Eğer "Buraya tutkularının peşinden giderek mi geldin?" diye sorarsanız adam size güler.彼は笑うだろうね 彼は6000万ドルの投資を持ちかけられたが
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?Als jij niet gepassioneerd bent over je bedrijf, waarom iemand anders dan wel?
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?Dacă nu sînteți pasionat de propria companie de ce altcineva ar trebui să fie pasionat?
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?Jeśli jej nie masz to jak porwiesz za sobą innych? Jeśli jej nie masz to jak porwiesz za sobą innych?
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?창업자가 자기 회사에 대해 열정이 없다면 대체 왜 다른사람들이 그 회사에 열정을 가질까요?
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?Nếu bạn không có đam mê với công ty của chính mình thì làm sao những người khác có thể?
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?Se non hai passione per la tua società, perché dovrebbe averla un altro?
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?Si no los apasiona su empresa,
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?Si vous n'êtes pas passionné par votre entreprise, pourquoi diable quelqu'un d'autre devrait l'être?
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?Wenn Sie für Ihr Unternehmen keine Leidenschaft zeigen, warum sollte es dann irgendjemand sonst tun?
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?Ако не сте пламенни за вашата собствена компания, защо за бога някой друг трябва да бъде пламенен?
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?אם אתה לא חש תשוקה לגבי החברה שלך למה שלמישהו אחר תהיה תשוקה כזאת?
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?إن لم تكن شغوفا بشركتك , لماذا على الآخرين يكونوا شغوفين بها؟
Eğer kendi şirketiniz hakkında tutkulu değilseniz, başka kim tutkulu olsun ki?他の人が一体なぜ情熱を持てるでしょうか? 誰が投資しようなんて
En büyük tutkum bir şehir yaratmak.저의 제일 큰 관심사는 도시 만들기 입니다.
En büyük tutkum bir şehir yaratmak.La mia passione è "Fare città".
En büyük tutkum bir şehir yaratmak.Ma grande passion est de Faire des Villes.
En büyük tutkum bir şehir yaratmak.Moją pasją jest tworzenie miasta.
Enerjilerini, tutkularını beslemiyor.에너지와 열정을 채워주질 않기 때문입니다.
Enerjilerini, tutkularını beslemiyor.là vì nó không nuôi dưỡng tâm hồn họ, nó không nuôi dưỡng sức sống hay đam mê trong họ.
Enerjilerini, tutkularını beslemiyor.Se ei energisoi heitä eikä nostata intohimoa.
Enerjilerini, tutkularını beslemiyor.היא אינה מזינה את האנרגיה שלהם או את תשוקתם.
Enerjilerini, tutkularını beslemiyor.إنه لا يغذي طاقاتهم أو شغفهم.
Enerjilerini, tutkularını beslemiyor.ですから 教育のモデルを変える必要があります
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.Adalah sebuah hasrat yang timbul dari melakukan yang terbaik dan memiliki flow ketika Anda bekerja.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.C'est une sorte de passion qui vient pour faire le maximum et être centré quand vous travaillez.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.Det är en sorts passion som kommer sig av att göra det bästa och uppleva "flow" medan man arbetar.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.Det er en slags passion, der kommer af at gøre sit bedste og opleve flow mens man arbejder.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.Es ist eine Leidenschaft, die daher stammt, während der Arbeit das Beste zu geben und im Flow zu sein.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.Este un fel de pasiune care vine când faci ce e cel mai bun şi având "starea de flux" în timp ce lucrezi.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.Es una pasión que aparece desde lo que haces lo mejor y teniendo fluidez mientras lo trabajas.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.E' una specie di passione che deriva da fare del proprio meglio ed avere flow mentre si lavora.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.Gre za nekakšno strast, ko delaš najbolje, kar lahko in pri tem občutiš zanos.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.Het is een soort passie die voortkomt uit het beste doen en flow hebben terwijl je werkt.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.(Hledejte svou vášeň a nadšení. Jděte do firem, které oslovují vaši duši.)
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.일을 하는 동안 최선을 다하게 되거나 몰입을 하게 되는 것은 일종의 열정입니다.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.To rodzaj pasji, która wypływa z robienia czegoś najlepszego i doświadczania uskrzydlenia podczas pracy.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.Είναι ένα είδος πάθους που έρχεται από το να κάνεις το καλύτερο που μπορείς και να έχεις 'ροή' ενώ δουλεύεις.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.זה סוג של תשוקה שבאה מעשיית הדבר הטוב ביותר וחווית זרימה בזמן שאתה עובד.
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.إنه نوع من العاطفة يأتي من فعل أفضل ما يمكن وأن تسير الأمور بتدفق عندما تعمل
En iyisini yapmaktan ve çalışırken akışa sahip olmaktan gelen bir tür tutku bu.フローの状態に至っていることから得られるものです これは ソニーの創始者である井深 大の味わい深い一言です
En önemlisi tutkudur.A coisa mais importante é a paixão.
En önemlisi tutkudur.A legfontosabb dolog a szenvedély.
En önemlisi tutkudur. Birisine bir fikir verirsiniz.In če je ta oseba noče uresničiti, kaj boš potem?
En önemlisi tutkudur. Birisine bir fikir verirsiniz.We worden vrienden en onderzoeken wat die persoon wil gaan doen.
En önemlisi tutkudur.Cái quan trọng nhất là khát vọng.
En önemlisi tutkudur.Cel mai important aspect e pasiunea.
En önemlisi tutkudur.Das Wichtigste ist die Leidenschaft.
En önemlisi tutkudur.Den vigtigste ting er passion.
En önemlisi tutkudur.Det viktigaste är passion.
En önemlisi tutkudur.Hal yang paling penting adalah gairah.
En önemlisi tutkudur.가장 중요한 것은 열정입니다.
En önemlisi tutkudur.La cosa più importante è la passione.
En önemlisi tutkudur.Le plus important, c'est la passion.
En önemlisi tutkudur.Lo más importante es la pasión.
En önemlisi tutkudur.Najdôležitejšia je vášeň.
En önemlisi tutkudur.Najważniejsza jest pasja.
En önemlisi tutkudur.Tärkeintä on intohimo.
En önemlisi tutkudur.Το πιο σημαντικό πράγμα είναι το πάθος.
En önemlisi tutkudur.Ентузіазм - ось що головне.