Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklanma ile cümle

tutuklanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...I oktober 2004 beordrade Bolivias kongress hans gripandet och anklagar honom för blodig massaker.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...Nell'Ottobre del 2004 il Congresso Boliviano ordinò il suo arresto con l'accusa di strage.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...Oktobra 2004 je Bolivijski kongres odredil njegovo aretacijo. zaradi obtožb krvavega masakra.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...Pada Oktober 2004 Kongres Bolivia memerintahkan penahanannya atas tuduhan pembantaian berdarah
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...V októbri 2004 nariadil Bolívijský kongres jeho zatknutie a obžaloval ho z krvavého masakru.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...W październiku 2004 Parlament Boliwii wydał nakaz jego aresztowania w związku z masakrą
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...В октябре 2004 Конгресс Боливии выписал ордер на его арест по обвинению в кровавых убийствах
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...באוקטובר 2004, הקונגרס הבוליביאני הורה על מעצרו .באשמת אחריות לטווח הנוראי
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...彼の逮捕を命じました ジョージ·ブッシュは "テロリストをかくまうことを政府は "
Hey, Roy! Donduran Simyacı'nın tutuklanması hakkında... ...müthiş bir emir çıkartmışsın, ha?Ρόι, σου έδωσαν τρομερή αποστολή.
Hiçbir arkadaşının tutuklanmasını istemedi bu yüzden herkese bu sahte 'gönüllü kartı'nı verdi.Anh ta không muốn ai trong số những người bạn bị bắt nên anh ta cung cấp cho họ thẻ tình nguyện giả này.
Hiçbir arkadaşının tutuklanmasını istemedi bu yüzden herkese bu sahte 'gönüllü kartı'nı verdi.Hij wilde niet dat een van zijn vrienden werd gearresteerd. Dus gaf hij iedereen deze nep-vrijwilligerskaart.
Hiçbir arkadaşının tutuklanmasını istemedi bu yüzden herkese bu sahte 'gönüllü kartı'nı verdi.Il ne voulait pas qu'un de ses amis soit arrêté. Donc il a donné à chacun une fausse carte de volontaire.
Hiçbir arkadaşının tutuklanmasını istemedi bu yüzden herkese bu sahte 'gönüllü kartı'nı verdi.그는 그의 친구 누구도 체포되길 원하지 않았습니다. 그래서 그는 모두에게 이 가짜 자원봉사자 카드를 제공했죠.
Hiçbir arkadaşının tutuklanmasını istemedi bu yüzden herkese bu sahte 'gönüllü kartı'nı verdi.No quiso que arrestasen a ninguno de sus amigos, así que les dio a todos esta tarjeta falsa de voluntario.
Hiçbir arkadaşının tutuklanmasını istemedi bu yüzden herkese bu sahte 'gönüllü kartı'nı verdi.Не искал никой от приятелите му да бъде арестуван. Затова дал на всеки по една фалшива карта за доброволци.
Hiçbir arkadaşının tutuklanmasını istemedi bu yüzden herkese bu sahte 'gönüllü kartı'nı verdi.הוא לא רצה שאף אחד מחבריו יעצר. אז הוא סיפק לכולם תעודות מתנדבים מזוייפות.
Hiçbir arkadaşının tutuklanmasını istemedi bu yüzden herkese bu sahte 'gönüllü kartı'nı verdi.لم يرغب لأي من أصدقائه بأن يقبض عليهم ويحجزون لذا زود كل واحد منهم ببطاقة التطوع الزائفة هذه
Hiçbir arkadaşının tutuklanmasını istemedi bu yüzden herkese bu sahte 'gönüllü kartı'nı verdi.皆にこの偽ボランティアカードを配りました (笑い)
Hiçbiri tutuklanmadı.Aucune n'a été arrêtée.
Hiçbiri tutuklanmadı.Ingen blev gripen.
Hiçbiri tutuklanmadı.Keine wurde verhaftet.
Hiçbiri tutuklanmadı.Không ai bị bắt cả.
Hiçbiri tutuklanmadı.Nenhuma foi presa.
Hiçbiri tutuklanmadı.Nessuna fu arrestata.
Hiçbiri tutuklanmadı.Niciuna nu a fost arestată.
Hiçbiri tutuklanmadı.Niemand werd gearresteerd.
Hiçbiri tutuklanmadı.Nikdo nebyl zatčen.
Hiçbiri tutuklanmadı.Nikogo nie aresztowano.
Hiçbiri tutuklanmadı.Ninguna fue arrestada.
Hiçbiri tutuklanmadı.Senkit nem tartóztattak le.
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.아무도 체포되지 않았습니다. 우리는 금기를 깨뜨렸습니다.
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.(Оплески)
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.אף אחת לא נעצרה. שברנו את הטאבו.
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.لم تُعتقل أي منهن. كسرنا حاجز المسكوت عنه.
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.(拍手)
Hiçbiri tutuklanmadı.Tak ada yang ditahan.
Hiçbiri tutuklanmadı.Žiadna nebola zadržaná.
Hiçbiri tutuklanmadı.Καμία δεν συνελήφθη.
Hiçbiri tutuklanmadı.Никого не задержали.
Hiçbiri tutuklanmadı.Нито една не беше арестувана.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Dacă trăiești în Iran, ai de-a face cu cenzură, hărțuire, arest, tortură -- în unele cazuri, execuție.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Ha Iránban élsz, cenzúrával, zaklatással, letartóztatással, kínzással, néha kivégzéssel kell szembenézned.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Jika Anda tinggal di Iran, Anda menghadapi sensor, ancaman, penahanan, siksaan -- pada waktunya, eksekusi.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.여러분이 이란에 살게 되면, 검열, 괴롭힘, 체포, 고문,
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Se estiverem a viver no Irão, enfrentam censura, assédio, prisão, tortura -- por vezes, execução.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Se si vive in Iran, si va incontro a censura, persecuzioni, arresto, tortura -- a volte, a pena di morte.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Wenn man im Iran lebt, begegnet man Zensur, Belästigung, Inhaftierung, Folter - manchmal auch Exekution.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Žijete-li v Íránu, jste vystaveni cenzuře, pronásledování, vězení, mučení -- a někdy popravám.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Αν ζεις στο Ιράν, αντιμετωπίζεις λογοκρισία, παρενοχλήσεις, συλλήψεις, βασανιστήρια -- ενίοτε, εκτέλεση.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Якщо Ви живете в Ірані, Ви зазнаєте цензури, переслідувань, арештів, тортур, часами -страт.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.אם אתם חיים באיראן, אתם ניצבים בפני צנזורה, הטרדה, מעצר, עינויים --
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.إذا كنت تعيش في إيران، انت تواجه الرقابة، والمضايقات، الاعتقال والتعذيب --
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.検閲 嫌がらせ 逮捕 拷問- 時には処刑の 対象となることもあります
Kim tutuklanmalı, kim ile görüşülmeli bilirsiniz.Biết phải bắt giữ ai, thương lượng với ai.
Kim tutuklanmalı, kim ile görüşülmeli bilirsiniz.De vidste hvem der skulle arresteres og hvem der skulle forhandles med.
Kim tutuklanmalı, kim ile görüşülmeli bilirsiniz.Je weet wie je moet arresteren, met wie je moet onderhandelen.
Kim tutuklanmalı, kim ile görüşülmeli bilirsiniz.누구를 체포하고 누구와 협상해야 하는지 알겁니다.
Kim tutuklanmalı, kim ile görüşülmeli bilirsiniz.Man kennt ›die üblichen Verdächtigen‹.
Kim tutuklanmalı, kim ile görüşülmeli bilirsiniz.On sait qui arrêter, avec qui négocier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod