Ana içeriğe geç
Sözlük

tutar ile cümle

tutar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Odasını her zaman temiz tutar.She always keeps her room clean.
O, her zaman saçını temiz tutar.She always keeps her hair clean.
Odasını her zaman iyi durumda tutar.She always keeps her room in good order.
O, aldığı her şeyin kaydını tutar.She keeps a record of everything she buys.
O, günlüğünü İngilizce olarak tutar.She keeps her diary in English.
Her zaman elinde bir sopa tutar.She always keeps a stick in her hand.
O, bir günlük tutardı, ama artık tutmuyor.She used to keep a diary, but she no longer does.
O, saçlarını bukleleli tutar.She keeps her hair in curls.
Odasını her zaman temiz ve düzenli tutar.She always keeps her room neat and tidy.
Hava yoluyla gitmen ne kadar tutar?How much will it cost you to go by air?
Çantayı tutarken terkedilmek istemiyorum.I don't want to be left holding the bag.
Anne tavşan kendi vücudu ile yavrularını sıcak tutar.A mother rabbit keeps her babies warm with her own body.
Onu tutar mısın?Can you handle it?
Bir buzdolabı eti taze tutar.A refrigerator keeps meat fresh.
İş ilişkilerim hakkında günlük kayıt tutarım.I keep a daily record of my business dealings.
Nefesinizi tutarak kendinizi öldüremezsiniz.You cannot kill yourself by holding your breath.
O, sözünü tutar.He keeps his word.
Bir bira ne kadar tutar?How much does a beer cost?
Beni deniz tutar.I feel seasick.
Yürü be kim tutar seni.Haters gonna hate.
Boş torbaları lavabonun altında tutarız.We keep the empty bags under the sink.
Mary mücevherlerini bankada kilitli tutar.Mary keeps her jewels locked up in the bank.
Hawaii gezisi yaklaşık 200 dolar tutar.A trip to Hawaii costs around 200 dollars.
Bu tartışma titiz ve tutarlı ama sonuçta inandırıcı.The argument is rigorous and coherent but ultimately unconvincing.
O kişinin aksanı benim için tutarsızThat person's accent is incoherent to me.
Rüya günlüğü tutar mısın?Do you keep a dream diary?
O, saçını uzun tutar.She keeps her hair long.
Tom arabasının torpido gözünde bir dürbün tutar.Tom keeps a pair of binoculars in the glove compartment of his car.
Tom bir günlük tutar.Tom keeps a diary.
Tom her zaman sözünü tutar.Tom always keeps his word.
Onu omuzlarından tutarak, onu salladı ve bağırdı, "Kendine hakim ol!"Grabbing him by the shoulders, she shook him and yelled, "Snap out of it!"
O her zaman sözlerini tutar.He always keeps his promises.
O, sözlerini her zaman tutar.He always keeps his promises.
Gerçekten dolabı kapalı tutarım.Indeed, I keep the closet closed.
Aslında, dolabı kapalı tutarım.Indeed, I keep the cupboard closed.
Ne olursa olsun, sözümü tutarım.No matter what happens, I'll keep my promise.
Beni taşıt tutar.I get motion sickness.
O haber raporu gerçeklerle tutarsız.That news report is inconsistent with the facts.
Babam her gün bir günlük tutar.My dad keeps a journal every day.
Günlük tutardı fakat artık tutmuyor.She used to keep a diary, but doesn't anymore.
Küçük hediyeler arkadaşlığı canlı tutar.Little presents keep a friendship alive.
Bu elmas servet tutar.This diamond costs a fortune.
Politikacılar sözlerini tutarlar.That the politicians keep their promises.
Bu tutarlar ne oldu?What became of these amounts?
Tom küçük bir kutu tutarak mutfağa doğru yürüdü.Tom walked into the kitchen holding a small box.
Bu sizi ayaklarınızın üzerinde tutar.It keeps you on your toes.
Tom genellikle iskeleden balık tutar ama bazen kıyıdan balık tutar.Tom usually fishes off the dock, but sometimes he fishes from the shore.
Bütün günü balık tutarak geçirelim.Let's spend the whole day fishing.
Bütün günü balık tutarak geçirdik.We spent the whole day fishing.
Tom çok dikkatli kayıtlar tutar.Tom keeps very careful records.
O beni gece uyanık tutar.It keeps me up at night.
O beni gece ayakta tutar.It keeps me up at night.
Gece seni ne uyanık tutar?What keeps you up at night?
Tom tutarsızdır.Tom is inconsistent.
Sen tutarsızsın.You're inconsistent.
Ona güvenebilirsin, o her zaman sözlerini tutar.You can trust her, she always keeps her promises.
Kayır tutarız.We keep records.
Paramın çoğunu ofisimin yanındaki bankada tutarım.I keep most of my money at the bank near my office.
Mary en iyi yemek takımlarını o dolapta tutar.Mary keeps her best dishes in that cabinet.
Tom çöp torbalarını mutfak lavabosunun altında tutar.Tom keeps the garbage bags under the kitchen sink.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod