İlk şey tutku.Prvou vecou je vášeň.
İlk şey tutku.To první je vášeň.
İlk şey tutku.Und das Erste ist Leidenschaft.
İlk şey tutku.Το πρώτο συστατικό είναι το πάθος.
İlk şey tutku.И първото нещо е Страстта.
İlk şey tutku.Первое — это страсть.
İlk şey tutku.Перше — це пристрасть.
İlk şey tutku.והדבר הראשון הוא תשוקה.
İlk şey tutku.وأول شيء هو الشغف
İlk şey tutku.フリーマン・トーマス「熱意こそ私の原動力」
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Az emberek szenvedéllyel dolgoznak olyasmin, ami érdekli őket, vagy ami kihívást jelent.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Ihmiset työskentelevät intohimoisimmin heitä kiinnostavien ja haastavien asioiden parissa.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Le persone lavorano con passione su cose che le interessano e le stimolano.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Les gens travaillent avec passion sur ce qui les intéresse et leur offre un défi.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Lidé se zápalem pracují na věcech, které je zajímají a jsou pro ně výzvou.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Ljudje s strastjo delajo reči, ki jih zanimajo in so jim izziv.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Ludzie pracują z pasją nad tym, co ich interesuje i co stanowi dla nich wyzwanie.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Människor arbetar passionerat med saker som intresserar och utmanar dem.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Menschen arbeiten mit Leidenschaft für die Dinge, die sie interessieren und herausfordern.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Mensen werken met passie aan dingen die hen interesseren en uitdagen.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Oamenii muncesc cu pasiune la lucrurile care-i interesează și care reprezintă o provocare pentru ei.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Οι άνθρωποι δουλεύουν με πάθος σε πράγματα τα οποία τους ενδιαφέρουν και τους προκαλούν.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Люди работают с энтузиазмом над тем, что им интересно, что бросает им вызов.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.Хората работят със страст върху нещата, които са предизвикателство и събуждат интереса им.
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.الناس تعمل بشغف على الأمور التي تهمهم وتتحداهم.
İnsanlığın en büyük tutkusu ait olmak ve bağlanmaktır.Největší touhou lidstva je někam náležit, být s ostatními.
İnsanlığın en büyük tutkusu ait olmak ve bağlanmaktır.Y ahora nos vemos
İnsanlığın en büyük tutkusu ait olmak ve bağlanmaktır.رغبة الإنسان العظمى هي أن ينتمي.. أن يصبح متصلاً بالأخرين
İnsanlığın en büyük tutkusu ait olmak ve bağlanmaktır.ひとつとなり、繋がること。 そしていま、私たちは互いに声をかけ、顔を会わせています。
İntihar edenler heyecanı bilmezler, İntihar edenler tutkuyu bilmezler...Din cauză că nu mai suportau să trăiască aşa, tern şi fără pasiune.
İntihar edenler heyecanı bilmezler, İntihar edenler tutkuyu bilmezler...Nincs vérszomj.
İntihar edenler heyecanı bilmezler, İntihar edenler tutkuyu bilmezler...No tiene nada que ver con el gusto por la sangre.
İntihar edenler heyecanı bilmezler, İntihar edenler tutkuyu bilmezler....אין בו שום תאווה לשפיכות דמים .אין בו שום להט
İntihar edenler heyecanı bilmezler, İntihar edenler tutkuyu bilmezler...لأنهم لا يستطيعون أن يوقفوا حياتهم هكذا بدون نزف
İpe tutunmaya devam edenlerin tutkusuna karşılık, onlar kadar güçlü, onu koparmak isteyenler de vardı.Bland slagen för att leva i fred ansågs kampen för att kontrollera sexualiteten som särskilt viktig.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.A szenvedélyről is beszélek.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.C'est une question de passion.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Chodzi o pasję.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Det handlar om passion.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Det handler om lidenskab.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.È questione di passione.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Es geht um Leidenschaft.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Este vorba de pasiune.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Gre za strast.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Het gaat over passie.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Jde o nadšení.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Je to o zápale.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Juga mengenai antusiasme.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.바로 열정입니다.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.On kyse intohimosta.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Se trata de la pasión.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Tem a ver com paixão.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Vấn đề là ở đam mê.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Πρόκειται για το πάθος.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Вся справа у пристрасті.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Речь об энтузиазме.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.Става въпрос за страст.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.זה גם קשור לתשוקה.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.إنها أيضاً عن الشغف.
İşin biraz da tutkuyla alakası var.人は本当に好きなことに上達するものです