"Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?"-姉が普通に弟にいう言葉ですよね 不幸なことに、それが彼女が弟に言った最後の言葉になりました
Ama dediklerini tutamadılar.Aber sie blieben nicht dran.
Ama dediklerini tutamadılar.Ale nevyriešili nič.
Ama dediklerini tutamadılar.Ale nic neohlídali.
Ama dediklerini tutamadılar.Ale nie dotrzymali słowa.
Ama dediklerini tutamadılar.Dar ei nu au fost pe fază.
Ama dediklerini tutamadılar.ICMJE 会員が編集する学術誌に掲載された
Ama dediklerini tutamadılar.그러나 그들은 약속을 어겼습니다.
Ama dediklerini tutamadılar.Maar ze houden ze niet in de gaten.
Ama dediklerini tutamadılar.Mais ils n'ont pas résisté.
Ama dediklerini tutamadılar.Ma non hanno mantenuto la posizione.
Ama dediklerini tutamadılar.Mas não controlaram nada.
Ama dediklerini tutamadılar.Men de holde ikke linjen.
Ama dediklerini tutamadılar.Mutta he eivät pitäneet pintaansa.
Ama dediklerini tutamadılar.Namun mereka tidak memegang aturan itu.
Ama dediklerini tutamadılar.Nem tartották be a szavukat.
Ama dediklerini tutamadılar.Nhưng họ đã không giữ dòng.
Ama dediklerini tutamadılar.Pero no esperaron.
Ama dediklerini tutamadılar.Αλλά η επιτροπή δεν τήρησε τη γραμμή.
Ama dediklerini tutamadılar.Но они не сдержали слова.
Ama dediklerini tutamadılar.Но те не го правят.
Ama dediklerini tutamadılar.Та вони не дотримали обіцянки.
Ama dediklerini tutamadılar.אבל הם לא נכנסו להמתנה. ב-2008 נערך מחקר
Ama dediklerini tutamadılar.لكنهم لم يقوموا بالمتابعة. في 2008 تم اجراء دراسة
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Aber natürlich konnten die Wissenschaftler nicht anders.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Dar sigur că oamenii de ştiinţă nu s-au putut abţine.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Mais évidemment, ces scientifiques n'ont pas résisté et ils ont commencé à créer leurs propres jeux vidéo.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Persze a kutatók sem tudták megállni, elkezdtek saját játékokat gyártani rá.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Samozřejmě, že vědci si nemohli pomoct, a začali dělat svoje vlastní video hry.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Але, звісно, вчені не втрималися й почали робити власні ігри.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.하지만 역시 과학자들은 어쩔 수 없지요.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Ma ovviamente gli scienziati non sanno frenarsi
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Natuurlijk konden de wetenschappers zich niet beheersen.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Nhưng tất nhiên là các nhà khoa học cũng không khá hơn.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Oczywiście naukowcy nie mogli się powstrzymać.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Pero, claro los científicos no pudieron consigo mismos.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Tapi tentu saja para ilmuwan tidak dapat menahan diri.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Φυσικά οι επιστήμονες δεν μπορούσαν να αντισταθούν.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Но, конечно же, учёные не могли ничего с собой поделать.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Но, разбира се, учените не можеха да се сдържат.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.אבל כמובן המדענים לא יכלו להתאפק.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.ولكن بالتأكيد العلماء لم يتمالكوا أنفسهم
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.独自にゲームを作り始めました
Anlamıyorum. Korkarım sözümü tutamayacağım. Ben de sana yalan söyledim.Nie rozumiem. <i>Wygląda na to, że nie dotrzymam słowa.</i>
Anlamıyorum. Korkarım sözümü tutamayacağım.Con...con không hiểu. <i>Có vẻ như bố sẽ không</i> <i>giữ lời hứa được.</i>
Anlamıyorum. Korkarım sözümü tutamayacağım.- Jeg forstår ikke... <i>- Jeg kommer til at bryde løftet.</i>
Anlamıyorum. Korkarım sözümü tutamayacağım.- Je ne comprends pas. - <i>Je vais rompre ma promesse.</i>
Anlamıyorum. Korkarım sözümü tutamayacağım.Não compreendo... <i>Acho que tenho de quebrar a promessa.</i>
Anlamıyorum. Korkarım sözümü tutamayacağım.Nu înţeleg. <i>S-ar părea că trebuie să-mi calc promisiunea.</i>
- Arkamı döneceğim. Boeun, artık tutamıyorum! Aman Tanrı'm!Park Sangmin, kaj delaš!
Artık Kurucu'yu ya da her neyse onu kontrolünde tutamaz!Hän ei hallitse Perustajaa enää pitkään.
Artık Kurucu'yu ya da her neyse onu kontrolünde tutamaz!Han kan ikke holde Grundlæggeren, eller hvad det nu er, under kontrol!
Artık Kurucu'yu ya da her neyse onu kontrolünde tutamaz!Han kan inte hålla Grundaren eller vad det nu är under kontroll!
Artık Kurucu'yu ya da her neyse onu kontrolünde tutamaz!Não consigo manter o fundador nem isto sob controlo muito tempo!
Artık Kurucu'yu ya da her neyse onu kontrolünde tutamaz!Nie jest w stanie dłużej kontrolować Stwórcy, czy cokolwiek to jest.
Artık Kurucu'yu ya da her neyse onu kontrolünde tutamaz!Non può più tenere sotto controllo il Fondatore o quello che è!
Artık Kurucu'yu ya da her neyse onu kontrolünde tutamaz!¡Ya no puede mantener al Fundador o lo que sea bajo su control!
Artık Kurucu'yu ya da her neyse onu kontrolünde tutamaz!Δεν μπορεί να κρατήσει τον Ιδρυτή ή τίποτα, υπό τον έλεγχό του πια!
Artık Kurucu'yu ya da her neyse onu kontrolünde tutamaz!Он больше не может управлять Основателем!
Aslında evet. "Bir Tutam O Agnes"den daha sevimli bir şeye ihtiyacım vardı.Я бы никогда не назвала своё шоу 'Готовим с Агнес'.