Ana içeriğe geç
Sözlük

tut ile cümle

tut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Balık tutmaya gitmemizi önerdim.I suggested that we go fishing.
Birçok hırsızı aynı anda tutukladım.I arrested many thieves at the same time.
Onun, sözünü tutacağına inandım.I believed that he would keep his promise.
Onun sözünü tutacağına inancım tam.I am confident he will keep his promise.
Onun sözünü tutacağından eminim.I am confident he will keep his promise.
Ona sözünü tutmasını tavsiye ettim.I advised him to keep that promise.
Ona sözünü tutmasını söyledim.I told him to keep his promise.
Onun kolunu tuttum.I held his sleeve.
Onun düşmanca tutumunu sevmiyorum.I dislike her unfriendly attitude.
Beni uçak tuttu ve kusacak gibi hissettim.I got airsick and felt like throwing up.
Babamla birlikte balık tutmaya gitmek istiyorum.I like to go fishing with my father.
Bunu duyduğumda şaşkınlıktan dilim tutulmuştu.When I heard it, I was dumbfounded.
Her gün bir günlük tutuyorum.I am keeping a diary every day.
Kendimi uyanık tutmak için bir bardak çay içtim.I had a cup of tea to keep myself awake.
Sözümü tutmadığım için pişmanım.I regret not having kept my promise.
Sözünü tutmanın önemli olduğunu düşünüyorum.I think it's important to keep a promise.
Tüm gezim boyunca hepinizi aklımdan uzak tutamadım.All during my trip I could not keep you out of my mind.
Oraya vaktinde varmak için biz bir taksi tuttuk.We took a taxi so as to get there on time.
Barış burnumuzda tütüyor.We long for peace.
Kağıt kolaylıkla tutuşur.Paper catches fire easily.
Dişlerimizi her zaman temiz tutmalıyız.We must always keep our teeth clean.
Dişlerini temiz tutmalısın.You must keep your teeth clean.
İnsan paranın zaman olduğunu akılda tutmalıdır.One should bear in mind that time is money.
Önümüzdeki Pazar gününü boş tutun.Keep next Sunday free.
Kendimizi temiz tutmalıyız.We should keep ourselves clean.
Odanı temiz ve düzenli tut.Keep your room neat and tidy.
Odamı mümkün olduğunca temiz tutmak istiyorum.I want to keep my room as neat as possible.
Elinden geldiğince odanı temiz tut.Keep your room as neat as you can.
Kendimi masadan muaf tuttum.I excused myself from the table.
Resim bir iğne ile tutturuldu.The picture was held on by a pin.
Bir ev kadını tutumlu olmalıdır.A housewife should be economical.
Korkuluğa tutun.Hold on to the rail.
Küpeşteyi tutun.Hold the handrail.
Ellerini temiz tutmalısın.You must keep your hands clean.
Ellerimizi temiz tutmalıyız.We must keep our hands clean.
Gitmesine izin vermeyin. Sıkı tutun.Don't let go. Hold on tight.
Yazılı olarak yapmanız gereken tek şey onu açık ve ilginç tutmaktır.All you have to do in writing is to keep it clear and interesting.
Tutuklu serbest bırakıldı.The prisoner was given his freedom.
Tutukluya özgürlüğü verildi.The prisoner was given his freedom.
Tutuklu onu tutan gardiyanlardan kaçtı.The prisoner broke away from the guards who were holding him.
Her çalışanın kendi aracını mükemmel şekilde tutması gerekiyor.Every employee is supposed to keep his own vehicle in perfect condition.
Amcam çok sigara içen biridir; tütün onun için kaçınılmazdır.My uncle is a very heavy smoker; tobacco is indispensable to him.
Mümkünse, balık tutmaya gitmek istiyorum.I'd like to go fishing if possible.
Süt sıcak bir günde uzun süre tutulmaz.Milk does not keep long on a hot day.
Sıcaklık bütün gece beni uyanık tuttu.The heat kept me awake all night.
Belgeyi iç cebinde tut.Keep the paper in the inside pocket.
General boğayı boynuzlarından tuttu ordusunu felaketten kurtardı.The general took the bull by the horns and saved his army from disaster.
küçük köpeğin sahibi onu boynundan tuttu ve onu azarladı.The owner of the small dog gripped its neck and scolded it.
Bir tutam biber eklemeye ne dersin?How about adding a touch of pepper?
Kız gözyaşlarını tutmak için çok gayret etti.The girl tried hard to hold back her tears.
Çocuk kalemlerini keskin tutmayı severdi.The boy liked to keep his pencils sharp.
Çocuk bir fareyi kuyruğundan tutuyordu.The boy was holding a mouse by the tail.
Lütfen bana biraz uçak tutması ilacı verin.Please give me some airsickness medicine.
Ben onu muayene ederken köpeği hareketsiz tut.Keep the dog still while I examine him.
Bir insan sözünü tutmalı.One should keep one's promise.
Bir insan her zaman sözünü tutmalı.One must always keep one's promise.
Bir insan sözlerini tutmalı.One must keep one's promises.
Tutsakların kaderi görüşmenin sonucuna göre değişir.The fate of the hostages depends on the result of the negotiation.
Yüzmeye ya da balık tutmaya gidebilirsin.You may go swimming or fishing.
Sarhoş araba sürdüğü için tutuklandı.He was arrested for drunken driving.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod