Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklanma ile cümle

tutuklanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tutuklanmalardan kaçmak için 1912 -1913 yıllarında Paris’de yaşamıştır.V letech 1912–13 pobýval v Paříži.
Mahkeme 21 şüphelinin tekrar tutuklanmasına karar verdi.Stěžovatel vzal dále věc 12.
Tutuklanmasından sonra Sierra Leone'da büyük kutlamalar yapıldı.Po osvobození vypukly v Británii ohromné oslavy.
Bu, Seo’nun tutuklanmasına ve ailesinin dağılmasına neden olur.Aceasta conduce la arestarea lui Seo și la împrăștierea familiei acestuia.
Tutuklanmalarından sonra bunu, bir grubun açlık grevi takip etti.A murit ca urmare a unei greve a foamei în închisoare.
Gazetenin kapatılması ve Aksoy’un tutuklanması göze alınmıştır.După evitarea pericolului și arestarea lui Ə.
3 Bolşevik delege tutuklanma kararı nedeniyle oy vermeye katılamamıştır.Ceilalți membri ai tribului nu puteau vota pentru eliminarea acestuia.
Mussolini'nin tutuklanmasından sonra serbest bırakıldı.După demitere, Mussolini a fost imediat arestat.
Gazete sahibinin tutuklanması üzerine Ankara’ya kaçtı.A deținut o editură în Ankara care i-a fost închisă în momentul arestării sale.
Tony Yayo'nun tutuklanmadan önce grupla birlikte kaydettiği iki şarkı albümde yer aldı.Totuși, Tony Yayo, care era arestat atunci, a avut doar 2 apariții pe album.
Fakat yazarın bu ilgisi ilerleyen dönemlerde tutuklanması ile yarım kaldı.Ebbe a 6 évbe beleszámít a korábban előzetes letartóztatásban eltöltött idő.
1994 yılında tutuklanmamak için yurtdışına çıktı.1994-ben külföldre szerződött.
Lenin'in tutuklanması ve verdiği kurtuluş mücadelesi filmin ana konusunu oluşturmaktadır.Az ő legyőzése és visszaváltoztatása valódi önmagává a film fő konfliktusa.
Tutuklanmasına karar verilen işçiler toplu halde Devrimci Yol davasına dahil edildi.A fogságba vetett gyanúsakat azután a Forradalmi Törvényszék elé állították.
Fakat hayatında bir dönüm noktası olan tutuklanması 1917 gerçekleşti.A Vágsellye és Járása című közéleti hetilapot 1913-ban alapították.
Belediye Başkanı Ninetta'nın gümüs kaşık hırsızlığı ile yargılanması için tutuklanmasına emir verir.A polgármester lopással vádolja Ninettát és bebörtönözteti.
Stossel onların tutuklanmasını istemektedir.Detektív le akarja tartóztatni őket.
Neredeyse bir yıl boyunca tutuklanmadı.Őt egy évre eltiltották.
Ailesi tarafından Steve olarak bilinen Maria Ritter: "En büyük korkum tutuklanmaktı.Maria (Steve) Ritter muisti, että ”Suurin pelkoni oli joutua pidätetyksi.
Mussolini'nin tutuklanmasından sonra serbest bırakıldı.Tämän jälkeen Mussolini pidätettiin.
Bu başarı Müslüman Kardeşler'in yüzlerce üyesinin tutuklanmasına rağmen gerçekleşmişti.Mursin lisäksi tapahtumista tuomittiin kuolemaan 105 muuta muslimiveljeskunnan jäsentä.
İsaakios, hapsedilmiştir ancak Margaret'ın da tutuklanıp tutuklanmadığı belli değildir.Ο Ισαάκιος φυλακίστηκε, αλλά δεν είναι σαφές εάν φυλακίστηκε και η Μαργαρίτα.
Nihai bir tutuklanma şüphesine karşı yardımcıları ve iki Macar çavuş ile ön kapıdan kaçtı.Πίσω μου ακολουθούσαν ο κρατούμενος και οι δύο αρχιφύλακες.
795: Şiilerin isyanlarını önlemek amacıyla, günün Şii imamı Musa el-Kazım'ın tutuklanması.795: Προς αποφυγή εξεγέρσεων φυλακίζει τον σιίτη Ιμάμη.
Halife Emin sonunda Ali Bin Hüseyin'in yakalanıp tutuklanmasına emir verdi.Εντέλει ο Σάλεχ διέταξε τη σύλληψη και ενδεχόμενη εκτέλεση των Μπαγινγκάνα και Μπουνιενγιέζι.
Mussolini'nin tutuklanmasından sonra serbest bırakıldı.Da han forlod paladset blev Mussolini arresteret.
Bu protestolar onun 1931 yılında tutuklanmasına yol açtı.Hans aktiviteter medførte, at han blev fængslet i 1924.
Ancak tutuklanmasından iki gün sonra, daha mahkemeye çıkarılamadan Jack Ruby tarafından vurularak öldürüldü.Inden Oswald nåede at komme for retten, blev han to dage efter sin arrest skudt af natklubejeren Jack Ruby.
Neredeyse bir yıl boyunca tutuklanmadı.Han ble utestengt i et år.
Bu protestolar onun 1931 yılında tutuklanmasına yol açtı.Denne virksomheten førte til at hun ble arrestert i desember 1941.
Bahçede Izdırap, İsa'nın Son Yemek ile tutuklanması arasındaki zamanda yaşadığı olaylara verilen isimdir.Maleriet beskriver Jesu siste timer før han blir tatt til fange.
Bu aynı, barışçı lider kendisinin ve halkının tutuklanmasına karşı direniş göstermedi.Pemimpin yang penuh damai ini pula membiarkan dirinya dan rakyatnya ditahan tanpa perlawanan.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Kamo memberitahu Lenin perihal penangkapannya dan bagaimana ia pura-pura gila saat di penjara.
Ali el-Ureyd, 1981'den 1990 yılında tutuklanmasından kadar Nahda Hareketi sözcüsü oldu.Laarayedh adalah juru bicara Gerakan Ennahda dari tahun 1981 hingga ia ditangkap pada 1990.
Mahkeme 21 şüphelinin tekrar tutuklanmasına karar verdi.Pasukan keamanan juga menangkap 25 tersangka pemberontak lainnya.
Gazetenin kapatılması ve Aksoy’un tutuklanması göze alınmıştır.Nhật Bản đóng cửa tờ báo và Yuh bị bắt vì hành động này.
1841'de Hugo bir hayat kadınını saldırı için tutuklanmaktan kurtardı.Năm 1843, vợ ông Khiêm bị một viên chánh tổng hại chết vì chiếm đoạt bà không được.
Kamo'nun tutuklanmasından sonra Lenin tutuklanmaktan korktu ve eşiyle birlikte Finlandiya'dan ayrıldı.カモが逮捕された事を聞いたレーニンは、自分も逮捕されることを恐れ、妻を連れてフィンランドを脱出した。
Paralı asker oldukları şüphesiyle tutuklanmaktan son anda kurtulabildiler.協和国兵に捕らえられそうになったところを慎吾に助けられた。
Șakayı yapanların tutuklanmasına rağmen okulların ön kapısında polis bir ay boyunca nöbet tuttu.組織の命令で学園都市に潜入した際は1ヶ月間、上条を監視。
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.レーニンには、逮捕された事、牢獄で狂気のふりをしたときの事を話している。
Bu tutuklanmanın ilki New Haven da bir konserde gerçekleşmiştir.神宮球場でコンサートが行われたのもこれが初。
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.卡莫告诉列宁他被逮捕以及在监狱里装疯卖傻的事情。
1841'de Hugo bir hayat kadınını saldırı için tutuklanmaktan kurtardı.1841年,雨果帮助了一名妓女脱离了指控。
Kamo'nun tutuklanmasından sonra Lenin tutuklanmaktan korktu ve eşiyle birlikte Finlandiya'dan ayrıldı.听到卡莫被捕的消息后,列宁担心自己也可能会被逮捕,连忙与妻子离开芬兰。
Bu iflas ve tutuklanma anlamına gelmektedir.這是因伐林及被捕獵所致。
Gazete sahibinin tutuklanması üzerine Ankara’ya kaçtı.播報安西遭到逮捕的新聞。
Tutuklanmalarından sonra bunu, bir grubun açlık grevi takip etti.该党党员被捕后进行绝食抗议。
Petrus İsa'nın tutuklanmasına karşı koymak istese de İsa bunun önüne geçer.彼得想起耶稣所说的话,就开始大哭。
Ailesi tarafından Steve olarak bilinen Maria Ritter: "En büyük korkum tutuklanmaktı.남겨진 사람들 중의 한 사람인 마리아 리터는, "나의 가장 큰 두려움은 내가 체포되는 것"이라고 했다.
Halkı sakinleştirmek için... onların tutuklanmasına karar verildi."כדי לשמור על שקט האוכלוסייה הוחלט שיש לעצור אותם".
Kamo'nun tutuklanmasından sonra Lenin tutuklanmaktan korktu ve eşiyle birlikte Finlandiya'dan ayrıldı.לאחר ששמע על מעצרו של קאמו חשש לנין כי הוא עלול להיעצר גם כן וברח מפינלנד עם אשתו.
El-Şerif'in tutuklanmasından bir gün sonra, araba kullanmaktan başka bir kadın gözaltına alındı.בעקבות מעצרה של אל-שריף, נעצרה אישה נוספת לאחר שנהגה ברכב, היא שוחררה לאחר שחתמה על הצהרה שלא תנהג שוב.
Stossel onların tutuklanmasını istemektedir.Гестапо иска да бъде арестуван.
Ancak tutuklanmasından iki gün sonra, daha mahkemeye çıkarılamadan Jack Ruby tarafından vurularak öldürüldü.Осуалд е застрелян от Джак Руби само два дни след атентата.
Ailesi tarafından Steve olarak bilinen Maria Ritter: "En büyük korkum tutuklanmaktı.Maria Ritter, svojoj obitelji poznata kao Steve, prisjeća se: Moj najveći strah bilo je uhićenje.
Müdür Norton tutuklanmamak için intihar ediyor.Odbivši uhićenje, Norton se ubija.
Mussolini'nin tutuklanmasından sonra serbest bırakıldı.Odmah nakon smjenjivanja Mussolini je uhićen.
Tutuklanma olayı Avrupa'da ve Amerika'da geniş yankı buldu.Vijest o otmici snažno je odjeknula u Europi i Americi.
Halkı sakinleştirmek için... onların tutuklanmasına karar verildi."Na robiju je dospio kako bi se umirila javnost."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod