Ana içeriğe geç
Sözlük

tutmak ile cümle

tutmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.É suster a respiração o mais que se consiga num local, sem nos mexermos.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Itt annyi ideig tartják vissza a levegőt, ameddig csak tudják, egy helyben, mozgás nélkül.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.그것은 한 장소에서 움직임 없이 가능한 숨을 오래 참는 것입니다.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Là, vous retenez votre souffle aussi longtemps que vous pouvez, en restant immobile, sans bouger.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Polega na wstrzymaniu oddechu tak długo jak potrafisz w jednym miejscu, bez poruszania się.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Při té je cílem na co nejdéle zadržet dech a zůstat bez hnutí na jednom místě.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Siinä pidätetään hengitystä mahdollisimman kauan liikkumatta.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.To je zadržanie dychu tak dlho ako dokážete na jednom mieste bez hýbania.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Trạng thái nín thở lâu nhất mà bạn có thể tại một chỗ mà không di chuyển.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Που σημαίνει να κρατάς την απαπνοή σου για όση ώρα αντέχεις μένοντας σε ένα σημείο ακίνητος.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.При нея в статично положение задържаш въздуха си колкото се може по - дълго.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Это когда вы останавливаете дыхание как можно дольше, при этом оставаясь без движения на месте.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.זה לעצור את הנשימה זמן רב ככל שאפשר במקום אחד בלי לזוז.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.وهو حبس أنفاسك لأطول مدة ممكنة في مكان واحد دون أن تتحرك
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.できる限り呼吸を止めるというものです 私が学んだのはこれでした
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?Choďte dole do ohnivej jamy samotné, s cieľom udržať túto mrazu?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?Jděte dolů do ohnivé jámy samotné, s cílem udržet tuto mrazu?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?네, 너희는 신들! 이 서리를 유지하기 위해 불타는 구덩이 자체에 가서?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?Siirry alas tuliseen kuoppaan itse, pitääkseen ulos tästä pakkanen?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?yea, אלוהים אדירים! לרדת לבור לוהט עצמה, כדי לשמור את זה כפור?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?Спуститесь на огненную яму себе, для того, чтобы держаться в такой мороз?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?Спустіться на вогняну яму собі, для того, щоб триматися в такий мороз?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?نعم ، وأنتم آلهة! النزول الى الحفرة النارية نفسها ، من أجل إبعاد هذا الصقيع؟
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?今、そのラザロが、ダイブのドアの前に縁石にそこ座礁にあるべき
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.Dalam hal ini, membuat suatu catatan harian membantu perkembangan pribadi.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.Dans ce cas, tenir un journal soutient le développement personnel.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.Ebben az esetben, a naplóírás támogatja a személyes fejlődést.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.En este caso: llevar un diario fortalece el desarrollo personal.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.Hier unterstützt Tagebuchführung die persönliche Entwicklung.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.I det här fallet, "Att skriva dagbok stödjer personlig utveckling" --
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.I det her tilfælde støtter en dagbog personlig udvikling.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.În acest caz, a ţine un jurnal susţine dezvoltarea personală.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.In dit geval ondersteunt het houden van een dagboek persoonlijke ontwikkeling.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.In questo caso, tenere un diario aiuta lo sviluppo personale.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.이것의 경우, 다이어리를 갖는 것이 자기 계발에 도움을 줍니다.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.Neste caso, manter um diário fortalece o desenvolvimento pessoal.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.Trong trường hợp này, việc có một quyển nhật ký giúp ta tự phát triển bản thân.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.Vedení deníku v případech jako tento napomáhá osobnímu rozvoji.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.V tomto prípade, vedenie denníka podporuje osobný rast.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.W tym przypadku, prowadzenie dziennika pomaga w rozwoju osobistym.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.Σ' αυτήν την περίπτωση, το να κρατάς ένα ημερολόγιο υποστηρίζει την προσωπική ανάπτυξη.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.В този случай, воденето на дневник подкрепя личното развитие.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.В этом случае, ведение дневника способствует личностному развитию.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.Я веду щоденник і це допомагає мені в особистому розвитку.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.במקרה הזה, כתיבת יומן תומכת בהתפתחות האישית.
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.في هذه الحالة كنا ندفع في ان يكتب المرء مذكراته من اجل ان يدعم نموه الشخصي
Bu durumda, günlük tutmak kişisel gelişimi destekler.私的な成長を助けてくれます 私は12歳の頃から日記を書いています
Bu geminin mürettebatı onu özellikle sessiz tutmak istiyor.A tripulação desta embarcação tenta conscienciosamente manter a quietude.
Bu geminin mürettebatı onu özellikle sessiz tutmak istiyor.Cet équipage essaye de limiter le bruit.
Bu geminin mürettebatı onu özellikle sessiz tutmak istiyor.Hier versucht die Besatzung leise zu sein.
Bu geminin mürettebatı onu özellikle sessiz tutmak istiyor.이런 배의 선원은 의식적으로 고요함을 지키려고 노력합니다.
Bu geminin mürettebatı onu özellikle sessiz tutmak istiyor.La tripulación de este buque conscientemente intenta mantenerse en silencio.
Bu geminin mürettebatı onu özellikle sessiz tutmak istiyor.L'equipaggio di questa barca cerca di mantenerla silenziosa.
Bu geminin mürettebatı onu özellikle sessiz tutmak istiyor.Para awak kapal ini mencoba sadar untuk tetap tenang.
Bu geminin mürettebatı onu özellikle sessiz tutmak istiyor.Екипажът на този съд съвестно се стреми да пази тишина.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.00:08:26,840 --> 00:08:33,000 Eine so große Website zu führen und ein so riesigen Tracker.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.54 00:08:27.000 --> 00:08:33.480 A:end L:82% Att rent tekniskt driva en så stor sajt och tracker.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.54 00:08:27.000 --> 00:08:33.480 A:end L:82% Att rent tekniskt driva en så stor sajt och tracker.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.Att rent tekniskt driva en så stor sajt och tracker.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.Držet v chodu tak velkou webovou stránku a tracker po technické stránce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod