Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklu ile cümle

tutuklu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak el-Hezlul hala diğer aktivistlerle birlikte tutuklu bulunmakta.Khasbulatov ble arrestert sammen med de andre parlamentslederne.
Fakat Sayid tutuklu kadının çocukluk arkadaşı Nadia olduğunu anlıyor.Sayid får vite at kvinnen er Nadia, en barndomsvenn.
Mahkeme süresince 1,5 yıl tutuklu kaldı.For det ble han dømt til 1,5 år i fengsel.
Yazılarının çoğunu tutuklu olduğu dönemde yazdı.Mange av hans verker ble skrevet mens han satt innesperret.
11 Nisan 1945 tarihinde 3.Amerikan Ordusu desteğinde, tutukluların kendi çabalarıyla kurtarıldı.Den 11. april 1945 befridde amerikanske tropper de gjenværende fangene.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.Samtidig ble politiske fanger løslatt og bevæpnet.
Siyasi görüşleri nedeniyle tutuklandı; 1933-1936 arasında tutuklu kaldı.Han ble internert av politiske årsaker fra 1942 til 1949.
Bu sefer 4 yıl tutuklu kaldı.Deretter satt han fengslet i fire måneder.
Savaştan sonra, İngiliz esaretinde 1949'a kadar tutuklu kaldı ve serbest bırakıldı.Etter krigen satt han i krigsfangenskap fram til 1947, da han ble løslatt.
Çoğu kendi eski askerleri olan tutukluları serbest bıraktı.En del fanger hevnet seg på sin tidligere fangevokter.
Tutukluluğu yaklaşık 2 ay boyunca sürdü.Redningsaksjonen varte i ca. to måneder.
11 ay tutuklu kalan askerler 23 Aralık 1968 günü Güney Kore’ye teslim edilecektir.11 bulan tetap dalam penahanan, para prajurit akan dikirim ke Korea Selatan pada tanggal 23 Desember 1968.
Mananar'da 146 tutuklu öldü.Sejumlah 146 tawanan meninggal di Manzanar.
Tutuklular Çemberi (Doré'den), 1890.Putaran Para Tahanan (berdasarkan karya Doré), 1890.
Mart 1997'de, Sankoh ev hapsinde tutuklu olaak kaldı ama daha sonra Nijerya'ya kaçtı.Pada Maret 1997, Sankoh melarikan diri ke Nigeria, dan di situ ia ditahan di rumah dan lalu dipenjara.
9 ay tutuklu kaldı.Ia menjalani 9 bulan masa tahanan.
Bu süre içerisinde pek çok hapishaneye tutuklu olarak girmiş ve bu hapishanelerden firar etmeyi başarmıştır.Sampai sekarang banyak yang tertangkap dalam usaha mereka untuk lari dari negara itu.
Kadın tutuklu ve hükümlülerin de ayrı bölümlerde tutulmaları gerekir.Istri-istri mereka juga ditangkap dan ditawan ditempat berpisah.
Bir yıl sonra tutukluyken öldü.Dia kemudian dibunuh di penangkaran sekitar setahun kemudian.
Grubun pek çok üyesi Japon askeri hapishanelerinde tutuklu kalmıştır.Banyak suster ditangkap dan dimasukkan kamp tawanan Jepang.
Bu dönemde 1969-1971 yılları arasında tutuklu kaldı.Pameran-pameran tersebut ia ikuti antara tahun 1969-1971.
Yazılarının çoğunu tutuklu olduğu dönemde yazdı.Kebanyakan bukunya yang paling berpengaruh ditulis saat ia mendekam di penjara.
Tutukluların çoğu Çek Yahudisiydi.Kebanyakan penduduknya adalah keturunan Yahudi.
1942 yılı sonu itibarıyla Ravensbrück'de tutuklu nüfusu yaklaşık 10,000'e ulaşmıştı.Pada Juli 1942, tawanan di kamp Manzanar sudah hampir berjumlah 10.000 orang.
Hüküm açıklanana dek tutuklu geçirilen süre hesaplamaya dahil değildir.Sở dĩ xưa nay không dám cho vua xem sử chính là vì thế."
1942 yılı sonu itibarıyla Ravensbrück'de tutuklu nüfusu yaklaşık 10,000'e ulaşmıştı.Vào cuối năm 1942, số lượng tù nhân trong Ravensbruck đã tăng lên khoảng 10.000 người.
Ancak el-Hezlul hala diğer aktivistlerle birlikte tutuklu bulunmakta.Tuy nhiên, al-Hathoul vẫn bị giam tù cùng với các nhà hoạt động khác.
Blackwell Adası (Blackwell's Island) cezaevinde bir yıl tutuklu kaldı.Bà bị tuyên một năm ở trại lao cải trên đảo Blackwell.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Ước tính có gần nửa bạn tù dùng chung dụng cụ xăm không vô trùng.
"Albay Dursun Çiçek 18 saat tutuklu kaldı".“Phạt Trần Huỳnh Duy Thức 16 năm tù”.
Vilnius’un alınmasından sonra tutuklanan Krzyżanowski 1947 yılına kadar tutuklu kalır.Aleksander Krzyżanowski bị giam tại Liên Xô đến tháng 10 năm 1947 thì bị trục xuất về Ba Lan.
Cezaevleri tutuklu gazetecilerle doluydu.Chúng tôi hành quân cho bị bắt giữ các nhà báo.
Hüsamettin Cindoruk burada 4 ay tutuklu kaldı.Hành vi đó khiến anh bị treo giò đến bốn tháng.
İki yıl tutuklu kaldı.Ông ta đã ở tù hai năm.
Davanın tek kadın tutuklusuydu.裁判の中で唯一の女性被告であった。
Siyasi tutuklular serbest bırakıldı.政治犯は釈放する。
Florestan içecek bir damla su ister ve Rocco Leonore'ye tutukluya bir bardak su vermesini emreder.フロレスタンは一滴でいいから飲み物が欲しいと乞い、ロッコはレオノーレに飲み物をやるように言う。
Tutukluluk halindeyken şiirler yazdı.収監中は詩を書いて過ごした。
1912 yılında Odessa'yı ziyaret sırasında tutuklandı ve 10 ay Sibirya'da tutuklu kaldı.1912年、ヨッフェはオデッサ訪問中に逮捕され、10ヶ月間の投獄の後、シベリアに追放された。
Zindand tutuklular ve kasaba halkı adalet günü ve saatinin geldiği için şarkıya başlarlar.囚人たちと町の人々が、正義の訪れた日時の歌を歌う。
Türk askerleri 22 Mart'ta kadar tutuklu kalmışlardır.ソ連船は4月22日まで拘留された。
Zindancıbaşı Yusuf'tan hoşnut kaldı ve onu diğer tutukluların başı yaptı.しかし、ヨセフはそこの監獄の長に気に入られ、その監獄の管理人となった。
Hüküm açıklanana dek tutuklu geçirilen süre hesaplamaya dahil değildir.ただし量刑不当で再審が認められたことは今までにない。
Ancak birçok cezaevinde tutuklu ve hükümlüler bir arada barındırılmaktadır.阿部定を含む多数の囚人が恩赦を受ける。
1972 yılında siyasi tutuklu olarak 2,5 yıl ceza evinde kaldı.1976年、政治犯として2年間投獄される。
Grubun pek çok üyesi Japon askeri hapishanelerinde tutuklu kalmıştır.多くの男性は北軍の捕虜収容所に抑留された。
İki yıl tutuklu kaldı.2か月投獄された。
Tutuklular gizlice Almanya'ya taşınmış ve iz bırakmadan kaybolmuşlardı.収監者はドイツへ密かに連行され、まるで夜霧のごとく跡形も無く消え去った。
Güvenlik kuvvetleri ateş açtı; 4 tutuklu öldü.治安部隊が発砲し6人が死亡した。
Bir gün sonra, özgür siyasi tutuklular için başka bir protesto daha düzenledi.これ以後、自由民主党に対する対決姿勢が強まった。
Diğer tutuklular ise ifade vermeyi reddederek susmayı tercih ettiler.しかし、他のすべての保護国は拒絶するか不審視した。
Fakat Muğlalı’nın emriyle yeniden tutuklandılar, 33 kişi tutukludur...警官隊と衝突し、33人が逮捕。
Siyasi görüşleri nedeniyle tutuklandı; 1933-1936 arasında tutuklu kaldı.1933年から1936年まで政治犯として収監されている。
1980 yılında, yedi tutuklu 53 gün sonra sona eren ilk açlık grevine katıldı.1980年,七名囚犯参与了持续53天的第一次绝食抗议。
9 ay tutuklu kaldı.他被监禁了九个月。
Temmuz 1976’da kısmi siyasi af ilan etti ve 400 tutukluyu salıverdi.1976年7月,他宣布赦免400名政治犯。
11 yıldır tutuklu olduğu için cezası 19 yıla düşürülmüştür.他的刑期减少到19年是因为他已经入狱11年。
Sovyet dönemine kadar ulaşan şnfaz edilmiş tutukluların toplu mezarları açığa çıkarılmıştır.已挖出的被处死的犯人的万人坑追溯到苏联时期。
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.一般推測將近半數的囚犯共同使用未經消毒的刺青設備。
İki yıl tutuklu kaldığı davadan beraat ederek çıktı.2年前誘拐事件的重要證人。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tutuklu ile cümle - Sayfa 10 - tutuklu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App