫 巴 拉 巴
O günlerde Barabba adında ünlü bir tutuklu vardı.當時 、 有 一 個 出名 的 囚犯 叫 巴拉巴
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Ce ne sont pas des prisonniers, ce ne sont pas des gardiens, ce sont des garçons, et vous êtes responsable."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."De er ikke fanger, de er ikke vagter, de er drenge, og du er ansvarlig."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Ei nu sunt prizonieri, ei nu sunt gardieni, sunt doar băieţi şi tu eşti responsabil."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun.""He eivät ole vankeja, eivätkä vartijoita," "he ovat poikia, ja sinä olet vastuussa."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Het zijn geen gevangenen, het zijn geen bewakers, Het zijn jongens, en jij bent verantwoordelijk. "
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."저들은 간수도, 죄수도 아니에요. 그냥 학생일뿐. 모두 당신 책임이에요."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun.""Não são prisioneiros, não são guardas, "são rapazes, e tu és o responsável".
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Nie są ani więźniami, ani strażnikami, to po prostu chłopcy i to ty jesteś odpowiedzialny".
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Nie sú to väzni, nie sú to dozorcovia, sú to chlapci, a ty si za to zodpovedný."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Non sono prigionieri, non sono guardie, sono ragazzi, e tu sei responsabile."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."No son ni prisioneros ni carceleros, son chicos, y tú eres responsable."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Ők nem rabok, nem őrök, csak gyerekek, és ezért te vagy a felelős."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Oni nejsou vězni, ani dozorci, jsou to kluci a ty za to neseš plnou odpovědnost."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Sie sind keine Häftlinge, sie sind keine Wärter, sie sind Jungs und du bist verantwortlich."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Δεν είναι κρατούμενοι, δεν είναι φρουροί, είναι αγόρια και εσύ είσαι υπεύθυνος".
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Вони не в'язні, а вони не охоронці, вони хлопчики, а ви несете відповідальність".
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."Те не са затворници, не са надзиратели, те са момчета и вие сте отговорни."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun.""אלה לא אסירים ואלה לא סוהרים; "אלה נערים, ואתה הוא האחראי."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."إنهم ليسوا سجناء، وهؤلاء ليسوا حراسا، إنهم فتية صغار، وأنت المسؤول عما يحدث."
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."少年なのよ そしてあなたは責任者なのよ」 そして 私は翌日に実験を取りやめました
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Aí havia um campo de detenção onde os supostos vietnamitas seriam testados, um teste da língua.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.A tam mali internačný tábor, kde boli údajní Vietnamci skúšaní, či ovládajú jazyk.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Dan mereka memiliki kamp tahanan di mana orang-orang yang diduga warga Vietnam akan diuji, ujian bahasa.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Dort hatten sie ein Auffanglager, wo angebliche Vietnamesen auf ihre Sprache hin getestet wurden.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.En daar hadden ze een detentiekamp waar vermeende Vietnamezen getest zouden worden op hun taal.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.És ott volt egy fogolytábor, ahol állítólagos vietnámiakat teszteltek, nyelvi tesztekkel.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Et là, ils avaient un camp de détention où les prétendus vietnamiens seraient testés, linguistiquement.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.그 곳에는 베트남인들이라고 주장하는 사람들이 베트남어를 테스트 받는 임시 수용소였습니다.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Ở đó họ có một trại tập trung là nơi kiểm tra cho những người nhận là người Việt, bài kiểm tra ngôn ngữ.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Og der havde de en lejr, hvor påståede vietnamesere blev testet, sprogtestet.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Şi aveau acolo o tabǎrǎ de detenţie unde presupuşi vietnamezi erau testaţi, dacǎ ştiu limba.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Tam měli detenční tábor, kde se testovali domnělí Vietnamci, jazykově se testovali.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Там у них був табір для заарештованих, де заявлені в'єтнамці піддавались мовному тестуванню.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.Там у них был лагерь для арестованных, где заявленные вьетнамцы подверглись бы языковому тестированию.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.והיה להם מחנה מעבר שבו ויטנאמים לכאורה היו נבחנים, מבחני שפה.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.وهناك لديهم معسكرات إحتجاز حيث يُختبر من يزعم أنه فيتنامي، إختبار لغة.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.ベトナム人だと思われる人の言語テストするのです 私の母のベトナム語はとても下手だったので
O yuva cinayet gibi şeylerden tutuklu gençlerle doluydu.A casa estava cheia de jovens que estavam em prisão preventiva por coisas como assassínio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod