Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklanma ile cümle

tutuklanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yüzden Matteo ve arkadaşları kiliseden ayrılıp, tutuklanmaktan kaçmak için saklanmışlardır.Luther i njegove pristalice bili su sada isključeni iz crkve i stavljeni pod prokletstvo.
Müdür Norton tutuklanmamak için intihar ediyor.Norton spáchal samovraždu skôr, než ho stihli zatknúť.
Bunun üzerine Justinianos Papa'nın tutuklanması emrini verdi.Preto chcel Justinián získať na svoju stranu pápeža.
Film bir rock şarkıcısının tutuklanmasını konu almaktadır.Film sa zaoberá tým, ako prežíva cestovanie rockový hudobník.
Tony Yayo'nun tutuklanmadan önce grupla birlikte kaydettiği iki şarkı albümde yer aldı.Tony Yayo je za album prispeval samo dve pesmi, kateri je posnel še preden je bil aretiran.
Zürih'e kaçarak muhtemel bir tutuklanmadan kurtuldu.Burroughs je zbežal v Mehiko, da bi pobegnil pred verjetno aretacijo.
Tutuklanmasına karar verilen işçiler toplu halde Devrimci Yol davasına dahil edildi.Ljudem, ki so bili vpleteni v revolucionarnih skupinah, je bilo sojeno.
Müdür Norton tutuklanmamak için intihar ediyor.J. Aleksonis, nenorėdamas pasiduoti į nelaisvę, nusišovė.
Davada, 7 sanığın tutuklanmasına neden olan ihbar asılsız çıkmıştır.Vienas iš 7 advokatų, be atlyginimo gynusių kaltinamuosius Kražių byloje.
Film bir rock şarkıcısının tutuklanmasını konu almaktadır.Šis straipsnis – apie roko dainininką.
Mussolini'nin tutuklanmasından sonra serbest bırakıldı.Pärast eemaldamist arreteeriti Mussolini kohe.
Bu başarı Müslüman Kardeşler'in yüzlerce üyesinin tutuklanmasına rağmen gerçekleşmişti.Ühtlasi väljastati korraldused Muslimi Vennaskonna 300 juhtiva liikme vahistamiseks.
Çünkü kimse borçlarından dolayı tutuklanmamaktadır.Kedagi ei tohi tema puuduste tõttu kahjustada.
Tutuklanmasından sonra Heinrici 19 Mayıs 1948 tarihinde serbest bırakıldı.Pärast anšlussi vabastati ta 20. mail 1938 ametist.
Bu iflas ve tutuklanma anlamına gelmektedir.Vastupidine kinnitus tähendanuks vangistust ja surma.
1944'te askeri liderlik, bu kişilerin tutuklanmalarından çok hastaneye zorla sevkedilmelerini emretti.1944 anti ametlikult luba poiste relvastamiseks vastavalt olukorrale.
Müdür Norton tutuklanmamak için intihar ediyor.Hollywoodi režissöör Tony Scott tegi enesetapu.
Tutuklanması sırasında iddiaya göre kelepçeli olarak direndi.Asehaldurina oli ta süüdistuste eest kaitstud.
Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor. Bu nedenle de görev iptal edilecek.De ha a kormány nem hiszi, hogy az embereket érdekli Kony elfogása, a küldetést törlik.
Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.Dar guvernul nu cred oamenii pasă cu arestarea Kony
Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.Dat hebben ze gedaan
Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.Mas se o governo não acredita que o povo se importa com a prisão de Kony
Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.Nhưng nó chính phủ không tin về chống Kony người, chăm sóc
Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.Tapi pemerintah tidak percaya bahwa orang yang peduli menangkap Kony
Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.Ако правителството, обаче, не вярва, че хората искат Кони да бъде арестуван
Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.אבל אם הממשלה לא מאמינה שלאנשים איכפת מלעצור את קוני
Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.ولكن إذا شعرت الحكومة أن الناس غير مهتمين بالقبض على كوني المهمة ستلغى
Bazen polis tarafından durduruluyor, tutuklanmamak için onlara rüşvet vermek zorunda kalıyor.A veces lo detiene la policía y tiene que sobornar a los agentes para que no lo arresten.
Bazen polis tarafından durduruluyor, tutuklanmamak için onlara rüşvet vermek zorunda kalıyor.Il est fréquemment intercepté par des policiers qu'il doit payer pour éviter d'être arrêté.
Bazen polis tarafından durduruluyor, tutuklanmamak için onlara rüşvet vermek zorunda kalıyor.Он часто сталкивается с полицией, которой ему приходится давать взятки, чтобы избежать ареста.
Bunu zaten yaptılar. Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.Atentamente, Barack Obama
Bunu zaten yaptılar. Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.Zrobili to, ale rząd nie wierzy, że ludzie dbają o to, by Kony został aresztowany,
Donduran Simyacı'nın tutuklanması hakkında... ...müthiş bir emir çıkartmışsın, ha?Menuda misión te han encomendado: capturar al Alquimista de Hielo.
Donduran Simyacı'nın tutuklanması hakkında... ...müthiş bir emir çıkartmışsın, ha?Niezłe zadanie dostałeś, ująć Mroźnego Alchemika?
Donduran Simyacı'nın tutuklanması hakkında... ...müthiş bir emir çıkartmışsın, ha?On aikamoinen tehtävä- -pidättää Jääalkemisti.
Donduran Simyacı'nın tutuklanması hakkında... ...müthiş bir emir çıkartmışsın, ha?Que raio de ordem a tua, a de prender o Alquimista Gélido!
Donduran Simyacı'nın tutuklanması hakkında... ...müthiş bir emir çıkartmışsın, ha?Sikke en ordre, du gav. At fange Freezing Alchemist.
Donduran Simyacı'nın tutuklanması hakkında... ...müthiş bir emir çıkartmışsın, ha?Ti sei assunto un bell'incarico, nell'acciuffare l'Alchimista di Ghiaccio, eh?
Donduran Simyacı'nın tutuklanması hakkında... ...müthiş bir emir çıkartmışsın, ha?Vilken order du gav. Att fånga Freezing Alchemist...
Donduran Simyacı'nın tutuklanması hakkında... ...müthiş bir emir çıkartmışsın, ha?Ну и приказ ты отдал - арестовать Морозящего Алхимика!
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Als de agent eerlijk is, krijg je een enorme boete, een arrestatie wegens omkoperij.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Daca ofiterul e cinstit, pedeapsa e imensa, fiindca vei fi arestat pentru dare de spaga.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Elég kemény helyzet tehát.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.만약 그 경찰이 정직하다면, 당신은 뇌물혐의로 큰 처벌을 받습니다.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Nếu anh ta liêm khiết thì bạn sẽ lãnh một khoản phạt lớn vì tội hối lộ.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Przy uczciwym czeka nas aresztowanie za próbę przekupstwa.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Se invece è onesto, hai l'enorme punizione di essere arrestato per corruzione.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Si el policía es honesto, consigues un gran castigo: te arrestan por soborno.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Si le policier est honnête, vous obtenez la grosse sanction d'être arrêté pour corruption.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Wenn der Polizist ehrlich ist, bekommen Sie eine große Strafe, denn Sie werden wegen Bestechung verhaftet.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Στην περίπτωση, όμως, που ο αστυφύλακας είναι έντιμος, τιμωρείστε αυστηρά με σύλληψη για απόπειρα δωροδοκίας.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Ако полицаят е честен, получавате огромното наказание да бъдете арестуван за подкупване.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Если полицейский окажется честным, вы получите суровое наказание в виде задержания за взятку.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Якщо офіцер порядний, ви отримаєте величезне покарання у вигляді арешту за хабар.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.אם השוטר ישר, תפסידו מחיר כבד של מעצר בגין שוחד.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.وإذا كان رجل الشرطة نزيه، فستحصل على عقوبة صارمة لكونك أُقِفت في مسألة رشوة.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.大きな罰則を受ける これは 何とも悩ましい状況です
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...2004 októberében a bolíviai kongresszus elfogató parancsot adott ki ellene véres mészárlással vádolva meg.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...Em Outubro de 2004, o Congresso da Bolívia ordenou a sua detenção. Sob a acusação de genocídio.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...En octubre de 2004, el Congreso de Bolivia decretó su arresto acusándolo de masacres sangrientas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod