Onlar onları tutuklamak için gönderilen askerlere saldırdılar.They attacked soldiers who were sent to arrest them.
Tom polislerin onu tutuklamak isteyebileceğinden korkuyordu.Tom was afraid that the police might want to arrest him.
Seni tutuklamak için burada değiliz.We are not here to arrest you.
Seni tutuklamak için burada değilim.I'm not here to arrest you.
Polis, seni tutuklamak için burada değil.The police are not here to arrest you.
Tom'u tutuklamak zorunda kaldım.I had to arrest Tom.
Dünyada yapmak istediğim son şey Tom'u tutuklamak.The last thing in the world I want to do is arrest Tom.
Onları tutuklamak zorunda kaldım.I had to arrest them.
Onu tutuklamak zorundaydım.I had to arrest him.
Onu tutuklamak zorunda kaldım.I had to arrest her.
Sami, tutuklamaktan kurtulmak için Mısır'a kaçtı.Sami fled to Egypt to avoid arrest.
Tom kendisini tutuklamak isteyen polise direndi.Tom tried to resist arrest.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.In particular, they are not allowed to arrest people and do not carry weapons.
Sam ve Maya Raimes', genç kızları kaçırıp öldürmekten dolayı tutuklamak istiyorlardı.Sam and Maya are hunting down Raimes for kidnapping and murdering young women.
Gerçek Frank Abagnale ise filmdeki karakterini tutuklamak için Fransız polisi rolünü oynadı.The real Frank Abagnale appears in a cameo as a French police officer arresting his character.
Onun temel amacı Rex Fury tutuklamak.It also outlines how Chase managed to arrest Rex Fury.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.The intelligence agencies wanted to arrest people.
Sen...aslında amacın Tseng'i tutuklamak değilYou...don't really mean to arrest Tseng
Onu tutuklamak .--I will apprehend him.--
Kötü Condemned, ben seni tutuklamak;Condemned villain, I do apprehend thee;
Ve burada bir suçlu seni tutuklamak.And apprehend thee for a felon here.
Kony'i tutuklamak ve LRA'yı durdurmak için Merkezi Afrika'ya gönderildi.To assist the Ugandan army in arresting Kony and stopping the LRA
Eğer beni tutuklamak istersen de sana engel olmam.If you want to arrest me, go ahead
Burada da senin adını anan herkesi tutuklamak için başkâhinlerden yetki almıştır.››Here he has authority from the chief priests to bind all who call on your name."
O dedi ki: "Eşyamızı yanında bulduğumuzdan başkasını tutuklamaktan Allah korusun.He said: "Allah forbid, that we should take anyone but him with whom we found our property.
İnsan Hakları Bakanı: Sırbistan Mladiç'i Tutuklamak İstiyorHuman Rights Minister Says Serbia Willing to Arrest Mladic
Sırp partisinden Mladiç'i tutuklamak için kararlı eylem çağrısıSerbian party urges determined action to arrest Mladic
Sir Richard Edgcumbe ve Sir William Tyler, Kral tarafından Lovell'i tutuklamak için atandı.Sir Richard Edgcumbe and Sir William Tyler were appointed by the King to apprehend Lovell.
Öfkeyle, Pentheus Bakkhos'u tutuklamak için koşar.In a rage, Pentheus ran to deal with Bacchus himself.
İlk görevi, 29/30 Ocak 1919'da İttihat ve Terakki'nin otuz kadar eski üyesini tutuklamaktı.His first task was to arrest some thirty former members of the CUP on 29/30 January 1919.
Leon Sedov Tugayı, Şebbiha komutanını korumasızken tutuklamak için harekete geçti.The Leon Sedov Brigade proceeded to arrest the Shabiha commander when he was unprotected.
Tom polislerin onu tutuklamak isteyebileceğinden korkuyordu.Tom hat Angst davor, dass die Polizei ihn verhaften möchte.
Onun temel amacı Rex Fury tutuklamak.Er ist Polizist und hat den Schwerverbrecher Rex Fury hinter Gitter gebracht.
Beni tutuklamak için mi buradasınız?Êtes-vous ici pour m'arrêter ?
Robin'i tutuklamak için kullandı.Robin avait pour mission de l'éliminer.
Onun temel amacı Rex Fury tutuklamak.Il suo obiettivo principale è quello di arrestare Rex Fury.
İkinci Subay, Antonio'u tutuklamak için gönderilen ikinci subay.Командиром II бригадыбыл назначен монархист полковник Антониу.
Lizzie belgeyi imzalamamakta direnince, onu hayat kadını olmak suçundan tutuklamakla tehdit ederler.بينما تُقاوم ليزى لعدم التوقيع يهددوا في نفس اللحظة بالقبض عليها كونها عاهرة .
Anakin bunu Mace Windu'ya bildirir ve Jedi Konsey'i Palpatine'i tutuklamak ister.Anakin acaba fazendo-o e ajudando Palpatine a matar o mestre Jedi, Mace Windu.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Geralmente, os cidadãos privados não estão autorizados a possuir armas.
Onun temel amacı Rex Fury tutuklamak.Hun volgende opdracht is het arresteren van Jack de reus.
Ekipler onları tutuklamak için kuyumcuya girer.Ze beveelt de troopers om hun Jedi aanvoerders om te brengen.
Robin'i tutuklamak için kullandı.Han ber Robin om råd.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Det är i regel förbjudet för privatpersoner att inneha vapen.
Askerler Manon'u tutuklamak için gelirler.Polisen kommer och griper Moreno.
Anakin bunu Mace Windu'ya bildirir ve Jedi Konsey'i Palpatine'i tutuklamak ister.Anakin se duce la Consiliul jedi și spune ce a aflat despre Palpatine.
Tosca'yı tutuklamak için yanına gelmeye başlar.Beszélgetésüket Tosca érkezése szakítja meg.
Polis onu durdurdu ve sorguladı, tutuklamak için ise bir nedeni yoktu.A rendőr megállította Csikatilót és elkérte a papírjait, de nem talált rá semmi okot, hogy feltartóztassa.
Askerler Manon'u tutuklamak için gelirler.Santarmit saapuvat Geronten kanssa, ja Manon pidätetään.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Secara khusus, mereka tidak diperbolehkan untuk menangkap orang-orang dan tidak membawa senjata.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Đặc biệt, họ không được phép bắt người và không mang vũ khí.
Robin'i tutuklamak için kullandı.ロビンを捕まえようと付け狙う。
Robin'i tutuklamak için kullandı.경찰이 도착했고 그들은 로버트를 체포했다.
Lizzie belgeyi imzalamamakta direnince, onu hayat kadını olmak suçundan tutuklamakla tehdit ederler.כשסילביה מסרבת, הוא מאיים לאנוס אותה.
Askerler Manon'u tutuklamak için gelirler.Появяват се дори призиви сред матросите за арестуването на Ленин.
Askerler Manon'u tutuklamak için gelirler.Vojaci prichádzajú Manon zatknúť.
Tosca'yı tutuklamak için yanına gelmeye başlar.Jozef Tiso chcel, aby ho odsúdili.
Gerçek Frank Abagnale ise filmdeki karakterini tutuklamak için Fransız polisi rolünü oynadı.Zelo znana je zgodba, da je Franku Sinatri pri pridobitvi vloge v filmu pomagala mafija.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Taip pat jam uždrausta įsigyti ir laikyti ginklą.
Burada da senin adını anan herkesi tutuklamak için başkâhinlerden yetki almıştır.››A i zdeť má moc od předních kněží, aby jímal všecky, kteříž vzývají jméno tvé.