Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklu ile cümle

tutuklu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.이러므로 그리스도 예수의 일로 너희 이방을 위하여 갇힌 자 된 나 바울은......
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.Per questo, io Paolo, il prigioniero di Cristo per voi Gentili..
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.Por esta razão eu, Paulo, o prisioneiro de Cristo Jesus por amor de vós gentios...
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.Por esta razón yo Pablo, prisionero de Cristo Jesús a favor de vosotros los gentiles..
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.Pre tú príčinu ja Pavel, väzeň Krista Ježiša za vás pohanov,
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.Pro tu věc já Pavel, jsem vězeň Krista Ježíše pro vás pohany,
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.Sen takia minä, Paavali, teidän, pakanain, tähden Kristuksen Jeesuksen vanki, notkistan polveni -
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.Zategadelj jaz, Pavel, jetnik Kristusa Jezusa za vas pogane –
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.Δια τουτο εγω ο Παυλος, ο δεσμιος του Ιησου Χριστου υπερ υμων των εθνικων,
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.Для сего-то я, Павел, сделался узником Иисуса Христа за вас язычников.
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.Того ради й я, Павел, - вязник Ісус-Христів за вас поган.
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.בעבור זאת אני פולוס אסיר המשיח למענכם הגוים׃
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.بسبب هذا انا بولس اسير المسيح يسوع لاجلكم ايها الامم
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.因 此 、 我 保 羅 為 你 們 外 邦 人 作 了 基 督 耶 穌 被 囚 的 、 替 你 們 祈 禱 . 〔 此 句 乃 照 對 十 四 節 所 加
Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.因此 、 我 保羅為 你 們外邦人 作了 基督 耶穌 被 囚的 、 替 你 們祈禱 . 〔 此 句 乃 照對 十四 節 所加
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.그러므로 주 안에서 갇힌 내가 너희를 권하노니 너희가 부르심을 입은 부름에 합당하게 행하여
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Prosím vás tedy ja väzeň v Pánovi, žeby ste chodili hodne povolania, ktorým ste povolaní,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Prosim vas torej jaz, jetnik v Gospodu, da živite dostojno poklicu, ki ste ž njim bili poklicani,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Protož prosímť vás já vězeň v Pánu, abyste hodně chodili, jakž sluší na povolání vaše, kterýmž povoláni jste,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Rogo-vos, pois, eu, o prisioneiro no Senhor, que andeis como é digno da vocação com que fostes chamados,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Vậy, tôi là kẻ tù trong Chúa, khuyên anh em phải ăn ở một cách xứng đáng với chức phận mà Chúa đã gọi anh em,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Σας παρακαλω λοιπον εγω ο δεσμιος εν Κυριω να περιπατησητε αξιως της προσκλησεως, καθ' ην προσεκληθητε,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Благаю ж оце вас я, вязник у Господї, ходити достойно поклику, яким вас покликано,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Итак я, узник в Господе, умоляю вас поступать достойно звания, в которое вы призваны,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.това "възлезе" що друго значи, освен че бе и [по-напред] слязъл в местата по-долни от земята.
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.לכן אזהירכם אני האסור באדון להתהלך כאשר יאתה למשמרתכם אשר נקראתם לה׃
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.فاطلب اليكم انا الاسير في الرب ان تسلكوا كما يحق للدعوة التي دعيتم بها.
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.我 為 主 被 囚 的 勸 你 們 、 既 然 蒙 召 、 行 事 為 人 就 當 與 蒙 召 的 恩 相 稱
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.我 為主 被 囚的 勸你們 、 既然 蒙召 、 行事 為 人 就 當與 蒙 召 的 恩相稱
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.그래서, 16명의 죄수와 18명의 여자 아이들이 초대되었습니다.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.16人の受刑者と18人の娘たちの パーティーが実現しました 子供達は特別おしゃれに着飾り
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Alors, 16 détenus et 18 filles ont été invités.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Also wurden 16 Insassen und 18 Mädchen eingeladen.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Così, sono stati invitati 16 detenuti e 18 ragazze.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Deci, 16 deţinuti şi 18 fete au fost invitaţi.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Dus werden er 16 gedetineerden en 18 meisjes uitgenodigd.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Niinpä 16 vankia ja 18 tyttöä kutsuttiin.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Por isso, foram convidados 16 presos e 18 raparigas.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Por lo tanto, 16 reclusos y 18 chicas fueron invitados.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Takže, bylo pozváno 16 chovanců a 18 děvčat.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Tehát, 16 bennlakó és 18 lány lett meghívva.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Torej. Povabili smo 16 zapornikov in 18 deklet.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Vì vậy, 16 tù nhân và 18 em gái được mời đến.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Więc, zaproszono 16 więźniów i 18 dziewczynek.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Έτσι, προσκλήθηκαν 16 τρόφιμοι και 18 κορίτσια.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.И така, 16 затворници и 18 момичета бяха поканени.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Итак, всего было приглашено 16 заключённых и 18 девочек.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.Отож, було запрошено 16 ув'язнених і 18 дівчаток.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.אז, 16 אסירים ו-18 נערות הוזמנו.
Bunun üzerine, 16 tutuklu ve 18 kız davet edildi.لذلك، تم دعوة 16 سجين و 18 فتاة.
Buradakiler kişiliksizleştirilecek tutuklular.Ci więźniowie przestaną być ludźmi.
Buradakiler kişiliksizleştirilecek tutuklular.Đây là những tên tù đang bị mất nhân tính hóa
Buradakiler kişiliksizleştirilecek tutuklular.Her er fangerne, der skal umenneskeliggøres.
Buradakiler kişiliksizleştirilecek tutuklular.Questi sono i prigionieri che saranno de-umanizzati.
Buradakiler kişiliksizleştirilecek tutuklular.Tässä ovat vangit, jotka epäinhimillistetään.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Az a rab minden nap ürülékkel borította be magát, úgyhogy sárba hengergették, hogy ne legyen olyan büdös.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Den fange dækkede sig selv med lort hver dag, og de plejede at skulle rulle ham i skidt, så han ikke stank.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Die gevangene bedekte zich elke dag met zijn uitwerpselen. Ze rolden hem in vuil zodat hij niet zou stinken.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Er bedeckte sich jeden Tag mit Scheiße und die rollten ihn regelmäßig durch Dreck, damit er nicht stank.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.저 죄수는 매일 온 몸에 똥을 뒤집어 쓰고, 냄새가 나지 않기 위해 흙바닥을 굴렀습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod