Ana içeriğe geç
Sözlük

tutacak ile cümle

tutacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
‹‹Beni kime benzetecek, Kime denk tutacaksınız? Kiminle karşılaştıracaksınız ki, benzer olalım?Nach wem bildet und wem vergleicht ihr mich denn? Gegen wen messet ihr mich, dem ich gleich sein solle?
‹‹Beni kime benzetecek, Kime denk tutacaksınız? Kiminle karşılaştıracaksınız ki, benzer olalım?Με τινα θελετε με εξομοιωσει και θελετε με εξισωσει και με συγκρινει και θελομεν εισθαι ομοιοι;
‹‹Beni kime benzetecek, Kime denk tutacaksınız? Kiminle karşılaştıracaksınız ki, benzer olalım?Кому уподобите Меня, и с кем сравните, и с кем сличите, чтобы мы были сходны?
‹‹Beni kime benzetecek, Kime denk tutacaksınız? Kiminle karşılaştıracaksınız ki, benzer olalım?На кого ще Ме оприличите, и с кого ще Ме сравните и съпоставите, Та да бъдем подобни?
‹‹Beni kime benzetecek, Kime denk tutacaksınız? Kiminle karşılaştıracaksınız ki, benzer olalım?למי תדמיוני ותשוו ותמשלוני ונדמה׃
‹‹Beni kime benzetecek, Kime denk tutacaksınız? Kiminle karşılaştıracaksınız ki, benzer olalım?بمن تشبهونني وتسوونني وتمثلونني لنتشابه
‹‹Beni kime benzetecek, Kime denk tutacaksınız? Kiminle karşılaştıracaksınız ki, benzer olalım?你 們 將 誰 與 我 相 比 、 與 我 同 等 、 可 以 與 我 比 較 、 使 我 們 相 同 呢
‹‹Beni kime benzetecek, Kime denk tutacaksınız? Kiminle karşılaştıracaksınız ki, benzer olalım?你 們將誰與 我 相比 、 與 我 同等 、 可以 與 我 比較 、 使我 們 相同 呢
Ben iyimser yapıda olduğum için, adayların cevaplarını kısa ve öz tutacaklarına inanıyorum.ولأنني من المتفائلين دائما. فأنني لمتأكده من ألتزام المرشحين
BG: Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Miejmy nadzieję, że rozpowszechnimy tą informację i rządy podtrzymają swoją hojność.
BG: Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Skvělé, doufejme, že budeme vyslyšeni, a že vlády zvýší svoji štědrost.
BG: Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Надеюсь, нам удастся распространить эту информацию, и правительства не забудут о своей щедрости.
Bir avukat tutacak parası olan çok insan var.Hay un montón de personas que pueden costearse un abogado que puede encerrar la persona que dice "el violó"
Bir avukat tutacak parası olan çok insan var.彼らが言うことを真に受ける
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.Ich konnte mir keine Wohnung leisten, jedenfalls keine, in der der Rottweiler und die Katze erlaubt waren.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.저는 아파트를 빌릴 능력이 없었고 제가 빌릴만한 아파트는 로트와일러와 고양이를 허락해주지 않았습니다.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.Nemohla jsem si dovolit byt, nebo byt, kde bych si mohla nechat rotvajlera a kočku.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.No podía encontrar un apartamento o pagar uno que me permitiera tener a un rottweiler y a un gato.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.לא יכלתי לאפשר לעצמי למצוא דירה, או שלא יכלתי להרשות לעצמי דירה שתאפשר לי להחזיק את הרוטוויילר ואת החתול.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.لم أستطيع توفير ثمن الشقة، أو لم أستطيع الحصول على شقة ستتيح لي الإحتفاظ بالكلب والقطة.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.つまり犬猫付きで借りられる アパートを借りる余裕がなく でも彼らを手放す事はできない
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Een stuk brood kan je honger stillen en als je hoop hebt, vind je brood om je in leven te houden.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Egy darab kenyér csillapíthatja az éhséged és a remény elhozhatja a keresett kenyeret, hogy életben maradj.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Ein Stück Brot kann Ihren Hunger stillen und Hoffnung wird Ihnen Brot geben, um Sie am Leben zu erhalten.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Kawałek chleba zaspokoi głód, a nadzieja przyniesie chleb potrzebny, aby przeżyć.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.빵 한 조각은 배고픔을 달랠 수 있고 희망을 가지면 목숨을 연명할 빵을 찾을 수는 있습니다.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Kus chleba zažene hlad a naděje vám přinese chléb, který vás udrží naživu.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Kúsok chleba vám môže zahnať hlad a pokiaľ budete mať nádej ten kúsok chleba vás pridrží pri živote.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.O bucată de pâine poate să-ţi potolească foamea, şi dacă speri, vei găsi pâinea care să te ţină în viaţă.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Sepotong roti dapat memuaskan rasa lapar Anda, dan harapan akan membawakan roti itu agar Anda tetap hidup.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Um pedaço de pão pode satisfazer-vos a fome e ter esperança pode trazer-vos o pão para se manterem vivos.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Un bout de pain peut satisfaire votre faim, et avoir l'espoir vous apportera du pain pour rester vivant.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Un pedazo de pan puede satisfacer su hambre y tener esperanza les traerá pan para mantenerlos vivos.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Un pezzo di pane può sfamarvi, e avere speranza farà sì che il pane vi tenga in vita.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Кусочек хлеба может удовлетворить ваш голод, и надежда даст вам хлеб, чтобы продолжать жить.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Шматок хліба може задовільнити ваш голод, і надія принесе вам хліб, щоб допомогти вам жити.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.חתיכת לחם יכולה להשביע את רעבונך, ותקווה תביא לך לחם כדי להשאיר אותך בחיים.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.قطعة من الخبز تستطيع تلبية جوعك و الأمل يجلب لك الخبز ليبقيك حياً
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.一片麵包可以令你消除飢餓感 擁有希望可以為你帶嚟食物 令你繼續生存落去
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.希望があれば パンを手に入れて 生き続けられます 自信を持って言えるのは
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.수 년 내의 촬영 데이터는 1TB 혹은 책 80만 권 분량쯤 될 겁니다.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.Binnen een paar jaar zal dat een terabyte of 800.000 boeken zijn.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.Dans deux ans ce sera un téraoctet, ou 800 000 livres.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.Die Datenmenge der Scans in einigen Jahren wir im Terabyte-Bereich sein, oder 800.000 Bücher.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.O scan daqui a alguns anos será um terabyte, ou 800 000 livros.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.Pár éven belül egy terrabájt lesz, vagy 800,000 könyvnek megfelelő adat.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.Skeniranje bo v nekaj letih en terabajt ali 800.000 knjig.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.Tomografia, în câțiva ani, va avea 1 TB sau 800.000 de cărți.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.Tra un paio di anni equivarrà a un terabyte, o 800.000 libri.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.Y en un par de años será de un terabyte, u 800.000 libros.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.Za kilka lat będzie on zajmował jeden terabajt lub 800 000 książek.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.Η σάρωση σε μερικά χρόνια θα είναι ένα Τεραμπάιτ ή 800.000 βιβλία.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.А через пару лет его размер вырастет до 1 терабайта, или 800 000 книг.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.Сканираното копие след две години ще бъде един терабайт, или 800 000 книги.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.הסורק שיהיה בעוד כמה שנים יוכל להכיל טרה בייט אחד או 800,000 ספרים.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.و قد يصبح في السنوات القليلة المقبلة قادرا على معالجة تيرابايت من المعلومات أو ما يعادل 800,000 كتاب.
Birkaç yıl sonra bir tarama bir terabayt, ya da 800 bin kitaplık yer tutacak.この情報をどうレバレッジしましょうか?
Bir sene önce 100 dolara aldığımız şeyler bugün 102 dolar tutacak.現在は$102で買える価値に相当します。 $102です。
Bu arada aynı şeyi kek tutacakları ile de yapabilirsinizИ да , это так же хорошо работает с бумажкой из под кексов
Bu bebek öyle küçük ki onu sıcak tutacak yeterli yağ dokusu yok.Bayi ini sangatlah mungil, dia tidak memiliki banyak lapisan lemak untuk menghangatkan tubuhnya.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod