Ana içeriğe geç
Sözlük

tutmak ile cümle

tutmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Erken dönemlerde evreni düzenli tutmak çok da kolay değil, epey hassas bir sistem gerektiriyor.繊細な調節が必要です これは初期の宇宙が無作為に
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Če prvo, je bila verjetno prenesena fotografije, ki svoje vodenje.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.En el primer caso, se había trasladado probablemente la fotografía de su custodia.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Ha az előbbi, ő valószínűleg át a fényképet az ő vezetése.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Hvis den tidligere, havde hun sandsynligvis overført fotografiet til sin holder.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.În cazul în care fostul, ea a avut, probabil, transferat fotografia la păstrarea lui.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.In het eerste geval had ze waarschijnlijk overgedragen aan zijn foto te houden.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Jika yang pertama, ia mungkin telah dipindahkan foto untuk menjaga nya.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Jos entinen, hän luultavasti siirtää valokuvan arvonsa.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.전자의 경우, 그녀는 아마도 자신의 유지에 사진을 전송했다.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Nel primo caso, che aveva probabilmente trasferito la fotografia che ha in custodia.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Nếu trước đây, cô đã có thể chuyển bức ảnh lưu giữ của mình.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.No primeiro caso, ela provavelmente tinha transferido a fotografia a sua guarda.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Om den förra, hade hon överfört nog bilden till hans hålla.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Si la première, elle avait dû transférer la photo à sa garde.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.V prvním případě měla pravděpodobně převedeny na fotografii jeho udržení.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.V prvom prípade mala pravdepodobne prevedené na fotografiu s jeho udržanie.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Wenn der ehemalige, hatte sie wohl die Fotografie zu seinem halten übertragen.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.W pierwszym przypadku, miała prawdopodobnie przeniesione na zdjęciu do jego utrzymania.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Στην πρώτη περίπτωση, είχε μεταφερθεί κατά πάσα πιθανότητα η φωτογραφία για τη διατήρηση του.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Ако бивш, вероятно тя е прехвърлена на снимката му водене.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Если первое, то она, вероятно, передается фотографией его хранение.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.Якщо перше, то вона, ймовірно, передається фотографією його зберігання.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.אם לשעבר, היא כנראה העבירה את התצלום שמירה שלו.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.إذا كانت الأولى ، وقالت انها نقلت على الأرجح إلى حفظ صورة له.
Eski ise, o muhtemelen onun tutmak için fotoğraf transfer etmişti.後者の場合、それは可能性は低くなった。
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.C'est de garder les hommes autour de lui en vie.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.De mannen om hem heen beschermen.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.È di mantenere in vita gli uomini intorno a lui.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.É manter os homens à sua volta vivos.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak. Görev yaptığı köyde barışı sağlamak.La de llevar la paz al pueblo donde trabaja.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak. Görev yaptığı köyde barışı sağlamak.Misji ochrony życia ludzi wokół niego, oraz zaprowadzania pokoju w osadach, w której pracuje.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.Hogy életben tartsa az embereket maga körül.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.Je to udržet muže okolo naživu.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.그 주위 사람들의 목숨을 지키는 것입니다.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.Là giữ những người xung quanh anh sống sót.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.Und die Männer um ihn herum am Leben zu halten.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.Untuk mempertahankan orang-orang di sekitarnya agar tetap hidup.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.Να κρατήσει τους άνδρες γύρω του ζωντανούς.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.И да пази мъжете около него живи.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.Сохранить жизнь людям вокруг.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.Це - зберегти життя людям навколо.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.לשמור על חיי האנשים שסביבו.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.والحفاظ على الرجال من حوله أحياء.
Etrafındaki insanları hayatta tutmak.彼が活動している村の平和を取り戻すこと
Evet. Bir şeyi tutmak istiyorsun.Chceš něco držet.
Evet. Bir şeyi tutmak istiyorsun.Tu veux retenir quelque chose.
Evet. Bir şeyi tutmak istiyorsun.Vrei să "prinzi" ceva...
Fark etmez. Bizim işimiz, o dişi tilki Central'da kaplanlar tarafından kuşatılmışken bu kaleyi tutmak.Tak czy inaczej, mamy utrzymać ten fort w czasie, gdy ta lisica będzie między tygrysami w Central.
Geçtiğimiz dokuz yılda, sözümü tutmak için savaştım.지난 9년 동안 나는 그것을 지키려 싸워 왔습니다.
Geçtiğimiz dokuz yılda, sözümü tutmak için savaştım.Během posledních devíti let jsem bojoval pro to, abych to splnil.
Geçtiğimiz dokuz yılda, sözümü tutmak için savaştım.Durante gli ultimi 9 anni, ho combattuto per mantenerla
Geçtiğimiz dokuz yılda, sözümü tutmak için savaştım.En de strijd heeft mij tot hier geleid
Geçtiğimiz dokuz yılda, sözümü tutmak için savaştım.És a harc ide vezetett.
Geçtiğimiz dokuz yılda, sözümü tutmak için savaştım.I de seneste ni år, har jeg kæmpet for at opfylde det.
Geçtiğimiz dokuz yılda, sözümü tutmak için savaştım.În ultimii nouă ani, I s-au luptat pentru a împlini aceasta.
Geçtiğimiz dokuz yılda, sözümü tutmak için savaştım.¿Lo ves?
Geçtiğimiz dokuz yılda, sözümü tutmak için savaştım.Nos últimos nove anos, eu lutei para cumprí-la.
Geçtiğimiz dokuz yılda, sözümü tutmak için savaştım.Selama sembilan tahun terakhir, saya telah berjuang untuk memenuhinya.
Geçtiğimiz dokuz yılda, sözümü tutmak için savaştım.Trong chín năm qua, tôi đã chiến đấu để hoàn thành nó.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod