Ana içeriğe geç
Sözlük

tutsak ile cümle

tutsak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir zamanlar onların oyununda bir tutsaktım. Hepimiz öyleydik.Ooit was ik een pion in hun spel dat waren we allemaal
Bir zamanlar onların oyununda bir tutsaktım.Io ero una pedina del loro gioco
Bir zamanlar onların oyununda bir tutsaktım.Jeg var en lille brik brik i deres puslespil
Bir zamanlar onların oyununda bir tutsaktım.Saya dulu bidak catur dalam permainan mereka
Bir zamanlar onların oyununda bir tutsaktım.Я была пешкой в их игре
Bir zamanlar onların oyununda bir tutsaktım.פעם הייתי רק חייל במשחק שלהם
Bir zamanlar onların oyununda bir tutsaktım.كنت ذات مرة رهينة لعبة
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Älköön sydämesi himoitko hänen kauneuttaan, älköönkä hän sinua katseillaan vangitko.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Attrå ej i dit Hjerte hendes Skønhed, hendes Blik besnære dig ej!
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Attrå ikke hennes skjønnhet i ditt hjerte? og la henne ikke fange dig med sine øiekast!
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.En tu corazón no codicies su hermosura, ni te prenda ella con sus ojos
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Hav icke begärelse i ditt hjärta till hennes skönhet, och låt henne icke fånga dig med sina blickar.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Janganlah engkau tergoda oleh kecantikan mereka, jangan terpikat oleh mata mereka yang merayu
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.네 마음에 그 아름다운 색을 탐하지 말며 그 눈꺼풀에 홀리지 말라
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Laat haar schoonheid niet doordringen tot je hart en pas op dat ze je niet vangt met haar verleidelijke ogen.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Laß dich ihre Schöne nicht gelüsten in deinem Herzen und verfange dich nicht an ihren Augenlidern.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Lòng con chớ tham muốn sắc nó , Ðừng để mình mắc phải mí mắt nó .
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Lòng con chớ tham muốn sắc nó, Ðừng để mình mắc phải mí mắt nó.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Não cobices no teu coração a sua formosura, nem te deixes prender pelos seus olhares.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Ne kivánd az õ szépségét szivedben, és meg ne fogjon téged szemöldökeivel;
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Ne la convoite pas dans ton coeur pour sa beauté, Et ne te laisse pas séduire par ses paupières.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Ne poželi si lepote njene v srcu in s trepalnicami svojimi naj te ne ujame.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Nežádejž krásy její v srdci svém, a nechať tě nejímá víčky svými.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Nežiadaj jej krásy vo svojom srdci, a nech ťa nezajme svojimi víčkami.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Nie pożądaj piękności jej w sercu twojem, a niech cię nie łowi powiekami swemi.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Non desiderare in cuor tuo la sua bellezza; non lasciarti adescare dai suoi sguardi
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.N'o pofti în inima ta pentru frumuseţa ei, şi nu te lăsa ademenit de pleoapele ei.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Μη ορεχθης το καλλος αυτης εν τη καρδια σου και ας μη σε θηρευση δια των βλεφαρων αυτης.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Да не пожелаеш хубостта й в сърцето си; Да не те улови с клепачите си;
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Не пожелай красоты ее в сердце твоем, и да не увлечет она тебя ресницами своими;
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.אל תחמד יפיה בלבבך ואל תקחך בעפעפיה׃
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.لا تشتهين جمالها بقلبك ولا تأخذك بهدبها.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.你 心 中 不 要 戀 慕 他 的 美 色 、 也 不 要 被 他 眼 皮 勾 引
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.你 心中 不 要 戀慕 他 的 美色 、 也不 要 被 他 眼皮 勾引
Bradley'in bulunduğu kuleyi topa tutsak mı?-ja räjäytetään tykeillä rakennus, jossa Bradley on?
Bradley'in bulunduğu kuleyi topa tutsak mı?Να ανατινάξουμε το κτίριο που είναι ο Μπράντλεϊ;
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.A boli to aj muži, aj ženy, ktorí neuveriteľne ponižovali väzňov.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Abu Ghraib in Irak. Het waren mannen en vrouwen die gevangenen aan ongelooflijke vernederingen onderwierpen.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.E questi erano uomini e donne che infliggevano ai prigionieri umiliazioni incredibili.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Eram homens e mulheres que estavam a sujeitar prisioneiros a situações de humilhação extrema.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Ezek a férfiak és nők hihetetlen megaláztatásoknak tették ki a rabokat.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.미군 병사들은 남녀 할 것 없이 죄수들에게 믿을수 없을 만큼의 굴욕감을 주었죠.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Miehet ja naiset, jotka pakottivat vankeja läpikäymään käsittämättömiä nöyryytyksiä.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Muži a ženy ponižovali vězně těžko uvěřitelným způsobem.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Og disse var mænd og kvinder, der trak fanger igennem utrolig ydmygelse.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Und das waren Männer und Frauen, die die Gefangenen undenkbaren Erniedrigungen unterzogen.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Và đã có những người đàn ông và phụ nữ đã hành hạ tù nhân bằng những cách không thể tưởng tượng nổi.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Zarówno mężczyźni jaki i kobiety poddawali więźniów poniżającym praktykom.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Και αυτοί ήταν άνδρες και γυναίκες που υπέβαλαν τους κρατουμένους σε απίστευτο εξευτελισμό.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.И това бяха мъже и жени, които поставяха затворниците през невероятни унижения.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Там були і чоловіки, і жінки, серед тих, хто небачено принижував в'язнів.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.Это были мужчины и женщины, заставлявшие заключенных переживать невероятное унижение.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.אלו היו גברים ונשים שהעבירו אסירים דרך מסכת השפלות שלא תיאמן.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.هؤلاء كانوا رجالا ونساء عرضوا السجناء إلى صنوف مريعة من الإذلال.
Bunlar tutsakları inanılmaz derecede aşağılayan kadınlar ve erkeklerdi.信じ難いような屈辱を経験させていた 男女 私はショックを受けましたが 驚きませんでした
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.100 миль заняло у меня, чтобы понять, что в моём сердце, в душе, я стал заключённым.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.160 kilométert kellett gyalogolnom, hogy rájöjjek, a szívemben, magamban, rab lettem.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.A durat preț de încă 100 mile să înțeleg că în inima mea, în mine, devenisem prizonier.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Det tog mig över 150 kilometer att lista ut att i mitt hjärta, i mig så hade jag blivit en fånge.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Ich brauchte 100 Milen, um herauszufinden, dass ich tief in meinem Herzen ein Gefangener war.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod