Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Obsmarowywał się gównem każdego dnia, kazano mu się później tarzać w piachu, żeby nie śmierdział.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Se cubría de mierda todos los días, y solían hacerlo rodar sobre suciedad para que no apestara.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Tento väzeň sa každý deň potieral výkalmi, a oni ho zvykli vyváľať v špine, aby tak nesmrdel.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Ten vězeň se obaloval hovnama den co den a oni ho nutili válet se v prachu, aby nesmrděl.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Vanki hieroi itseensä paskaa joka päivä, ja he kierittivät häntä mudassa, jotta hän ei haisisi.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.В'язень шмарувався кожного дня лайном, а вони примушували його перевертатися в пилюці, аби він не смердів.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Затворника се покривал с изпражнения всеки ден, и са го търкляли в пръст, за да не мирише.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Он каждый день покрывал себя дерьмом, и им приходилось обваливать его в грязи, чтобы он не вонял.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.אסיר זה כיסה עצמו בצואה מידי יום, והם היו מגלגלים אותו בעפר כדי שלא יסריח.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.كان هذا السجين يغمر جسده بالغائط كل يوم، وكانوا يقومون بدحرجته في التراب كي لا ينتن.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.警備員達は彼を泥の中でころがして臭いを消していました そして彼らはこの囚人を彼をクソ坊主と呼んでいました
Bu yer de politik tutukluların bulundukları yer olması ile ünlü.A to je taky ten nejslavnější, když se poprvé učíte o Bastile, nebo možná se o ní poprvé učíte zrovna teď.
Bu yer de politik tutukluların bulundukları yer olması ile ünlü.그리고 이 그림이 가장 유명합니다 당신이 이 일에 대해서 처음 배울 때 아니면 어쩌면 지금 당신이 처음 배우고 있을 때 많이 보죠 그들은 정치범들을 거기에 수감했습니다 그리고
Bu yer de politik tutukluların bulundukları yer olması ile ünlü.Și ce e interesant, când afli de asta pentru prima dată, poate chiar e prima dată când ți se spune asta.
Bu yer de politik tutukluların bulundukları yer olması ile ünlü.これが習うのが初めての人もいるかも知れません。 バスチーユ牢獄は政治犯を収容する牢獄ですが、 彼らは政治犯を逃がしました。
Çünkü bisiklet arkadaşlarım, genç mahkumlar, tutuklular, ve bir ıslahevindeler왜냐하면 이 친구들은 범죄를 저지른 청소년 수감자들이기 때문입니다.
Çünkü bisiklet arkadaşlarım, genç mahkumlar, tutuklular, ve bir ıslahevindelerוזה בגלל שעמיתי הרוכבים הם נערים עבריינים, שעברו עברות קשות,
Çünkü bisiklet arkadaşlarım, genç mahkumlar, tutuklular, ve bir ıslahevindelerلان الذي يرافقوني في جولاتي على الدرجات الهوائية هم اطفال اصلاحيات معتدون ..
Çünkü bisiklet arkadaşlarım, genç mahkumlar, tutuklular, ve bir ıslahevindeler未成年の受刑者 犯罪者たちで ここから自転車で20分ほどの
Darbeden itibaren 364 gün geçti; en az 428 tutuklu, 124 sivil Askeri Mahkemede yargılandı.Además, el tribunal militar ha juzgado a 124 civiles.
Darbeden itibaren 364 gün geçti; en az 428 tutuklu, 124 sivil Askeri Mahkemede yargılandı.Celkem 751 osob bylo předvoláno.
Darbeden itibaren 364 gün geçti; en az 428 tutuklu, 124 sivil Askeri Mahkemede yargılandı.Setelah kudeta, sedikitnya 751 orang dipanggil oleh NCPO .
Devam et! Tutukluk yaptı! Ben aldım!- Ke sana, kurasa!
Devam et! Tutukluk yaptı!Continuaţi!
Devam et! Tutukluk yaptı!Nepřestávej!
Devam et! Tutukluk yaptı!Продължавай!
Dolduruyorum! Devam et! Tutukluk yaptı!- Chyba w tą!
Etiyopya hükümeti çok gündeme gelen politik tutuklularını Obama'nın ziyaretinden evvel saldı.Die äthiopische Regierung lässt die bekanntesten politischen Gefangenen vor Obamas Reiseantritt frei.
Etiyopya hükümeti çok gündeme gelen politik tutuklularını Obama'nın ziyaretinden evvel saldı.El gobierno etíope libera a sus prisioneros políticos más notorios antes del viaje de Obama.
Etiyopya hükümeti çok gündeme gelen politik tutuklularını Obama'nın ziyaretinden evvel saldı.Guvernul etiopian a eliberat toți prizonierii de înalt nivel înainte de vizita lui Obama.
Etiyopya hükümeti çok gündeme gelen politik tutuklularını Obama'nın ziyaretinden evvel saldı.Il governo etiope rilascia i prigionieri politici d'alto profilo in vista della visita di Obama.
Etiyopya hükümeti çok gündeme gelen politik tutuklularını Obama'nın ziyaretinden evvel saldı.Le gouvernement éthiopien libère ses prisonniers politiques connus avant la visite d'Obama.
Geçen Nisan ayında davaya bakan yargıç tutukluluklarını altı ay daha uzattı.(ACTUALIZACIÓN: Los cinco fueron puestos en libertad el 29 de junio de 2017).
Hatırlamanıza biraz yardımcı olayım, tutuklu 227!Déjame refrescarte la memoria, prisionero 227:
Hatırlamanıza biraz yardımcı olayım, tutuklu 227!Fel akarjuk rázni a memóriáját, 227-es elítélt.
Hatırlamanıza biraz yardımcı olayım, tutuklu 227!Nous voulons mettre votre mémoire à l'essai, Prisonnier 227:
Hatırlamanıza biraz yardımcı olayım, tutuklu 227!We zullen je geheugen wat opfrissen, Gevangene 227.
Hatırlamanıza biraz yardımcı olayım, tutuklu 227!Мы хотели бы немного освежить вашу память, заключенный 227.
Hatırlamanıza biraz yardımcı olayım, tutuklu 227!אסיר 227, אני רוצה לעורר :מעט את זיכרונך
Hatırlamanıza biraz yardımcı olayım, tutuklu 227!دعني أنشط ذاكرتك
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.A chaque fête, le gouverneur avait coutume de relâcher un prisonnier, celui que demandait la foule.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Ale na święto zwykł był starosta wypuszczać ludowi jednego więźnia, którego by chcieli.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.A na veľkonočný sviatok mal vladár obyčaj prepustiť zástupu jedného väzňa, ktorého chceli.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.En la fiesta, el procurador acostumbraba soltar al pueblo un preso, el que quisieran
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Il governatore era solito, per ciascuna festa di Pasqua, rilasciare al popolo un prigioniero, a loro scelta
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.명절을 당하면 총독이 무리의 소원대로 죄수 하나를 놓아 주는 전례가 있더니
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Měl pak obyčej vladař v svátek propustiti lidu vězně jednoho, kteréhož by chtěli.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Men på høitiden pleide landshøvdingen å gi folket en fange fri, hvem de vilde.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Men på Højtiden plejede Landshøvdingen at løslade Mængden een Fange, hvilken de vilde.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Na praznik pa je imel poglavar navado, da je izpustil ljudstvu enega jetnika, katerega so hoteli.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Nu var det sed att landshövdingen vid högtiden gav folket en fånge lös, vilken de ville.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Oli tapana, että maaherra juhlan aikana päästi kansalle yhden vangin irti, kenenkä he tahtoivat.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Ora, por ocasião da festa costumava o governador soltar um preso, escolhendo o povo aquele que quisesse.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Pada setiap Perayaan Paskah, gubernur biasanya melepaskan seorang tahanan menurut pilihan orang banyak
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Phàm đến ngày lễ Vượt qua , quan tổng_đốc thường có lệ tha một tên tù tùy_ý dân muốn .
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Phàm đến ngày lễ Vượt qua, quan tổng đốc thường có lệ tha một tên tù tùy ý dân muốn.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Ünnepenként pedig egy foglyot szokott szabadon bocsátani a helytartó a sokaság kedvéért, a kit akarának.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.Κατα δε την εορτην εσυνειθιζεν ο ηγεμων να απολυη εις τον οχλον ενα δεσμιον, οντινα ηθελον.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.А на всеки празник управителят имаше обичай да пуща на народа един от затворниците, когото биха поискали.
Her Fısıh Bayramında vali, halkın istediği bir tutukluyu salıvermeyi adet edinmişti.На праздник же Пасхи правитель имел обычай отпускать народу одного узника, которого хотели.