İki yıl tutuklu kaldı.Osuđen je na dvije godine.
"Albay Dursun Çiçek 18 saat tutuklu kaldı".Istraga ubojstva Blaža Kraljevića traje 18 godina.
9 ay tutuklu kaldı.Proveo je devet mjeseci u zatvoru.
Robben Adası: Nelson Mandela'nın tutuklu kaldığı adadır.Na otoku Robben u blizini grada bio je zatočen crnački vođa Nelson Mandela.
Kısa bir tutukluluk dönemi geçirdi.Kratko vrijeme proveo je i u zarobljeništvu.
1942 yılı sonu itibarıyla Ravensbrück'de tutuklu nüfusu yaklaşık 10,000'e ulaşmıştı.Početkom kolovoza na području Punta boravi oko 10 000 ljudi.
Duruşması 3 ay tutukluluktan sonra Nürnberg'de başladı.Počeli su nakon suđenja u Nürnbergu.
Hapishanelerdeki bu ırksal ayrımın sona ermesiyle tutuklular ırklarına göre organize olmaya başladılar.Keď sa väznice prestali rozdeľovať podľa rasy, väzni vo vnútri sa začali organizovať do rasových oddielov.
9 ay tutuklu kaldı.Na deväť dní je uväznená.
Siyasi tutuklular serbest bırakıldı.Prepustíme politických väzňov.
Önce Sovyet komiserler ve çalışamayan tutuklular öldürüldüler.Nacisti totiž väzňov neschopných práce vraždili.
Ancak sanıkların büyük kısmı yakalanamadığı için duruşmada 15'i tutuklu, 4'ü tutuksuz 19 kişi hazır bulundu.O ostatných 15 zajatých nie sú žiadne informácie, pravdepodobne boli popravení.
Suikastten sonra yakalandı ve tutuklu kaldığı dönemde çok ağır işkence ve cinsel tacize uğradı.Hlavne na začiatku svojho zajatia bol vystavený krutému mučeniu a samotke.
Blackwell Adası (Blackwell's Island) cezaevinde bir yıl tutuklu kaldı.Yank je uväznený na ostrove Blackwell.
Binlerce siyasi tutukluyu serbest bıraktı.Izpustil je mnoge politične zapornike.
Siyasi görüşleri nedeniyle tutuklandı; 1933-1936 arasında tutuklu kaldı.Zaradi političnega delovanja je bil zaprt med letoma 1933 in 1936.
Bir ikinci silah da tutukluk yaptı.Uvedli so tudi drugega strelca.
Kasım 1647'de geçici olarak tutukluluktan kaçtı.Karel je začasno zbežal iz ječe v novembru leta 1647.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Po oceni skoraj polovica zapornikov uporablja opremo za tetoviranje, ki ni sterilizirana.
Terim, mahkûmların tutukluluklarının meşruiyetini sorgulayan kişiler veya gruplar tarafından kullanılmaktadır.Ta izraz uporabljajo osebe ali skupine oseb, ki dvomijo v legitimnost pripora zapornika.
Marguerite bu hapishanede çocuğunu öldürmesi suçuna sanıklık ile tutuklu olarak kalmaktadır.Margareta leži v ječi in čaka obsodbe, ker je v blaznosti umorila svojega otroka.
Sonuçta bu tutuklular bırakılmışlardır.Ujetniki so bili na koncu izpuščeni.
Tutukluluğu yaklaşık üç yıl sürdü.Obleganje traja tri leta.
11 yıldır tutuklu olduğu için cezası 19 yıla düşürülmüştür.Ker večkrat skuša pobegniti, je zaprt celih 19 let.
Sekiz ay kadar Askeri Cezaevi'nde tutuklu kaldı.Tako je bil osem mesecev zaprt v zaporu Lepoglava.
9 ay tutuklu kaldı.Obsojen je bil na 9 let zapora.
Temmuz 1976’da kısmi siyasi af ilan etti ve 400 tutukluyu salıverdi.Julija 1943 so kaznilnico napadli partizani in iz nje osvobodili sto političnih ujetnikov.
Bir basın mensubunun siyasi tutukluların salıverilmesinden bahsi üzerine 'Hangi siyasi tutuklular?"Bo javnomnenjskim raziskavam o podpori politikom odklenkalo?".
Yazılarının çoğunu tutuklu olduğu dönemde yazdı.Večina njegovih najvplivnejših knjig je bila objavljenih v času služenja kazni.
Ama buralara sıradan suçlular değil, siyasal tutuklular kapatılırdı.Vlade pogosto izjavijo, da nimajo političnih zapornikov, samo zapornike normalnega kriminalnega prava.
9 ay tutuklu kaldı.Nuteistas 9 metus kalėti.
