Ana içeriğe geç
Sözlük

tutan ile cümle

tutan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıТак як вона опинилася холдингу довгий мітлою в руці, вона спробувала полоскотати
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıТъй като тя се случи, да се държи дълго метла в ръката си, тя се опита да гъделичкам
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıמאז היא שבמקרה מחזיק את המטאטא הארוך בידה, ניסתה לדגדג
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıمنذ أن حدث أن يمسك مكنسة طويلة في يدها ، حاولت دغدغة
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıドアからそれとグレゴール。
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıComme elle se trouvait à la tenue à long balai à la main, elle a essayé de chatouiller
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDa hun tilfældigvis holde lange kosten i hånden, hun forsøgte at kildre
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDa quando per caso tenendo la lunga scopa in mano, ha cercato di solleticare
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDa sie zu halten den langen Besen in der Hand passiert, versuchte sie zu kitzeln
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDesde que ela passou a ser segurando a vassoura longa em sua mão, ela tentou fazer cócegas
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDesde que pasó a ser la celebración de la larga escoba en la mano, trató de hacerle cosquillas
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDin ea s-a întâmplat să fie deţin lung mătură în mînă, ea a încercat să stârni
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıEftersom hon råkade vara i sin hand hålla långa kvast försökte hon att kittla
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıKarena ia kebetulan memegang sapu panjang di tangannya, dia mencoba untuk menggelitik
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıKer se je zgodilo, da se držite dolgo metlo v roki, se je poskušal Golicati
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıKể từ khi xảy ra được giữ cây chổi trong tay, cô đã cố gắng để cù
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştı그녀가 손에 긴 빗자루를 들고있을 된 이후, 그녀는 간질하려
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıKoska hän sattui olemaan pitämällä pitkä harja kädessään, hän yritti kutittaa
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıMivel ő történetesen gazdaság hosszú seprű a kezében, ő megpróbált csiki
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıOd kiedy stało się zorganizuje długo miotłą w ręku, starała się łaskotać
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıSinds ze toevallig die de lange bezem in haar hand, ze probeerde te kietelen
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıVzhľadom k tomu, že zhodou okolností drží dlhé metlou v ruke, snažila sa štekliť
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıVzhledem k tomu, že shodou okolností drží dlouhé koštětem v ruce, snažila se lechtat
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıΑπό εκείνη έτυχε να κατέχει τη μεγάλη σκούπα στο χέρι της, προσπάθησε να γαργαλάω
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıТак как она оказалась холдинга долгое метлой в руке, она попыталась пощекотать
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıТак як вона опинилася холдингу довгий мітлою в руці, вона спробувала полоскотати
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıТъй като тя се случи, да се държи дълго метла в ръката си, тя се опита да гъделичкам
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıמאז היא שבמקרה מחזיק את המטאטא הארוך בידה, ניסתה לדגדג
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıمنذ أن حدث أن يمسك مكنسة طويلة في يدها ، حاولت دغدغة
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıドアからそれとグレゴール。
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.A nossa paixão pelo saber é o instrumento da nossa sobrevivência.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Dari perpustakaan gen. semangat kami untuk belajar adalah alat untuk kelangsungan hidup kita.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.우리의 배움을 위한 열정은 생존을 위한 도구였습니다.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.La nostra passione per il sapere č lo strumento per la sopravvivenza.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Notre désir d'apprendre est la clé de notre survie.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Unsere Leidenschaft fürs Lernen kommt unserem Überleben zugute.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Нашата страст към познанието е инструментът за оцеляването ни.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Ai mướn người ngu muội và kẻ khách đi qua đường, Giống như một lính xạ tên làm thương mọi người.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Ai mướn người ngu_muội và kẻ khách đi qua đường , Giống như một lính xạ tên làm thương mọi người .
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Arciere che ferisce tutti i passanti, tale è chi assume uno stolto o un ubriaco
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Ca un arcaş care răneşte pe toată lumea, aşa este celce tocmeşte pe nebuni şi pe întîii veniţi. -
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Comme un archer qui blesse tout le monde, Ainsi est celui qui prend à gage les insensés et les premiers venus.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Como el arquero que hiere a todos, es el que contrata a necios y vagabundos
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Como o flecheiro que fere a todos, assim é aquele que assalaria ao transeunte tolo, ou ao ébrio.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Ein guter Meister macht ein Ding recht; aber wer einen Stümper dingt, dem wird's verderbt.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.En mästare gör själv allt, men dåren lejer, och lejer vem som kommer.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Jako strelec, ktorý raní všetko, tak i ten, kto najíma blázna, i ten, kto najíma idúcich pomimo, sú jedno.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.장인이 온갖 것을 만들지라도 미련한 자를 고용하는 것은 지나가는 자를 고용함과 같으니라
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Kuin jousimies, joka kaikkia haavoittaa, on se, joka tyhmän pestaa, kulkureita pestaa.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Mint a lövöldözõ, a ki mindent megsebez, olyan az, a ki bolondot fogad fel, és a ki csavargókat fogad fel.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Siapa mempekerjakan orang bodoh atau sembarang orang akan merugikan banyak orang
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Som en Skytte, der sårer enhver, som kommer, er den, der lejer en Tåbe og en drukken.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Strelec, ki rani vse, in kdor najme bedaka in postopača, sta enaka.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Veliký pán stvořil všecko, a dává odplatu bláznu, i odměnu přestupníkům.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Wie dwazen en dronkaards in dienst neemt, zal daar anderen schade mee berokkenen.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Wielki Pan stworzył wszystko, a daje zapłatę głupiemu, daje także zapłatę przestępcom.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Ο δυναστης μιαινει τα παντα και μισθονει τους αφρονας, μισθονει και τους παραβατας.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.Сильный делает все произвольно: и глупого награждает, и всякогопрохожего награждает.
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.רב מחולל כל ושכר כסיל ושכר עברים׃
Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.رام يطعن الكل هكذا من يستأجر الجاهل او يستأجر المحتالين.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod