tutmayı ile cümle

tutmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Artık hesap tutmayı bıraktım.I Stopped Keepin Track.
Ben ailem aşkına için geri tutmayın olsaydı, ben önce yaşları çıkmak olurdu.If I didn't hold back for my parents' sake, I'd have quit ages ago.
Üçüncü hikayem ise, Güneydoğu Asya'ya ağ ile balık tutmayı tanıştırmakta suç ortağı olmam.My third little story is that I was an accomplice in the introduction of trawling in Southeast Asia.
Herşeyin kuruşu kuruşuna hesabını tutmayı seviyor.Keeping track of everything to the penny.
Ama, eksili sayılarımın adedini en azda tutmayı istiyorumBut I want to minimize my number of negative numbers.
Onları elimizde tutmayı sürdürdük.We got customers, acquired them, and activated them.
Otururlarken kitapları tutmayı ve onlara bakmayı da öyle.When they're sitting they like to hold books and look at books.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.He didn't do a good job of keeping it there though.
(Kin tutmayın) (Çaresizce araba kullanmak yasaktır)(Laughter)
Ey inananlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost tutmayın!O believers, do not hold unbelievers as friends in preference to the faithful.
Allah: "İki tanrı tutmayın. O, ancak tek Tanrıdır.God says: "Do not take to two gods, for there is only one God.
Elçinin çağırmasını, aranızda herhangi birinizin diğerini çağırmasıyla bir tutmayın.Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another.
Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın; gerçekten sizi bir 'bolluk ve refah (hayır)' içinde görüyorum.So do not give in short measure nor underweigh.
Tartıyı adaletle tutup-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Ölçüyü tartıyı eksik tutmayın.So do not give in short measure nor underweigh.
Peygamberin çağrısını, kendi aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın.Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another.
Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Aranızda peygamberi çağırmayı, sizin birbirinizi çağırmanıza eş tutmayın.Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another.
Ey iman sahipleri! Düşmanımı ve düşmanınızı dostlar yerine tutmayın!O YOU WHO BELIEVE, do not take My enemies and your enemies as friends.
Ölçeği de, teraziyi de eksik tutmayın.So do not give in short measure nor underweigh.
Hem ölçü ve tartıyı eksik tutmayın!Ben sizin bolluk içinde olduğunuzu görüyorum.So do not give in short measure nor underweigh.
Resulullah'ın sizi çağırmasını, sizin birbirinizi dâvet etmenizle bir tutmayın.Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another.
Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın.Do not retain your (marriage) ties with unbelieving women.
Elçinin davetini, aranızda herhangi birinin diğerini davet etmesi gibi tutmayın.Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another.
İnkarcı kadınları sorumluluğunuzda tutmayın.Do not retain your (marriage) ties with unbelieving women.
Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçeği de, teraziyi de eksik tutmayın.And to Madyan their fellow man Shuaib; he said, “O my people!
Allah: "İki tanrı tutmayın.God says: 'Take not to you two gods.
Fakat haklarını ihlal edip zarar vermek için onları (yanınızda) tutmayın.But do not take them back to hurt them, and whoever does that, then he has wronged himself.
Yoksa haklarına tecavüz için zararlarına olarak onları tutmayın.But do not take them back to hurt them, and whoever does that, then he has wronged himself.
İntikam almak için onlara zarar verecek şekilde tutmayın. Bunu yapan kendisine zulmetmiş olur.But do not take them back to hurt them, and whoever does that, then he has wronged himself.
Haklarında aşırı muamelede bulunmak için zararlarına olarak onları zorla tutmayın.But do not retain them to hurt them and commit aggression.
Onları, zulmetmeniz için, zararlarına olacak bir biçimde, tutmayın.But do not retain them to hurt them and commit aggression.
Fakat haksızlık ederek ve zarar vermek için onları nikah altında tutmayın.But do not retain them to hurt them and commit aggression.
İntikam almak için onlara zarar verecek şekilde tutmayın.But do not retain them to hurt them and commit aggression.
Düşmanımı ve düşmanınızı dostlar yerine tutmayın!Choose not My enemy and your enemy for allies.
Kafir kadınları nikahınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin.Do not hold on to [conjugal] ties with faithless women.
Pencereyi diğer pencerelerin üzerinde tutmayı deneTry to keep the window above other windows
Laboratuar kıskaçları pek çok aracı tutmayı kolaylaştırır.Laboratory clamps make it easier to hold many kinds of tools.
Hükümet 2009 yılında enflasyonu %8'de tutmayı planlıyor.The government intends to hold inflation in 2009 to 8%.
Şiddet seviyesini katı sınırlar altında tutmayı başardık.We've been able to maintain the level of violence under strict limits.
İsviçre, emek piyasasını kapalı tutmayı seçti. [Reuters]Switzerland opts to keep its labour market shut. [Reuters]
Bu durum, enflasyonu uzun vadeli olarak yüzde 2’de tutmayı zorlaştırabilir.This may make it difficult to achieve an inflation rate of 2% on a durable basis.
Maia ayrıca tam adını medyadan uzak tutmayı tercih ediyor.Maia also prefers to keep her full name out of the media.
Aile olayı gizli tutmayı başardı.The family managed to keep the incident private.
Kongre, İstanbul'u Osmanlı'nın elinde tutmayı başardı.The Congress succeeded in keeping Istanbul in Ottoman hands.
Sonunda, George olanları keşfeder ve isteksizce, büyüyene kadar yavruları tutmayı kabul eder.Eventually, George discovers them and reluctantly agrees to keep them until they are mature.
Paranızın tümünü bir cepte tutmayın.Verwahren Sie nicht all Ihr Geld in nur einer Hosentasche.
Mattachine Society'nin büyümesi ile grup, kendini kurucuların radikal yaklaşımlarından uzak tutmayı başladı.Mit dem Anwachsen der Mattachine Society entfernte sich die Gruppe von den radikalen Haltungen ihrer Gründer.
Ben her gün günlük tutmayı zor buldum.J'ai trouvé difficile de tenir un journal tous les jours.
Fransızlar buna karşın Arras'ı tutmayı başarmışlardır.Les Français, cependant, réussissent à tenir Arras.
Hiçbir zaman ağlamayın ve yas tutmayın, böylece düşmanlarımızın hiçbir şeyden haberi olmaz.Non, non, que nos ennemis ne s'y trompent pas !
Babam balık tutmayı sever, ve ben de.A mi padre le gusta pescar y a mí también.
Sam ve halkı Aşağı Şehri ellerinde tutmayı başarıp akademiye devam ettiler.Sem y su pueblo retuvieron el control de la Ciudad Baja y mantuvieron la academia allí.
Bassus’un ölümünden sonra Elagabalus, Faustina'ya kocasının yasını tutmayı yasakladı.Después de la muerte de Baso, Heliogábalo prohibió a Faustina que guardara luto por su esposo.
Nubya gibi yabancı toprakların fethi, ülke dışında sürekli bir garnizon tutmayı gerektirmiştir.Le conquiste di territori stranieri, come la Nubia, imponevano una forza permanente da stanziare all'estero.
Fransızlar buna karşın Arras'ı tutmayı başarmışlardır.Arras rimase comunque in mano francese.
Balık tutmayı çok sever ve her zaman yanında yarı olta yarı şemsiye olan bir eşya taşır.Ama pescare e porta sempre con sé la sua canna da pesca ovunque egli vada.
Hayaletleri yumrukla tehdit ederken tutmayın beni diye bağırır.Minaccia dagli abissi Non mordermi sul collo!
O balık tutmayı seviyor.Он любит рыбалку.
Balık tutmayı çok seviyorum. Bu oldukça sakinleştirici bir zaman geçirme yöntemi.Я люблю рыбалку. Это очень успокаивающее времяпровождение.
İlgili Sayfalar