İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.所 以 我 們 的 祖 宗 倒 在 刀 下 、 我 們 的 妻 子 兒 女 也 被 擄 掠
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.所以 我 們 的 祖宗 倒 在 刀下 、 我們 的 妻子 兒女 也 被擄掠
Kar etmezlerse deniz hayvanlarını tutsak da edemezler.Zéro lucro = zéro captivos cetáceos.
Kar etmezlerse deniz hayvanlarını tutsak da edemezler.Zero lucro = zero cetáceos cativos.
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.(7:6) голова твоя на тебе, как Кармил, и волосы на голове твоей, как пурпур; царь увлечен твоими кудрями.
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.Dầu ở trên mình nàng khác nào núi Cạt-mên, Và tóc đầu nàng như sắc tía; Một vì vua bị lọn tóc nàng vấn vít.
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.Dầu ở trên mình nàng khác_nào núi Cạt-mên , Và tóc đầu nàng như sắc tía ; Một vì vua bị lọn tóc nàng vấn_vít .
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.Ditt hode hever sig likesom Karmel; ditt bølgende hår er som purpur; kongen er fanget i dine lokker.
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.Glava tvoja na tebi je podobna Karmelu, in lasje glave tvoje so kakor škrlat: kralj je v sponah kodrov tvojih.
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.Hlava tvá na tobě jako Karmel, a vlasy hlavy tvé jako šarlat; i král přivázán by byl na pavlačích.
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.Hovedet på dig som Karmel, dit Hoveds Lokker som Purpur; en Konge er fanget i Garnet.
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.Je hoofd steekt fier omhoog als de berg Karmel en je haar glanst koperrood. De koning kijkt er geboeid naar.
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.Kepalamu bagaikan bukit Karmel; rambutmu yang dikepang seperti lembayung, mempesonakan bahkan seorang raja
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.머리는 갈멜산 같고 드리운 머리털은 자주 빛이 있으니 왕이 그 머리카락에 매이었구나
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.Tu cabeza es como el Carmelo, y tu cabellera es como púrpura real aprisionada en trenzas
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.Главата ти върху тебе е като Кармил, И косите на главата ти като мораво; Царят е пленен в къдриците им.
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.ראשך עליך ככרמל ודלת ראשך כארגמן מלך אסור ברהטים׃
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.راسك عليك مثل الكرمل وشعر راسك كارجوان. ملك قد أسر بالخصل.
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.你 的 頭 在 你 身 上 好 像 迦 密 山 . 你 頭 上 的 髮 是 紫 黑 色 . 王 的 心 因 這 下 垂 的 髮 綹 繫 住 了
Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.你 的 頭 在 你 身上 好像迦 密山 . 你 頭上 的 髮 是 紫黑色 . 王的心 因 這 下垂 的 髮綹繫 住了
Kendisi yatılı okulundan alınmıştı ve 96'dan 2004'e kadar isyancıların elinde tutsak kaldı.E' stata catturata nel suo collegio ed è rimasta prigioniera dal '96 al 2004
Kendisi yatılı okulundan alınmıştı ve 96'dan 2004'e kadar isyancıların elinde tutsak kaldı.Se la llevaron del internado y la mantuvieron cautiva de 1996 al 2004.
Kendisi yatılı okulundan alınmıştı ve 96'dan 2004'e kadar isyancıların elinde tutsak kaldı.היא נלקחה מהפנימיה שלה, והוכרחה להשאר בשבי המורדים מ- 96 ועד 2004
Kendisi yatılı okulundan alınmıştı ve 96'dan 2004'e kadar isyancıların elinde tutsak kaldı.لقد تم إختطافها من مدرستها الداخليه وإجبرت على العيش مع أسر المتمردين من عام 96م الى عام 2004م
Kendisi yatılı okulundan alınmıştı ve 96'dan 2004'e kadar isyancıların elinde tutsak kaldı.娘が連れて行かれたとき、私は激しい怒りに振るえ、身を切られるような思いでした。
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.(77:61) и отдал в плен крепость Свою и славу Свою в руки врага,
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.A ta dal svoju silu do zajatia a svoju okrasu do ruky protivníka.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Consegnò in schiavitù la sua forza, la sua gloria in potere del nemico
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.dando a sua força ao cativeiro, e a sua glória � mão do inimigo.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Dit sieraad van God kwam in handen van de vijand.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Entregó su poderío a la cautividad; y su gloria, en manos del enemigo
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.han gav sin makt i fångenskap och sin ära i fiendehand.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.han gav sin Stolthed i Fangenskab, sin Herlighed i Fjendehånd,
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Hän salli väkevyytensä joutua vankeuteen ja kunniansa vihollisten käsiin.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Ia membiarkan Peti Perjanjian-Nya ditawan; lambang kemuliaan-Nya direbut lawan
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Il livra sa gloire à la captivité, Et sa majesté entre les mains de l`ennemi.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.In dal je v sužnost svojo moč in slavo svojo zatiralcu v pest.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.그 능력된 자를 포로에 붙이시며 자기 영광을 대적의 손에 붙이시고
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Og han overgav sin styrke til fangenskap og sin herlighet i fiendens hånd.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Phó sức lực Ngài bị dẫn tù, Và nộp vinh hiển Ngài vào tay cừu địch.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Phó sức_lực Ngài bị dẫn tù , Và nộp vinh_hiển Ngài vào tay cừu_địch .
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Podał w niewolę moc swoję, i sławę swoję w ręce nieprzyjacielskie.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Şi -a dat slava pradă robiei, şi măreţia Lui în mînile vrăjmaşului.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Sõt fogságba viteté erejét, dicsõségét pedig ellenség kezébe.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.und gab seine Macht ins Gefängnis und seine Herrlichkeit in die Hand des Feindes
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Vydal v zajetí sílu svou, a slávu svou v ruce nepřítele.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.και παρεδωκεν εις αιχμαλωσιαν την δυναμιν αυτου και την δοξαν αυτου εις χειρα εχθρου
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.И предаде на пленение Силата Си, Славата Си в неприятелска ръка.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.ויתן לשבי עזו ותפארתו ביד צר׃
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.وسلم للسبي عزه وجلاله ليد العدو.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.又 將 他 的 約 櫃 〔 原 文 作 能 力 〕 交 與 人 擄 去 、 將 他 的 榮 耀 交 在 敵 人 手 中
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.又 將 他 的 約櫃 〔 原文 作 能力 〕 交與 人 擄去 、 將 他 的 榮耀交 在 敵人 手中
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.(105:46) и возбуждал к ним сострадание во всех, пленявших их.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.a naklonil im ľútosťou všetkých, ktorí ich boli zajali.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Asimismo, hizo que tuviesen misericordia de ellos todos los que los tenían cautivos
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.a stîrnit pentru ei mila tuturor celor ce i ţineau prinşi de război.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.És könyörületességre indítá irántok mindazokat, a kik õket fogva elvivék.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Fece loro trovare grazia presso quanti li avevano deportati
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.han lod dem finde Barmhjertighed hos alle, der tog dem til Fange.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Ia membuat mereka dikasihani oleh semua orang yang menawan mereka