Mananar'da 146 tutuklu öldü.Perelozuose sentikių buvo 146 žmonės.
Bu tutukluluğu 18 yıl sürecektir.Kalėjime atsėdėjo 18 mėnesių.
Ve ‘çatışma’da, tutuklular arasındaki bir kadın hariç, 32 kişi öldürüldü.Mūšyje, be vado, žuvo dar 32 sukilėliai.
Tutukluluğu yaklaşık üç yıl sürdü.Šis persekiojimas truko 3 metus.
Durumdan endişelenen Yezid tutukluları serbest bırakarak Medine'ye gönderdi.Į belaisvę paimtiems Huseino šeimos nariams Jazidas leido grįžti į Mediną.
Önce Sovyet komiserler ve çalışamayan tutuklular öldürüldüler.Darbams buvo pasitelkiami politiniai kaliniai ir tremtiniai.
1943 yılında tutuklandı ve 1945 yılına kadar tutukluğu sürdü.1941 m. nuteistas ir išvežtas į Komiją, iki 1943 m. ir 1945 m. kalintas.
Sekiz ay kadar Askeri Cezaevi'nde tutuklu kaldı.Po kankinimų ji būdavo kalinama karceryje po aštuonias dienas.
Tutuklular 19 Haziran 2014 itibari serbest kaldı.1941 m. birželio 23 d. sukilėlių išlaisvintas.
Kralı Gargantua olarak çizdiği bir karikatür sebebiyle 1832'de Ste Pelagic'te altı ay boyunca tutuklu kaldı.Už karaliaus Luji Pilypo vyriausybės karikatūras 1832 m. O. Domjė buvo įkalintas 6 mėnesius.
Siyasi görüşleri nedeniyle tutuklandı; 1933-1936 arasında tutuklu kaldı.Už antivalstybinę veiklą 1933 m. ir 1935–1940 m. kalintas.
Siyasi tutuklular serbest bırakıldı.Vabastati poliitilised vangid.
1981 - Belfast'ta, İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) tutuklularının yaptığı açlık grevi bitti.1981 – lõppes seitse kuud kestnud Iiri Vabariikliku Armee vangistatud liikmete näljastreik Belfasti vanglas.
Bu muharebeden sonra VI. Henry tutukluluktan kurtarıldi.Selle lahingu tulemusena vabastati Henry VI.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.Samuti nõuti meeleavaldusel poliitvangide vabastamist.
Halk Tenpenny'yi sevmemektedir ve tutuklu yargılanmasını istemiştir.Rahvale Tribonianus ei meeldinud, ta pidavat olema rahaahne.
Bu sefer 4 yıl tutuklu kaldı.Ta sai neli päeva aresti.
(Gözaltına alınanların serbest bırakılmasına rağmen siyasal tutuklular için af öngörülmedi.(Positiivsele kohtuotsusele vaatamata vaidlusaluseid maid algsetele omanikele ei tagastatud.
Marie hemen onu tutukluluktan kurtarır.Ta nõudis, et Henry vabastaks Roberti vanglast.
12 sene tutuklu kaldı.Ta mõisteti selle eest 12 aastaks vangi.
Bu sürecin yargılanması ise 28 Şubatta etkin rol oynayanların tutuklu yargılanması ile başlamıştır.Ja kui sai, siis mil määral see mõjutas 31. oktoobri presiidiumi otsust.
Şantaj, alıkoyma, işkence, cinayet hazırlığı suçlamalarıyla 1994-1997 yılları arasında tutuklu kaldı.Teda on süüdistatud seotuses genotsiidi, piinamiste ja mõrvadega 1980. ja 1990. aastatel.
Doğduğu sırada annesi uyuşturucudan tutuklu olduğu için 3 aylıkken bir akrabasının yanına yollandı.1990. aastatel peeti ta vähemalt kolmel korral politsei poolt kinni seoses narkootikumide omamisega.
2.1 milyon tutuklu, 1.9 milyon çiftçi.2,1 miljoen gevangenen, 1,9 miljoen boeren.
2.1 milyon tutuklu, 1.9 milyon çiftçi.2,1 Million Gefangene, 1,9 Million Bauern.
2.1 milyon tutuklu, 1.9 milyon çiftçi.2,1 millió rab van és 1,9 millió gazdálkodó.
2.1 milyon tutuklu, 1.9 milyon çiftçi.2,1 mln więźniów, 1,9 mln rolników.
2.1 milyon tutuklu, 1.9 milyon çiftçi.2.1 מיליון אסירים, 1.9 מיליון חקלאים.
2.1 milyon tutuklu, 1.9 milyon çiftçi.농부의 숫자가 보다 죄수가 더 많은 나라에서 살고 있습니다.