Ana içeriğe geç
Sözlük

tutu ile cümle

tutu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Rehine tutuluyorum.I'm being held hostage.
Tom tutuklanacak.Tom will be arrested.
Ben tutuklandım.I was taken prisoner.
Sen bizim tutuklumuzsun.You're our prisoner.
Araba beni tutuyor.I'm getting carsick.
Bir tutuklumuz var.We have a prisoner.
Hayvanlar çok küçük kafeslerde tutuluyor.The animals are kept in very small cages.
Onun bu tutumu oldukça iğrençtir.That attitude of his is quite disgusting.
Polis, kaçıranlardan birini gözaltında tutuyor.The police have one of the kidnappers in custody.
Tom sol elinde bir şey tutuyordu.Tom was holding something in his left hand.
Tom ve Mary tutuklandılar.Tom and Mary have been arrested.
Tom henüz tutuklanmadı.Tom hasn't been arrested yet.
Tom niçin tutuklandı?Why has Tom been arrested?
Tom tutuklanmadı.Tom hasn't been arrested.
Tom nerede tutuluyor?Where is Tom being held?
Tom ve Mary el ele tutuştular.Tom and Mary held hands.
Tom tutuklanmış olabilir.Tom could get arrested.
Neden tutuklandın?Why were you arrested?
Tom tutuklandı mı?Has Tom been arrested?
Neden Tom tutuklandı?Why was Tom arrested?
Ne tutuyorsun?What are you holding?
Bir şeylere tutun.Grab on to something.
Bir yere tutun.Grab on to something.
Tom benim tutuklum.Tom is my prisoner.
Sen bir tutuklu musun?Are you a prisoner?
O nerede tutuluyor?Where is it kept?
Tom hariç tutuldu.Tom was left out.
Bana tutun.Hold on to me.
Buna sıkı tutun.Hang on to it.
Tom her zaman övgü için balık tutuyor.Tom is always fishing for compliments.
Tom yakındaki bir kasabada tutuklandı.Tom was arrested in a nearby town.
Tom ve Mary'nin tutuklandığı doğru mu?Is it true that Tom and Mary got arrested?
Almanlar çıplaklığa karşı daha rahat bir tutuma sahipler.Germans have a more relaxed attitude towards nudity.
Komodinimin üstünde kız arkadaşımın bir fotoğrafını tutuyorum.I have a photo of my girlfriend on my nightstand.
Sanırım yunuslar esaret altında tutulmamalı.I think that dolphins should not be kept in captivity.
Tom sarhoş araba sürmekten tutuklandı.Tom was arrested for drunk driving.
Polis bu öğleden sonra Tom'u tutukladı.The police arrested Tom this afternoon.
Tom yanlışlıkla tutuklandı.Tom was arrested by mistake.
Tutulma yedi dakika sürdü.The eclipse lasted for seven minutes.
Sol eliyle bir kepçeyi tutuyor.She is holding a ladle with her left hand.
O, masasında bir insan kafatası tutuyor.She keeps a human skull on her desk.
Mary, Tom'un beynini bir kavanozda tutuyor.Mary keeps Tom's brain in a jar.
Boynum tutulmuş.I have a stiff neck.
Bir boyun tutulmasıyla uyandım.I woke up with a stiff neck.
Tüy ceketim beni oldukça sıcak tutuyor.My down jacket keeps me quite warm.
O, sarayda bir sevgili tutuyor.She keeps a lover in the palace.
Onlar omuz omuza güreş tutuyorlar.They are wrestling shoulder to shoulder.
Tom o kadar şaşırmıştı ki, nutku tutuldu.Tom was so surprised he was speechless.
Tom polisler tarafından tutuklandı.Tom was arrested by the police.
Polisler Tom'u tutukladı.The police arrested Tom.
Sürüş sırasında elde tutulan bir cep telefonu ile konuşmanın büyük cezaları vardır.There are big fines for talking on a hand-held mobile phone while driving.
Tutuklanmamdan hemen sonra birkaç kez sorgulandım.Right after my arrest I was interrogated several times.
İşe karşı tutumun beni rahatsız ediyor!Your attitude towards work bothers me!
Polisler çocuk hırsızını tutukladı.Police arrested the kidnapper.
Bugün oruç tutuyorum.I am fasting today.
Polis iki adamı tutukladı.The police arrested two men.
Polis üç adamı tutukladı.The police arrested three men.
Polis dört adamı tutukladı.The police arrested four men.
Tutuklu hapishaneden kaçtı.A prisoner escaped from the prison.
Polis katili tutukladı.The police arrested the murderer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod