Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Затова ще поговоря по този въпрос, като се има предвид, че имаме доста материал в програмата.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.Поэтому я поговорю об этом немного, учитывая, что в нашей программе ещё много чего есть.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.אז אני עומד לדבר קצת על זה, ואני מודע לכך שיש לנו עוד הרבה בתכנית.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.ولذلك سأتكلم قليللا عن ذلك.. مراعيا بأن هنالك الكثير الذي يجب أن يغطى في البرنامج.
Ve, gündemimizde çok şey olduğunu akılda tutarak, biraz bu konu hakkında konuşacağım.それについて少し話しましょう あなたは森にいるか 牧草地にいます
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."A myslet si, že kapesník před ústa po celou dobu.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."A myslieť si, že vreckovku pred ústa po celú dobu.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Dan memegang saputangan yang menutupi mulutnya sepanjang waktu.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."En te oordelen dat zakdoek voor zijn mond de hele tijd.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."E segurando esse lenço sobre a boca o tempo todo.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."És úgy vélte, hogy zsebkendőt a szája fölött mindig.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."E tenendo quel fazzoletto sulla bocca per tutto il tempo.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Et maintenant que ce mouchoir sur sa bouche tout le temps.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."In je menilo, da robec čez usta ves čas.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."I stwierdzając, że chusteczką usta cały czas.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Ja se katsoi, että nenäliinan hänen suunsa koko ajan.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."그의 입을 통해 항상 그 손수건을 들고.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Och fann att näsduk över hans mun hela tiden.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Şi a considerat că batista peste gura lui tot timpul.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Und hält das Taschentuch vor den Mund die ganze Zeit.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Và giữ chiếc khăn tay trên miệng tất cả các thời gian.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Y la celebración de ese pañuelo sobre su boca todo el tiempo.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Και κρίνοντας ότι μαντήλι πάνω από το στόμα του όλη την ώρα.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."Благослови душа моя жива" сказала вона, іде по дотичній, "це не ви зробили їх taters тим не менш, Міллі? "
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak."И че носна кърпа над устата му през цялото време.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak.واضاف "القابضة التي منديلا على فمه في كل وقت.
"Ve onun ağzına her zaman bu mendil tutarak.それを介しトーキン! ...
Ve sonra karnını tutarak eve koşarken gördük.Dan kemudian kami melihat dia lari ke rumahnya sambil memegang perutnya.
Ve sonra karnını tutarak eve koşarken gördük.En toen zagen we hem naar zijn huis te rennen terwijl hij zijn buik vasthield.
Ve sonra karnını tutarak eve koşarken gördük.E poi l'abbiamo visto correre verso casa tenendosi lo stomaco con la mano.
Ve sonra karnını tutarak eve koşarken gördük.Et puis, nous l'avons vu courir chez lui tout en tenant son estomac.
Ve sonra karnını tutarak eve koşarken gördük."Mój brzuch, mój brzuch!" i potem zobaczyliśmy, jak biegł do domu, trzymając się za brzuch.
Ve sonra karnını tutarak eve koşarken gördük."Moj trebuh, moj trebuh!" Nato je stekel proti domu in se je držal za trebuh.
Ve sonra karnını tutarak eve koşarken gördük.Och sedan ser vi honom springa hem till sig,och att han håller sig för magen.
Ve sonra karnını tutarak eve koşarken gördük.Und dann sahen wir ihn nach Hause rennen, während er sich den Bauch hielt.
Ve sonra karnını tutarak eve koşarken gördük.ثم وجدناه يتوجه إلى منزله مُمسكًا ببطنه.
-- ve tanımsız yapacak değerleri hariç tutarak제외를 했기 때문에 분모는 0이 아니고
-- ve tanımsız yapacak değerleri hariç tutarakواحدة من هذه العبارات تساوي 0، وهذا
Yani basıncı sabit tutarak sıcaklığın arttığı bir ortamda bunu yapmak için tek yol hacmi artırmaktır. -אם אתה משאיר את הלחץ קבוע, הדרך היחידה שאתה יכול לעשות את זה היא ע"י הגדלת הנפח כאשר אתה מגדיל את
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Celé roky ve škole prosedí a zadržují to.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Chúng đã quen với việc "ngồi" qua những bài học từ rất nhiều năm.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Di solito stanno sedute durante le lezioni per anni e anni tenendolsela dentro.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Elles ont l'habitude de s'asseoir pendant les cours pendant des années en se retenant.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Erau obișnuite să stea la lecții an de an și să se țină.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Están acostumbradas a sentarse durante las clases por años y años manteniéndolo.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Habituaram-se a passar as aulas ao longo dos anos a aguentarem-se.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.화장실에 가고 싶어도 수업 시간 내내 꾹 참는 일에 익숙해져 있어요.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Mereka sudah terbiasa duduk selama pelajaran sambil menahan buang air selama bertahun-tahun.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Od lat są przyzwyczajone do siedzenia na lekcjach i wstrzymywania potrzeb fizjologicznych.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Sie haben sich über Jahre im Unterricht daran gewöhnt, sich den Gang auf die Toilette zu verkneifen.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Zij moeten jarenlang hun plas ophouden terwijl ze in de les zitten.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Έχουν συνηθίσει να κάθονται επί ώρες στο σχολείο για χρόνια και χρόνια και να τα κρατάνε.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Вони звикли сидіти впродовж всіх уроків протягом багатьох років і терпіти.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.Девочки привыкли терпеть, пока идёт урок, и это длится не один год.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.הן התרגלו לשבת בשיעורים ולהתאפק, במשך שנים על גבי שנים.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.لقد اعتادوا الجلوس خلال الدروس لسنوات وسنوات وهم ممتنعين عن قضاء حاجتهم.
Yıllardır, derslerde tuvaletlerini tutarak oturmaya alışmışlar.一日が終わっても それが毎日続き
Yüzü sadece, biraz karanlık ve şişmiş göründü, herhangi bir duygu vermedi onun nefesini tutarak sanki.Hans ansikte visade inga känslor, bara det verkade lite mörkare och svullna, som om han hade hållit andan.
Yüzü sadece, biraz karanlık ve şişmiş göründü, herhangi bir duygu vermedi onun nefesini tutarak sanki.Jeho tvář neukázal žádné emoce, jen to vypadalo trochu tmavé a nateklé, as ačkoli on byl zadržoval dech.
Yüzü sadece, biraz karanlık ve şişmiş göründü, herhangi bir duygu vermedi onun nefesini tutarak sanki.Jeho tvár neukázal žiadne emócie, len to vyzeralo trochu tmavé a opuchnuté, as hoci on bol zadržiaval dych.