Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Je kijkt naar het doosje en je ziet het alleen als een bakje voor de punaises.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Katsoessasi laatikkoa näet sen vain nastojen astiana.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.보통의 경우 상자를 보면 그저 압정을 담아 두기 위한 용도로 생각합니다.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Man ser på kassen og man ser at den kun som beholder for tegnestifterne.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Miras esa caja y la ves sólo como un receptáculo para las tachuelas.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Olhamos para a caixa e vemo-la apenas como um recipiente para as tachas.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Patrzysz na pudełko i widzisz tylko pojemnik na pinezki.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Pozeráte sa na tú škatuľku a vnímate ju iba ako podnos na pripináčiky.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Sie sehen die Schachtel und betrachten sie lediglich als einen Behälter für die Heftzwecken.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Te uiţi la cutie şi o vezi doar ca şi recipient pentru pioneze.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Voi guardate la scatola e la vedete solo come un contenitore per puntine.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Vous regardez cette boîte et vous n'y voyez que l'emballage des punaises.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Κοιτάμε το κουτί και το βλέπουμε μόνο ως δοχείο για τις πινέζες.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Ви дивитеся на коробку та бачите лише вміст для кнопок.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Вы смотрите на коробку и видите лишь вместилище для кнопок.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.Гледате тази кутия и я виждате само като вместилище за кабарчета.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.אתם מביטים על הקופסה הזאת ואתם רואים אותה רק ככלי קיבול לנעצים.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.تنظرون إلى العلبة وترونها كوعاء للمعجون اللاصق فقط.
Kutuya baktığınızda sadece raptiyeleri tutacak bir araç görürsünüz.しかしそれは別な使い方をすることもでき
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Deve manter seu progresso nativa, mas surcease: No calor, sem ar, deve depor tu vives;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Doit conserver ses progrès natif, mais répit: Aucune chaleur, aucun souffle, doit témoigner tu vivras;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Houdt zijn geboorteland vooruitgang, maar surcease: Geen warmte, geen adem, zal getuigen gij leeft;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;그의 기본 진행하지만, 찾을 수 없었다 유지한다 : 아니요 따뜻함, 아니 호흡, 그대가 livest 증언하여야한다;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Mantendrá su progreso nativo, pero tregua: No hay calor, hay espíritu, dará testimonio vives;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Meg kell őriznie a hazai fejlődést, de véget ér: nincs meleg, nincs légzés, Igazolja élsz;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Musí vést rodné pokrok, ale ustat: žádné teplo, žádný dech, musí potvrdit ty živ;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Musí viesť rodné pokrok, ale prestať: žiadne teplo, žiadny dych, musí potvrdiť tie živý;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Pitää kotikaupunkinsa edistystä, mutta surcease: Ei lämpöä, ei hengitys, tulee todistaa sinä elät;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Prowadzi rodzinnej postęp, ale surcease: Brak ciepła, brak oddechu, zaświadczy żyjesz;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Skal holde sin fødeby fremskridt, men surcease: Ingen varme, ingen vejrtrækning, skal vidne du lever;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Skall hålla sitt hemland framsteg, men surcease: Ingen värme, ingen andning, ska vittna om du lever;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Soll seine Heimat Fortschritte, aber surcease halten: Keine Wärme, kein Odem, so bezeugen du lebst;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Tiene il suo progresso natale, ma tregua: No calore, senza respiro, si attestano tu vivi;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Trebuie să păstreze progresul său natal, dar stoparea: nr caldura, nici o suflare, va mărturisi mii livest;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Vodi rodno napredek, vendar surcease: No toplino, ne diha, se pričajo ti živiš;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Τηρεί μητρική πρόοδο του, αλλά παύση: Δεν ζεστασιά, χωρίς ανάσα, θα καταθέσουν ζης?
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Води родния си напредък, но прекратявам: Няма топлина, без въздух, свидетелстват си жив;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Должны сохранить родной прогресса, но прекращаться: Нет тепла, нет дыхания, будет свидетельствовать ты жив;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;ישמור התקדמות מולדתו, אבל הפוגה: אין חום, אין נשימה, יעיד אתה וחי;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;يجب الحفاظ على التقدم وطنه ، ولكن surcease : لا الدفء ، لا التنفس ، وأنت تشهد livest ؛
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;汝の唇と頬のバラは、淡い灰にフェードしなければならない。汝の目"窓の秋、
Nasıl tutacaksın onu?Comment vas-tu la garder ?
Nasıl tutacaksın onu?Cum ai sa o păstrezi?
Nasıl tutacaksın onu?Hogyan tervezed, hogy ezt megtartod?
Nasıl tutacaksın onu? İlişki tutulacak bir şey değildir.Πώς θα το κρατήσεις; Μια σχέση δεν είναι κάτι που κρατείς.
Nasıl tutacaksın onu?Jak to chceš držet?
Nasıl tutacaksın onu?Jak zamierzasz to zatrzymać?
Nasıl tutacaksın onu?¿Ves? ¿Cómo vas a retenerlo?
Nasıl tutacaksın onu?Vidíte. Ako si to chcete udržať?
Nasıl tutacaksın onu?"Wie kann ich das behalten?" Wie wirst du festhalten?
Nasıl tutacaksın onu?この状態を保ちたいですね。人間関係はあなたが保たせるものではないのです
Onarım ücreti çok tutacak.Danke, Tangles.
Onarım ücreti çok tutacak.Gracias, Tangles.
Onarım ücreti çok tutacak.Köszi, Hínárhaj.
Onarım ücreti çok tutacak. Sağ ol, Tangles.Díky, Tanglesi.
Onarım ücreti çok tutacak. Sağ ol, Tangles.Ευχαριστώ, Tangles.
Onarım ücreti çok tutacak. Sağ ol, Tangles.Хвала, Тенглс.
Onarım ücreti çok tutacak.Tack, trassel.
Onların yaptıkları fedakarlıklar, bizleri, bize zarar vermeye çalışanlara karşı tetikte tutacaktır.El conocimiento de su sacrificio nos mantendrá siempre vigilantes contra aquellos que nos hacen daño.
Onların yaptıkları fedakarlıklar, bizleri, bize zarar vermeye çalışanlara karşı tetikte tutacaktır.그러한 희생의 인식은 우리를 해하려는 자들을 향한 경계를 늦추지 않도록 도울 것입니다.