Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklanma ile cümle

tutuklanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ordu Cole’un tutuklanmasını talep etti.Il tenente comunque dichiara in arresto Tim.
Tutuklanmalardan kaçmak için 1912 -1913 yıllarında Paris’de yaşamıştır.Tra il 1912 al 1913 operò in Libia.
Bu aynı, barışçı lider kendisinin ve halkının tutuklanmasına karşı direniş göstermedi.Ultimo rivendica fermamente il merito dell'arresto per sé e i suoi uomini.
Sovyetler zamanında Baptistler tutuklanmamak için ormanda gece vakti vaftiz olmaya mecbur kalıyordu.Во времена СССР баптисты вынуждены были креститься ночью в лесу, чтобы избежать ареста.
Çikatilo, ilk tutuklanmasından sonra 21 kişiyi daha öldürdü.После своего первого задержания Чикатило убил ещё 21 человека.
Kamo'nun tutuklanmasından sonra Lenin tutuklanmaktan korktu ve eşiyle birlikte Finlandiya'dan ayrıldı.Узнав об аресте Камо и опасаясь собственного ареста, Ленин вместе с женой бежал из Финляндии.
El-Şerif'in tutuklanmasından bir gün sonra, araba kullanmaktan başka bir kadın gözaltına alındı.На следующий день после ареста аш-Шариф уже другая женщина была задержана за вождение автомобиля.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Камо рассказывал Ленину о своем задержании и как он симулировал умопомешательство, находясь в тюрьме.
Gazetenin kapatılması ve Aksoy’un tutuklanması göze alınmıştır.Это привело к закрытию журнала и аресту Ээролайнена.
Bu protestolar onun 1931 yılında tutuklanmasına yol açtı.Это послужило поводом для их ареста в 1913 году.
Tutuklanmalardan kaçmak için 1912 -1913 yıllarında Paris’de yaşamıştır.В 1912—1913 годах находился в плену в Сербии.
Lenin'in tutuklanması ve verdiği kurtuluş mücadelesi filmin ana konusunu oluşturmaktadır.Борьба за освобождение Ленина из-под ареста является одной из сюжетных линий этого фильма.
Tutuklanmasını protesto edenlerin yaptığı gösterilerde iki gösterici öldürüldü.В местах заключения совершил два убийства предполагаемых отступников.
Tutuklanmasının ardından 14 Mart 1957'de Cezayir Casbah'ında öldürüldü.Он умер застреленным в Кассе Алжира, 14 марта 1957 после его ареста.
Kamo, Litvinov ve diğerlerinin tutuklanmasından sonra olaydıki Bolşevik ilişkisi açıkça ortaya çıktı.Однако но после ареста Камо, Литвинова и других причастных, большевистское участие стало очевидным.
Kamo'nun tutuklanmasından sonra Lenin tutuklanmaktan korktu ve eşiyle birlikte Finlandiya'dan ayrıldı.بعد سماع خبر القبض على كامو، خشي لينين أن يُقبض عليه هو أيضاً، فهرب من فنلندا مع زوجته.
El-Şerif'in tutuklanmasından bir gün sonra, araba kullanmaktan başka bir kadın gözaltına alındı.وتلى اليوم الذي اعتقلت فيه الشريف، اعتقال سيدة أخرى بسبب قيادتها السيارة.
İnsanlar tutuklanmaya, gözaltına alınmaya, kovuşturulmaya başlandı, davalar birbirini izledi.طُلب منهم ان يقوموا ويجلسوا ثم يقوموا مرة أخرى ثم فتح احدهم النار على اليهود وتبعه البقية.
1960 yılında 27 Mayıs Darbesinde Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın tutuklanma operasyonunda görev aldı.وفى 2 مايو 1966 عين رئيساً للإذاعة وقت النكسة.
Tutuklanmasından sonra Sierra Leone'da büyük kutlamalar yapıldı.أدى اعتقاله إلى احتفالات ضخمة في جميع أنحاء سيراليون.
Çünkü kimse borçlarından dolayı tutuklanmamaktadır.فيما لم يلق القبض على أحد بسبب هذه الجرائم.
Stossel onların tutuklanmasını istemektedir.إلا أن الناصر أمر بالقبض عليه.
Bu iddianın asılsız olduğu anlaşılınca eski eşi Emir Şeyh Hasan tutuklanmayıp bağışlandı.لحسن الحظ، تم تجاهل شهادتها ولم يلق القبض على القس فرانسيس دان.
Ancak tutuklanmasından iki gün sonra, daha mahkemeye çıkarılamadan Jack Ruby tarafından vurularak öldürüldü.واتُهم لي هارفي أوزوالد بارتكاب الجريمة، ولكن لم يُحاكم حيث أطلق جاك روبي عليه النار وقتله قبل محاكمته بيومين.
Gesler, Tell'in hemen tutuklanmasını emreder.Gesler ordena que Tell seja preso.
Çünkü kimse borçlarından dolayı tutuklanmamaktadır.Garante que ninguém pode ser preso devido às suas crenças religiosas.
İsaakios, hapsedilmiştir ancak Margaret'ın da tutuklanıp tutuklanmadığı belli değildir.Isaac foi preso, mas não sabemos se Margarida também foi.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Kamo disse a Lenin sobre sua prisão e como ele simulara insanidade enquanto estava encarcerado.
Halkı sakinleştirmek için... onların tutuklanmasına karar verildi."Para manter a população tranquila... foi decidido que eles dever ser presos."
Bu süreçte KESK bünyesindeki sendikacılarla birlikte tutuklanmaları protesto eden eylemler düzenlendi.Houve problemas de articulação política durante essas sanções perpetradas aos signatários da operação.
Tutuklanmasından sonra Sierra Leone'da büyük kutlamalar yapıldı.Após a inclusão, houve grandes comemorações em Macau.
Aslında bu eylem Rosa Parks'ın tutuklanmasından önce planlanmıştı.O homem chamou então a polícia e mandou prender Rosa Parks.
Neredeyse bir yıl boyunca tutuklanmadı.Foi suspenso por um ano.
Çikatilo, ilk tutuklanmasından sonra 21 kişiyi daha öldürdü.O tufão deixou pelo menos outras 21 desaparecidas.
Oyuncunun tutuklanması dizideki geleceği ile ilgili spekülasyonların yayılmasına sebep oldu.Com isso, as atualizações no site cessaram que estimularam a especulação sobre o futuro do site da comunidade.
Gesler, Tell'in hemen tutuklanmasını emreder.Gessler beveelt dat Tell wordt gearresteerd.
Mussolini'nin tutuklanmasından sonra serbest bırakıldı.Mussolini werd echter bevrijd.
Stossel onların tutuklanmasını istemektedir.De laatste wil hem laten arresteren.
Bunu eşinin ihanetten tutuklanması izledi.Ze werd voor haar verraad door haar barakgenoten kaalgeknipt.
Bütün Los Santos halkı bu dava sonucunda Tenpenny'nin tutuklanmasını istiyorlardı.In Los Santos breken overal rellen uit als blijkt dat Tenpenny, die gearresteerd is, wordt vrijgesproken.
Tutuklanmasını protesto edenlerin yaptığı gösterilerde iki gösterici öldürüldü.Tijdens een demonstratie tegen zijn komst worden twee arrestaties verricht.
Stossel onların tutuklanmasını istemektedir.Znaki, że będę aresztowany.
Ordu Cole’un tutuklanmasını talep etti.De Gaulle domagał się jego aresztowania.
Tutuklanmalardan kaçmak için 1912 -1913 yıllarında Paris’de yaşamıştır.W latach 1912 i 1913 przebywał w Paryżu.
Belki son zamanlarda iki Avusturyalı polis memurunun Ocak 2009'da tutuklanması etkili olmuştu.Wojskowy został uwolniony przez włoską policję w styczniu 1982 roku.
Tony Yayo'nun tutuklanmadan önce grupla birlikte kaydettiği iki şarkı albümde yer aldı.Tony Yayo występuje tylko w dwóch utworach na płycie, które zostały nagrane przed jego aresztowaniem.
Tutuklanmayanlar, Sosyalist Devrimci Parti'nin kurulmasında öncülük etti.Działacze wydaleni z partii założyli Socjalistyczną Partią Jedności.
Fakat hayatında bir dönüm noktası olan tutuklanması 1917 gerçekleşti.Formalne unieważnienie małżeństwa, nastąpiło w 1917 roku.
Neredeyse bir yıl boyunca tutuklanmadı.Han satt av knappt ett år.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Han berättade för Lenin om sin arrestering och tiden av simulerat vansinne i fängelset.
Stossel onların tutuklanmasını istemektedir.Enligt uppgift anhöll han om att bli arresterad.
Gerry Mulligan'ın uyuşturucu yüzünden tutuklanmasıyla, dörtlü de bir yılını tamamlayamadan dağıldı.På grund av Mulligans drogmissbruk överlevde inte kvartetten mer än ett år.
Șakayı yapanların tutuklanmasına rağmen okulların ön kapısında polis bir ay boyunca nöbet tuttu.Efter att skolan lagts ner fick barnen redan från årskurs 1 början i skolan i Bälinge.
Çikatilo, ilk tutuklanmasından sonra 21 kişiyi daha öldürdü.Після першого свого затримання Чикатило вбив ще 21 людину.
El-Şerif'in tutuklanmasından bir gün sonra, araba kullanmaktan başka bir kadın gözaltına alındı.На наступний день після арешту аль-Шаріф вже інша жінка була затримана за водіння автомобіля.
Neredeyse bir yıl boyunca tutuklanmadı.Майже рік його не прописували.
Bir akşam eline tutuşturulan eroin paketleri tutuklanmasına neden olur.Одного разу вночі злодій краде у нього валізу.
Bu sefer tutuklanma sebebi dağıttığı doğum kontrolü hakkında bilgilendirici dokümanlardı.Це твердження ґрунтується на даті, зазначеній у її свідоцтві про народження.
Müdür Norton tutuklanmamak için intihar ediyor.Norton spáchal sebevraždu dříve, než stihl být zatčen.
Tutuklanmasını protesto edenlerin yaptığı gösterilerde iki gösterici öldürüldü.Zadrženi byli také dva organizátoři demonstrací.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod