Ana içeriğe geç
Sözlük

tutukla ile cümle

tutukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
1936’da tutuklandı.Заарештований 1936.
Alman sınırında ayrımcılıkla hizmet etmeye devam ederken 1795'te tutuklanıp cezaevine girdi.За участь у республіканському заколоті 1795 був ув'язнений.
Bunun üzerine Avusturya'ya kaçan İpsilanti orada tutuklandı.Перебрався до Австрії, де був заарештований австрійським урядом.
Troçki ve pek çok Bolşevik tutuklandı.Мосаддик і ряд міністрів були арештовані.
Temmuz 1944'te Hitler'e düzenlenen başarısız suikastten 1 gün sonra Oster tutuklandı.Наступного дня після невдалого замаху на Гітлера 20 липня 1944 Остера було заарештовано.
1897 yılında devrimci faaliyetleri nedeniyle tutuklanarak Trablusgarp'a sürüldü.В 1897 заарештований у Варшаві за революційну діяльність.
17 Şubat 1937 tarihinde tutuklandı.17 жовтня 1937 року заарештований.
Soruşturma sonucunda ilave tutuklamalar gerçekleşti.Над апсидами було видно рештки склепіння.
Mithat Paşayı tutuklatmak görevi de bunların arasındadır.Між ними слід перемикатися клавішею Tab.
Bir akşam eline tutuşturulan eroin paketleri tutuklanmasına neden olur.Одного разу вночі злодій краде у нього валізу.
Bu sefer tutuklanma sebebi dağıttığı doğum kontrolü hakkında bilgilendirici dokümanlardı.Це твердження ґрунтується на даті, зазначеній у її свідоцтві про народження.
Ayrıca Loras Tyrell'i de homoseksüellikten tutuklarlar.Відомо також, що Константінос Кавафіс був гомосексуалом.
Tutuklananlar göstermelik bir duruşmada yargılandı ve 14'ü suçlu bulundu.Суд визнав його винним у викраданні і вбивстві 14 осіб.
1946'da tutuklandı ve bir yıl sonra serbest bırakıldı.Був заарештований 1936, а за рік — розстріляний.
Kadın bu bildiriden önceki gün tutuklandı.Звістку їй принесли якраз у переддень шлюбу.
Üç kez tutuklandı, iki kez mahkûm oldu ve iki yıl cezaevinde yattı.Двічі був заарештовуваний, провів у в'язниці 2 роки і 10 місяців.
Ayaklanmadan tutuklanan herkes vurulacaktır." dedi.Кожен, хто порушить комендантську годину, буде розстріляний».
İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra Çekoslovakya yetkilileri tarafından tutuklandı.Після закінчення Другої світової війни жив у Чехословаччині.
Hiç tutuklandın mı?Тебе коли-небудь заарештовували?
Polis Tom'u tutukladı.Поліція заарештувала Тома.
Polis onları tutukladı.Поліція їх заарештувала.
Onları tutukladın mı?Ти їх заарештував?
Onları tutukladınız mı?Ви їх заарештували?
Hunter ve Brest tutuklandı.Hunter a Brest byli zatčeni.
Kadınların üç tane kadınsı giysi giymeleri gerekiyordu, ve eğer bu giysileri giymedilerse tutuklanırlardı.Ženy musely mít na sobě tři kusy ženského oblečení a když je neměly, byly zatčené.
8 Mayıs 1947 tarihinde Kamu Güvenlik Bakanlığı tarafından tutuklandı.Dne 8. května 1947 byl zatčen ministerstvem veřejné bezpečnosti.
Genellikle barların personeli ve yönetimi de tutuklanırdı.Zaměstnanci a management byl obvykle také zatčen.
1973'te kokain satıp dağıtmak suçlaması ile tutuklandı.Roku 1973 byl zatčen pro prodej kokainu.
Temmuz ayında tutuklandı ve NKVD troykası tarafından yargılandı.V červenci byl zatčen a souzen NKVD trojkou.
Tutuklama işlemi ertesi sabah gerçekleştirildi.Rozsudek má být vykonán následující ráno.
Savaşın bitiminde Liebehenschel, ABD Ordusu tarafından tutuklanmış ve Polonya'ya iade edilmiştir.Po válce byl Liebehenschel uvězněn americkou armádou a následně vydán do Polska.
İlk önce tutuklandılar ama daha sonra yaşama izni aldılar.Zpočátku byli uvězněni, později jim byly povoleny vycházky.
Jesse tutuklandı.Tracy byl zatčen.
Gramsci, milletvekili dokunulmazlığına rağmen tutuklandı ve ünlü Roma hapishanesi Regina Coeli'ye götürüldü.I přes parlamentní imunitu byl Gramsci zatčen a uvězněn v známé římské věznici Regina Coeli.
Tutuklanıp öldürülenlerin tam sayısı halen bilinmemektedir.Přesný počet zadržovaných a zavražděných je neznámé.
Operasyon yapıldı ve Musaddık 19 Ağustos 1953’te tutuklandı.Mosaddek se vzdal a byl zatčen 19. srpna 1953.
Çok geniş tutuklamalar ve yargılamalar yapıldı.Následovalo rozsáhlé vyšetřování a zatýkání.
Başkan yardımcısı ve Slattery tutuklanır.Viceprezident a Slattery jsou zadrženi a posláni do vězení.
Buradan 1942'de tutuklandı ve öldü.V roce 1942 byl zatčen a popraven.
Kasım 1897’de bu örgütün bir toplantısında tutuklandı ve üniversiteden atıldı.V roce 1897 byl zatčen a vyhnán z univerzity.
Operasyon sırasında, şüpheli bir binbaşı tutuklanmıştır.Během střetnutí byl zajat velitel jednoho oddílu.
Fakat bu planı uygulayamadan tutuklandı.Tento plán byl ale odhalen před jeho uskutečněním.
Birkaç hafta sonra tutuklanır.Byl několik týdnů vězněn.
2 Eylül 2007 : 3 kişi yaralandı ve 5 kişi tutuklandı.Dne 21. března 2005 zavraždil devět lidí a pět zranil.
Tüm çete tutuklanır.Záhy je celý výsadek zajat.
Politik faaliyetleri nedeniyle defalarca tutuklandı.Za svou politickou činnost byl opakovaně vězněn.
Müdür Norton tutuklanmamak için intihar ediyor.Norton spáchal sebevraždu dříve, než stihl být zatčen.
1905 Devrimi döneminde yeniden tutuklanarak sürgüne gönderilir.V období revoluce v roce 1905 byl opět vězněn.
Lukanov 1992 yılında zimmetine para geçirmekle suçlandı ve tutuklandı ancak suçlamalar yakın zamanda düştü.V roce 1992 byl Lukanov zatčen a obviněn ze zpronevěry, brzy byl však propuštěn a obvinění se neprokázala.
Stone cinayetten tutuklanır.Jan Stone byl odsouzen k trestu smrti.
On üç kişi tutuklanmıştı.Celkem bylo zatčeno 13 lidí.
Daha sonra Almanlar tarafından tutuklandı ve savaşın geri kalanında Almanya'da tutuklu kaldı.Byl zajat Němci a zbytek války přežil v zajetí.
Bunların 160'ı tutuklandı.Více než 160 lidí bylo zatčeno.
Düşüncelerini yaymaya çalıştığı için tutuklandı.Byl za své názory stíhán.
24 Ekim 2006 tarihinde çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildiler.24. listopadu 2006 Sela uprchl, když byl převážen k soudnímu slyšení.
Daha sonra tutuklanarak hapse gönderilmiş orada açlık grevine başlamıştır.Každý, kdo přežil toto zacházení, byl poslán do vězení, kde umřel hlady.
1940'ta Gestapo tarafından tutuklandı ancak kısa sürede serbest bırakıldı.V roce 1941 ho zatklo gestapo a krátce byl vězněn.
Melodia hırsızlıktan tutuklanınca, Viola babasının isteği üzerine nişanı bozdu.Ale po Melodiově zatčení za krádež Violiin otec trval na tom, aby zrušila svoje zasnoubení, což udělala.
Bazı akrabaları tutuklandı.Někteří účastníci byli zadrženi.
Mahone tutuklanır.Camões byl uvězněn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tutukla ile cümle - Sayfa 48 - tutukla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App