Bazı mobilyalar tutkal ile monte edilir.Some furniture is put together with glue.
O kutudaki tutkal ve makası bana uzat lütfen.Hand me the glue and the scissors in that box, please.
Tom'un gözleri ekrana tutkallıydı.Tom's eyes were glued to the screen.
Tutkalı bana ver.Hand me the glue.
Fazla tutkal kullanma.Don't use too much glue.
Bu yapışkan sıvı tutkal olarak kullanılabilir.This sticky liquid can be used as glue.
Diğer gözü de dört yaşından beridir tutkal kokluyormuş gibi duruyordu."The other eye looked like he'd been sniffing glue since he was four."
İşlem tamamlandığında, hücre, bir tutkal tabakası ile kapatıldı.When complete, the cell was sealed with a layer of marine glue.
Bağboğanları tutkalsızdır, aşırı esmer ve kadife gibidir.Tefé, likewise, is rendered powerless and mortal.
Paste Pot Pete :Rakiplerine tutkalla saldırır.Pete's spell as a performer in ATTACK!
Oyun bizleri birarada tutan bir tutkaldır.Play is the glue that binds us together.
Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır, bütün bu şeyleri biraraya getirirler.But designers are really the glue that brings these things together.
Tutunma cırt cırt, emme veya tutkalla sağlanmıyor.They don't stick by Velcro or suction or glue.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.We need to employ someone to glue and to screw the sole of the feet.
Kafa derisini hazırlamak için bir süreç gerektirmiyor, ya da geçirgen jel veya tutkal.It doesn't require any scalp preparation, no conductive gel or paste.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.And this is the sort of thing that we had to deal with: There was glue on the spine of the book.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.And that glue is hide glue.
Üstteki kısım Elmer tahta tutkalı.The top half is Elmer's wood glue.
Pudra haline getirilmiş tutkal ve boya birbirine karıştırılır.Mit dem Finger werden die Farben verwischt und miteinander vermischt.
Bağboğanları tutkalsızdır, aşırı esmer ve kadife gibidir.C’est un Seigneur de l’effroi, tout comme Varimathras et Mal’Ganis.
Bağboğanları tutkalsızdır, aşırı esmer ve kadife gibidir.Así como matorrales, huizaches y mezquite.
Boya ve tutkal ham maddelerinin depolanma ve transferlerinde kullanılmaktadır.Las pieles se congelan para almacenamiento y transporte.
Ön panelin parmak izinden tamamen kopuk bir tutkal kaplaması var.Por último posee un sensor de huellas dactilar.
Şiddetli Çekirdek Kuvveti: Gluon (yani 'tutkal' parçacığı) tarafından iletilir.(EN) Sorcerer's Place sezione dedicata a Planescape: Torment.
Nibbles bunu görür, başka bir fişeğe tutkal sürer ve "nezaketle" Tom'a verir.Нибблз спасает Джерри, намазав очередной фейерверк клеем и «услужливо» отдав его Тому.
Şiddetli Çekirdek Kuvveti: Gluon (yani 'tutkal' parçacığı) tarafından iletilir.Благоразумный разбойник (толкование притчи) (неопр.).
Endüstride tutkal, kâğıt ve tekstil yapımında kullanılır.ويستخدم في صناعة الورق، وفي صناعة النسيج والتغطية.
Diğer gözü de dört yaşından beridir tutkal kokluyormuş gibi duruyordu."O outro olho fazia parecer que ele cheirava cola desde os quatro anos".
Diğer gözü de dört yaşından beridir tutkal kokluyormuş gibi duruyordu."Storlabben häckar som tidigast vid fyra års ålder.
Diğer gözü de dört yaşından beridir tutkal kokluyormuş gibi duruyordu."Celălalt ochi arăta ca și cum el ar fi mirosit lipici încontinuu de când era mic.”
Ancak parçaları bir arada tutan tutkalın iyi korunması gerekir.Doar cei care vor implora protecția noastră se vor afla în siguranță.
Diğer gözü de dört yaşından beridir tutkal kokluyormuş gibi duruyordu."Con mắt kia thì trông như thể ông ấy đã hít keo dán từ khi lên bốn tuổi."
Bağboğanları tutkalsızdır, aşırı esmer ve kadife gibidir.聖なるものとしての性は畏怖すべきものでもあり魅惑的なものでもある。
2002 yılında, aralık ahşap kombinasyon tutkalı içerecek şekilde genişletildi. ^ SitesiOktobra 2002 je izšla kompilacija Drž'te jih!
Endüstride tutkal, kâğıt ve tekstil yapımında kullanılır.Pramonėje naudojamas klijų, popieriaus, tekstilės gamyboje.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Chúng ta cần tuyển ai đó để dán và siết con vít ở lòng bàn chân.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Dobbiamo assumere qualcuno che incolli e avviti le piante dei piedi.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Fel kell vennünk valakit, hogy ragassza és csavarozza a talpakat!
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.우리는 의족바닥을 접합하여 나사를 죌 사람을 고용해야 해요.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Musíme niekoho zamestnať, kto bude lepiť a skrutkovať podrážky na chodidlá.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Musimy kogoś zatrudnić, żeby kleił i przykręcał podeszwy stóp.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Necesitamos emplear a alguien que pegue y atornille las suelas de los pies.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Nous avons besoin d'employer quelqu'un pour coller et visser la semelle des pieds.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Potřebujeme zaměstnat někoho, kdo bude lepit a šroubovat podrážky chodidel.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım."Precisamos de contratar alguém "para colar e atarraxar a sola dos pés.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Trebuie să angajăm pe cineva să lipească și să înșurubeze tălpile protezelor.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.We moeten iemand in dienst nemen om de zolen van de voeten te plakken en te schroeven.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Wir müssen jemanden einstellen, um die Sohlen der Füße zu kleben und zu schrauben.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Πρέπει να προσλάβουμε κάποιον να κολλάει και να βιδώνει τη σόλα του ποδιού.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Нужен кто-то, чтобы склеивать и сверлить протезы.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Трябва да назначим някой да лепи и да сглобява долната част на ходилото.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.אנחנו חייבים להעסיק מישהו כדי שידביק ויבריג את הסוליות של הרגליים.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.نحتاج لتوظيف شخص ما لإلصاق وتثبيت براغي نعل الرجل.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.者を雇わねばなりません 増産する必要があるのです」
Eğer kitap tamiri ile uğraşan biri iseniz, bu tutkalı kolay sayılabilecek bir biçimde çıkarabilirsiniz.Als je conservator bent, kun je deze lijm redelijk gemakkelijk verwijderen.
Eğer kitap tamiri ile uğraşan biri iseniz, bu tutkalı kolay sayılabilecek bir biçimde çıkarabilirsiniz.Dacă eşti restaurator, poţi înlătura acest clei foarte uşor.
Eğer kitap tamiri ile uğraşan biri iseniz, bu tutkalı kolay sayılabilecek bir biçimde çıkarabilirsiniz.Egy restaurátor számára ez a ragasztó viszonylag könnyen kiszedhető.
Eğer kitap tamiri ile uğraşan biri iseniz, bu tutkalı kolay sayılabilecek bir biçimde çıkarabilirsiniz.Hvis man er konservator, kan man relativt nemt fjerne denne slags lim.
Eğer kitap tamiri ile uğraşan biri iseniz, bu tutkalı kolay sayılabilecek bir biçimde çıkarabilirsiniz.보존 전문가라면 이 접착제를 비교적 쉽게 제거할 수 있습니다
Eğer kitap tamiri ile uğraşan biri iseniz, bu tutkalı kolay sayılabilecek bir biçimde çıkarabilirsiniz.Konserwator usunie taki klej z łatwością.