Ana içeriğe geç
Sözlük

tutukla ile cümle

tutukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tutuklananlardan bazıları da çalışma kamplarına gönderildi.Certains sont aussi internés dans des camps de travail.
Yabancılarla görüşmeye çalışan muhalifler derhal tutuklanıyordu.Les étrangers vus par eux sont immédiatement tués.
Ordu Cole’un tutuklanmasını talep etti.La Royal Navy exige alors l'arrestation de Cole.
Kasım 1897’de bu örgütün bir toplantısında tutuklandı ve üniversiteden atıldı.En 1899, il est arrêté et est expulsé de l’université.
Katerin Buckingham Dükü'nün tutuklanmasına da karşıdır.Cécile est confiée à la garde du duc de Buckingham.
Davada, 7 sanığın tutuklanmasına neden olan ihbar asılsız çıkmıştır.L'association déplore le fait que seuls 7 cas ont donné lieu à des condamnations.
Sara bağırarak onun hiçbir şey yapmadığını söyler ama Michael tutuklanır.Sara hurle qu'il n'a rien fait, mais ils emmènent Michael en garde à vue.
Murat polis tarafından tutuklanır.Miranda est arrêté par la police.
Jim Morrison 2 kez tutuklanmıştır.Terry Nichols est jugé à deux reprises.
1807 - Amerika Birleşik Devletleri eski Başkan Yardımcısı Aaron Burr, vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.1807 : Aaron Burr est arrêté, accusé de conspiration.
Çünkü kimse borçlarından dolayı tutuklanmamaktadır.Personne ne peut être discriminé du fait de sa nationalité.
Politik faaliyetleri nedeniyle defalarca tutuklandı.Elle est emprisonnée plusieurs fois pour son militantisme politique.
Ağustos 1792'de radikal fraksiyon, Lafayette'in tutuklanması emrini verdi.En juin 1792, il réclame la mise en accusation de La Fayette.
Başta 37 tutuklama gerçekleşti ama sayı kısa zamanda yüzleri buldu.Au départ 37, mais le chiffre atteint rapidement plusieurs centaines.
Muhammed Musaddık olayında yazılarından dolayı takip altına alınır ve kaçar ama birkaç gün sonra tutuklanır.Cependant, le policier Fate sait qu'il s'est échappé et l'arrêtera quelques minutes plus tard.
Tutuklananlardan 13 kişi idama mahkûm oldu.Les citoyens d'au moins 13 pays ont été parmi ces détenus.
Siyasi görüşleri nedeniyle tutuklandı; 1933-1936 arasında tutuklu kaldı.Il est prisonnier politique de 1933 à 1936.
Zabadani ve Madaya'da pek çok kişiye karşı tutuklamalara girişildiği belirtilmiştir. ^Le 13 février, l'armée procédait à des arrestations à Zabadani et à Madaya selon certains opposants.
Sonuçta ikisi de 2003'te tutuklandılar.Les deux hommes sont libérés en 2003.
Theodore tutuklandı ve 1253'te öldüğü İznik'e sürgüne gönderildi.Théodore fut alors emprisonné à Nicée où il mourut vers 1253.
İoannis Komnenos ve birçok taraftarı tutuklanıp idam edildiler.Le Kuomintang est interdit et plusieurs de ses partisans sont arrêtés ou tués.
Yaklaşık 600 kişi tutuklandı, 400'ü orduya alınırken, 200'ü de Girit'e sürüldü.2 000 ont été emprisonnés ou envoyés à l'armée et 200 condamnés aux galères.
Gandi 10 Mart 1922'de tutuklandı, isyana teşvikten yargılanarak altı yıl hapis cezasına çarptırıldı.Gandhi est arrêté le 10 mars 1922, sous l'inculpation de subversion.
Bunlardan 669.929 kişi tutuklanmış ve 376.202 kişi idam edilmiştir.642 980 d'entre eux furent condamnés à mort.
2. Kanuni dayanağı olmadan kimse tutuklanamayacak, hapis ve sürgün edilemeyecekti.Des choses qu'ils ne pourraient pas faire sans divorcer ou se retrouver en prison.
Ancak bir süre sonra tutuklanırlar.Ils sont arrêtés quelques jours plus tard.
Tugaya mensup askerler tutuklanarak Sırbistan'daki askeri esir kamplarına nakledildi.Les soldats du San Marco sont envoyés en camp de prisonniers en Corée occupée.
Polis cinayetle ilgili iki kişiyi tutukladı.La police recherche au moins deux autres hommes impliqués dans le meurtre.
Fakat yazarın bu ilgisi ilerleyen dönemlerde tutuklanması ile yarım kaldı.Ce travail dura plusieurs années entrecoupé d'arrêts dans la rédaction.
27 Mart 1935 tarihinde Gestapo görevlilerince vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanmıştır.Le 23 mars 1970 Tashi est formellement accusé de trahison.
8 Haziran 1951'de tutuklandı ve Şubat 1953'te serbest bırakıldı.Il est arrêté le 31 janvier 1935 et libéré 23 février 1935.
1943'te Gestapo tarafından tutuklanmıştır.En 1943, il est arrêté par la Gestapo.
25 Temmuz 1947 tarihinde tutuklandı.Il est arrêté le 25 juillet 1944.
Mustafa Bağdat, ertesi gün tutuklandı.Mussert est arrêté le jour suivant.
Aralık 1913'te siyasi faaliyetlerinden dolayı tekrar tutuklandı ve 2 yıl St.Petersburg'a gelmesi yasaklandı.Il est de nouveau arrêté pour son activité politique en 1925 et reste deux ans en détention.
Bazı akrabaları tutuklandı.Ses membres sont arrêtés.
Despot Dimitrios esir alındı ve tutuklandı.Elle est enlevée par Diego Mendez et exécutée.
17 Haziran 2015 tarihinde, Lloyd ehliyeti olmadan aşırı hız ve dikkatsiz sürüş yüzünden tutuklandı.En juin 2015, il est arrêté pour excès de vitesse et conduite sans permis.
1943 yılında, bu durum fark edildi, ve Eskenazi tutuklandı.Néanmoins, son identité étant enfin révélée en 1943, Eskenazi est arrêtée.
1936’da tutuklandı.En 1936, il est de nouveau arrêté.
Darbe başarılı olmayınca ertesi gün tutuklandı.Un nouvel assaut est lancé le lendemain sans succès.
Bundan sonra 1917 yılına kadar birkaç kez daha tutuklandı.Il est renouvelé plusieurs fois jusqu’en 1914.
1648 sonunda Charles "Hurst Castle" şatosuna ve sonra da Windsor Sarayı'na nakledilip tutuklandı.Charles Ier fut emmené au château de Hurst (en) à la fin de l'année 1648 puis au château de Windsor.
Filistinliler tutuklandı.Philippe est arrêté.
Seidl savaştan sonra kaçtı, yakalanarak tutuklandı ve Avusturya'da yargılandı.Après la guerre, Seidl s'évade et tente de se cacher, mais il est vite arrêté et jugé à Vienne, en Autriche.
5 Mart 2014 tarihinde Nijer'de tutuklandı ve Libya'ya iade edildi.Le 6 mars 2014, il est extradé par le Niger vers la Libye et incarcéré à Tripoli.
Oysa esrardan tutuklanan annesi değil midir?Qui est donc la mystérieuse inconnue?
1967 - Türkiye Millî Talebe Federasyonu'nun beş yöneticisi tutuklandı.France : cinq membres des Brigades rouges italiennes sont arrêtés à Paris.
İsyan başarısız olunca tutuklanır ve sürgüne gönderilir.Après l’échec de l’insurrection, il est arrêté et exécuté.
"Kayseri Jandarma Alay Komutanı tutuklandı".Un officier de gendarmerie a été piétiné ».
Gestapo tarafından Ocak 1944'te tutuklandı.Il est arrêté en octobre 1944 par la Gestapo.
Burada tutuklanıp 15 ay hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı.À son retour il est arrêté et fait quinze mois de prison.
Burada tutuklandı ve Château de Vincennes’de hapsedildi.Ils sont emprisonnés au château de Vincennes.
Kirov, 1905 Rus Devrimi'nde yer aldı;tutuklandı ve sonra bırakıldı.Il participe aussi à la révolution russe de 1905, à la suite de laquelle il est arrêté et incarcéré.
Sürgünden sonra bir ara tekrar tutuklanarak 30 Aralık 1896'da idam edildi.Jugé pour rébellion, il est exécuté le 30 décembre 1896.
28 Mayıs'ta Faraj Şam kalesinde tutuklandı ve idam edildi.Le 28 mai, Nasir Faraj est arrêté et tué dans la forteresse de Damas.
Bu faaliyetlerinden dolayı Şevçenko diğer dernek üyeleri ile beraber 5 Nisan 1847’de tutuklanır.Comme les autres membres de la fraternité, il fut arrêté le 5 avril 1847.
Robin'i tutuklamak için kullandı.Robin avait pour mission de l'éliminer.
16 Mart 1920 tarihinde İngilizler tarafından tutuklanarak Malta'ya sürüldü.Le 30 mars 1622, il est expulsé d'Angleterre.
Şehre ayak basması ile önce tutuklanır, kısa bir süre sonra ise serbest bırakılır.Il est arrêté et passe un court séjour en prison avant d'être relâché.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod