Ana içeriğe geç
Sözlük

tutukla ile cümle

tutukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aralık 2017'de tutuklandı.In December 2017 he was murdered.
1862'de tutuklanmış ve hapsedilmiştir.In 1642 all are arrested and imprisoned.
Tutuklanmasından sonra Sierra Leone'da büyük kutlamalar yapıldı.His arrest led to massive celebrations throughout Sierra Leone.
Praetorian muhafızlar Nero'yu tutukladılar ve sonradan aktarıldığına göre intihar etmeye zorladılar.Deserted by the Praetorian Guards and condemned to death by the senate, Nero killed himself.
Bir hükümet karşıtı protesto sırasında tutuklandı.He was arrested at an anti-apartheid rally.
Favez tutuklandı ve cezaevine konuldu.Favez was arrested, imprisoned, and put on trial.
1938-1945 yılları arası tutuklanarak Sachsenhausen ve Dachau toplama kamplarına gönderildi.As an enemy of the Reich, he was imprisoned from 1938-1945 in Sachsenhausen and Dachau.
Politik faaliyetleri nedeniyle defalarca tutuklandı.He was taken in for police questioning on a number of occasions owing to his political activities.
8 Haziran 1951'de tutuklandı ve Şubat 1953'te serbest bırakıldı.He was arrested in January 1953, and was released on June 22, 1953.
Haklarında tutuklama kararı verilen kişilerden hiçbiri henüz yakalanamamıştır.However, none of those sentenced to death were executed.
Ülkeye döndüğünde tutuklanarak idam edilir.When they are retrieved, they are executed directly.
Giuseppe D'Agostino,1996 dan beri aranıyordu, 23 Mart 2006 de tutuklandı.Giuseppe D'Agostino ('Ndrangheta), wanted since 1996, arrested on 23 March 2006.
İki taraftan da pek çok silahlı genç tutuklandı.Many armed youths of both sides were arrested at military roadblocks.
Bu yüzden Kırım'ın kaybından sorumlu tutuldu ve Romanya'da savaş mahkemesinde tutuklandı.Later, he was held responsible for the loss of Crimea, arrested in Romania and court-martialed.
"Tutuklanma ihtimali bile var""Nor running a chance of arrest?"
Kral Süleyman'ın binlerce eşi vardı. Bugün olsa çok eşlilikten tutuklanırdı.Well king Solomon had a thousand wifes, he would be arrested as a bigamist today.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.The researchers surprised the prisoners by having them arrested at their homes and dormitories.
Tutuklamadan iki gün evvel, soruţturma JSTOR ve Cambridge'in yerel polisini aţmýţtý bile.Two days before the arrest, the investigation had gone beyond JSTOR and the local Cambridge police.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.The arrest took its toll on Swartz.
Manning, sýzýntýnýn kaynađý olduđu kesinleţmediđi halde tutuklanmýţtý.Manning had been under arrest at the time, it was unknown whether he was the source of the leak.
Aaron teslim olmaya gittiđinde O'nu tutukladýlar.Aaron went to surrender, and they arrested him.
Bizi tutuklayacaklar mıydı?"What will they do?" Arrest us?
Çocuklarıyla alışveriş yapan insanları mı tutuklayacaklardı?Arrest the shoppers, with kids?
Varili tutukladılar.They arrested the barrel.
Şu anda,mükellefler,bir kişinin... ...tutuklanmasına karşılık... ...yılda yaklaşık 60,000$ ödüyor.Currently, taxpayers spend about 60,000 dollars per year sending a person to jail.
Biz de ZH demeye tekrar başladık ve hemen tutuklandık.So, we put it back to VD and promptly got arrested.
Ve burası üç çocuğun tutuklandıkları yer, bu da içlerinden birinin büyükannesi.And that's where the three kids got arrested, and that's the grandmother of one of them.
Kültürel ve yasal olarak, yapıştırdığımız ilk posterle bizi tutuklarlardı.I heard culturally and because of the law, they would just arrest us at the first pasting.
"Nor tutuklama bir şans mı çalışıyor?" Iyi bir neden değil. ""Nor running a chance of arrest?" "Not in a good cause."
24 saat içinde, ismini öğrendiler. 48 saat içinde, tutuklandı.Within 24 hours, they had his name, and within 48 hours, he was arrested.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.We got robbery, assault, arrest, resisting arrest.
Gazeteciliğim üç temel esasa dayanır: açığa çıkarma, tutuklatma.My journalism is hinged on three basic principles: naming, shaming and jailing.
Anahtar esasları unutmayın: açığa çıkarma ve tutuklatma.Don't forget the key principles: naming, shaming and jailing.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.The intelligence agencies wanted to arrest people.
Mısır'dan uzaklaştırılmıştık, ve muhabirlerimizin bazıları tutuklanmıştı.We were banned from Egypt, and our correspondents, some of them were arrested.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.If the officer is honest, you get a huge penalty of being arrested for bribery.
Tutuklayın onları! <i>Kıpırdama!</i> <i><b>Hong Gil Dong</b></i>Seize them! Freeze! Hong Gil Dong
Babana söyleyeceğim ve Gil Dong'u tutuklatacağım!I'm going to tell your father and have Gil Dong seized!
Kimseyi kaçırmadan hepsini tutuklayın!Let's seize all of them without any escaping!
Neden Tseng'i tutuklamıyorsunuz ?Why don't we arrest Tseng?
Sen...aslında amacın Tseng'i tutuklamak değilYou...don't really mean to arrest Tseng
Sen kendini tutukla, komiser.Man: Just arrest yourself, sergeant.
Ben elimi tutuklandı, başımı aşağı kaldı.I remained with my head down, with my hand arrested.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Since my family couldn't understand Chinese, I thought my family was going to be arrested.
Fakat kısa bir süre sonra, Laos'un başkentinde ailem tekrar tutuklanıp hapse atıldı.But soon after, my family was arrested and jailed again, in the capital of Laos.
Adam öldürmeye teşebbüsten iki kere tutuklandım!I've been arrested twice for aggravated assault!
Onu tutuklamak .--I will apprehend him.--
Kötü Condemned, ben seni tutuklamak;Condemned villain, I do apprehend thee;
Ve burada bir suçlu seni tutuklamak.And apprehend thee for a felon here.
"Hey, biz seni tutuklayacağız.Hey, we're going to arrest you
Kony'i tutuklamak ve LRA'yı durdurmak için Merkezi Afrika'ya gönderildi.To assist the Ugandan army in arresting Kony and stopping the LRA
Kony'nin bu yıl tutuklanması için... ...Ugandalı askerlerin onu bulması gerekiyor.Ready? In order for Kony to be arrested this year The Ugandan military has to find him
Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.They have done that But it the government doesn't believe the people care about arresting Kony
Ebeveynlerim ayrıldı ve kardeşim tutuklandı.My parents got divorced, and my sister was arrested.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.We were arrested, signed a pledge not to drive again, released.
Hiçbiri tutuklanmadı.None were arrested.
Cool-Son Yeh ve Liu Tong 'yu tutuklayın! peki!Arrest Cool-son yeh and Liu tong! yes!
Aynı gün içerisinde polis birbiriyle alakasız görünen iki kişiyi tutukladı.On the same day, police have made two at first unrelated arrests.
Tutuklandığı güne kadar benim bundan haberim yoktu.Naturally, I didn't know that until the day she was arrested.
Gazetecilerimden bazıları tutuklandı.Some of my reporters were arrested.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod