Yazışmalar birkaç dosyada tutulur.The correspondence is kept in several files.
Mücevherlerini kasada tutuyorlar.They keep their jewelry in the safe.
Tom'u tutuklamıyorum.I'm not arresting Tom.
Tom tutuklu mu?Is Tom under arrest?
Tom'u tutuklamamız gerekiyor mu?Should we arrest Tom?
Polis katilin suç ortaklarını tutukladı.The police have arrested the murderer's accomplices.
O tutukluyu serbest bırakmayın.Don't release that prisoner.
Tom şimdi balık tutuyor.Tom is fishing now.
Tom bir şey tutuyor.Tom is holding something.
Tom tutuklu.Tom is in detention.
Tom baskı altında tutuldu.Tom was held down.
Senin tutumun hoşuma gitmiyor.I don't like your attitude.
Tutumunu anlamıyorum.I don't understand your attitude.
Bu koltuk tutuldu.This seat is taken.
Sanırım Tom sonunda yaptığı için tutuklanacak.I assume Tom will eventually be arrested for what he did.
Üstsüz bir feminist, Vatikan dışında tutuklandıA topless feminist was arrested outside the Vatican.
Ben sorumlu tutulamam.I can't be held responsible.
Gerçekten tutuklanabiliriz.I could actually be arrested.
Tom ve Mary buz pateni alanında paten yaparken el ele tutuştular.Tom and Mary held hands as they skated around the rink.
Ben zaman zaman tutuklanırım.I get arrested from time to time.
Tutulacak bir sözüm vardı.I had a promise to keep.
Tom'u tutuklamak zorunda kaldım.I had to arrest Tom.
Sana tutuldum.I have a crush on you.
Tom'un tutuklanması için haklı bir nedenim var.I have a warrant for Tom's arrest.
Herhangi bir şey için hiç tutuklanmadım.I've never been arrested for anything.
Hiç tutuklanmadım.I've never been arrested.
Daha önce bir tutulma hiç görmedim.I've never seen an eclipse before.
Ben bu olaydan seni sorumlu tutuyorum.I hold you responsible for this incident.
Ben bir günlük tutuyorum.I keep a journal.
Sözümü tutuyorum.I keep my word.
Ben nasıl sır tutulacağını bilirim.I know how to keep a secret.
Kimin tutuklandığını biliyorum.I know who got arrested.
Tom'un neden tutuklandığını biliyorum.I know why Tom was arrested.
Tom'un okuldan sonra neden tutulduğunu biliyorum.I know why Tom was kept after school.
Tom'un niçin tutuklandığını bilmiyorum.I don't know why Tom was arrested.
Polis seni onun için tutuklayabilirdi.The police could arrest you for that.
Tom arkasında bir şey tutuyor.Tom is holding something behind his back.
Polisi aramalıyım ve seni tutuklatmalıyım.I should call the police and have you arrested.
Kaderimi ellerinde tutuyorsun.You hold my fate in your hands.
Her zaman açık tutun.Keep clear at all times.
Fatura ne kadar tutuyor?What does the bill amount to?
Fransızca bir günlük tutuyorum.I keep a diary in French.
Bu şişeyi tüm diğerlerinden ayrı tutuyorum.I keep this bottle separate from all the others.
Sen bahçe aletlerini nerede tutuyorsun?Where do you keep your gardening tools?
Buradaki oteller aşırı derecede temiz tutulur.The hotels here are kept unusually clean.
Bugün Dünya Tütüne Hayır Günü.Today is World No Tobacco Day.
Guantanamo'da kaç tane hükümlü tutuluyor?How many detainees are held at Guantanamo?
Tom sağ elinde küçük bir el feneri tutuyordu.Tom was holding a small flashlight in his right hand.
Tom sol elinde şarapla dolu bir bardak tutuyordu.Tom held a glass filled with wine in his left hand.
Bana söylediğin her şey gizli tutulacak.Anything you say to me will be kept private.
Günlüğümü yatağımın yanındaki masada tutuyorum.I keep my diary on the table by my bed.
İzinsiz girdiğin için tutuklusun.You're under arrest for trespassing.
Tom'u öldürdüğüm için tutuklanmıştım.I was under arrest for killing Tom.
Ben hâlâ senin tutuklunum, değil mi?I'm still your prisoner, aren't I?
Tom cinayetten tutuklandı.Tom has been arrested for murder.
Tutukluları serbest bırakıyorum.I'm releasing the prisoners.
Bunu senin için tutuyordum.I was holding this for you.
Geçen hafta tutuklandım.I was arrested last week.
Ben esir tutuluyorum.I'm being held prisoner.
Ben tutukluyu koruyacağım.I'll guard the prisoner.