Ana içeriğe geç
Sözlük

tut ile cümle

tut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un tutuklanacağına dair küçük bir olasılık var.There's a small possibility that Tom will be arrested.
Polis Tom'un olaya biraz ışık tutacağını umut ediyordu.The police were hoping that Tom could shed some light on the incident.
Tırabzanı sıkıca tutun.Hold on firmly to the handrail.
Müzik onun tutkusu.Music is his passion.
Müzik senin tutkun.Music is your passion.
Seni tutmak istiyorum.I want to hold you.
Sanırım, söz tutmak önemlidir.I think, keeping promises is important.
Polis niçin Tom'u tutuklamıyor?Why don't the police arrest Tom?
Tom Mary'nin kaç kez tutuklandığını merak ediyordu.Tom wondered how many times Mary had been arrested.
Onu tekrar yaparsa Tom tutuklanacak.Tom will be arrested if he does that again.
Tom gerçekten ne düşündüğünü Mary'ye söylemek istedi, ama dilini tuttu.Tom wanted to tell Mary what he really thought, but he held his tongue.
Tom gözyaşlarını tutmaya çalıştı.Tom tried to hold back his tears.
Tom ağzını kapalı tuttu.Tom kept his mouth shut.
Tom ağzını kapalı tuttu ve ne olduğunu kimseye söylemedi.Tom kept his mouth shut and didn't tell anyone what had happened.
Tom aletlerini garajda tutuyor.Tom keeps his tools in the garage.
Tom aletlerini bir alet kutusunda tutuyor.Tom keeps his tools in a toolbox.
Tom gece kapılarını kilitli tutuyor.Tom keeps his doors locked at night.
Tom çok uykulu ve neredeyse gözlerini açık tutamıyor.Tom is very sleepy and can hardly keep his eyes open.
Tom Mary'nin polis tarafından tutuklanmamasını umuyor.Tom hopes Mary doesn't get arrested by the police.
Tom bir süre nefesini tuttu.Tom held his breath for a moment.
Tom Mary'nin tutuklandığına dair bir söylenti duydu.Tom heard a rumor that Mary had been arrested.
Tom barajın tutmayacağını bilemezdi.Tom had no way of knowing that the dam wouldn't hold.
Tom'u uçak tutmuştu.Tom had jet lag.
Ortaokulda iken Tom Mary'ye çok fena tutuldu.Tom had a crush on Mary when he was in junior high school.
Tom Mary'nin tutumunu sevmiyor.Tom doesn't like Mary's attitude.
Tom öfkeyi kontrol altında tutmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to keep temper under control.
Tom şu anda 100 yarda hızlı koşmada okul rekorunu elinde tutuyor.Tom currently holds the school record for the 100 yard dash.
Tom gülmekten kendini tutamadı.Tom couldn't keep from smiling.
Tom kendini tutamadı.Tom couldn't help himself.
Tom Mary'nin sözünü tutacağına güvenebiliyordu.Tom could trust Mary to keep her word.
Tom kesinlikle sözünü tutmalıydı.Tom certainly should have kept his promise.
Mary bir bıçak tutuyorken onu kızdırmamak için Tom kesinlikle dikkatli olmalıdır.Tom certainly should be careful not to make Mary angry when she's holding a knife.
Tom bir bebekbakıcısı tutmayı göze alamaz.Tom can't afford to hire a babysitter.
Tom'un sarhoşken araba sürmekten tutuklanması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom got arrested from drunken driving.
Tom'un bir avukat tutamaması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom couldn't afford a lawyer.
Tom'un sık sık migreni tutuyor mu?Does Tom get migraines often?
Tom neler olduğunu farketmeden önce, Polis zaten Mary'yi tutuklamıştı.By the time Tom realized what was going on, the police had already arrested Mary.
Tom neler olduğunu fark etmeden önce polis zaten Mary'yi tutukladı.By the time Tom realized what was going on, the police had already arrested Mary.
Bunu gizli tutmalıyız.We need to keep this confidential.
Son kez balık tutmaya gittiğinde bir şey yakaladın mı?Did you catch anything the last time you went fishing?
Onun ölümü herkes tarafından yas tutuldu.His death was mourned by everyone.
Tom son üç yıldır yüksek güvenlikli cezaevinin bir tutuklusudur.Tom has been an inmate of a high-security prison for the past three years.
Bu çayın sıcaklığı fincanımı tutamayacak kadar sıcak yapıyor.The hotness of this tea is making my cup too hot to hold.
Üzgünüm sözümü tutmadım.I'm sorry I didn't keep my promise.
Ürün onu taze tutmak için vakumla kapatılır.The product is vacuum-sealed to keep it fresh.
Ağzımı kapalı tutacağım.I'll keep my mouth shut.
Onu orada sağda tut, Tom!Hold it right there, Tom!
Reşit olmayan birinin refahını tehlikeye düşürdüğünüz için tutuklusunuz.You're under arrest for endangering the welfare of a minor.
Hayatta kalan mültecilerin özgürlük gözünde tütüyor.The surviving refugees longed for freedom.
Sen tutuklusun!You're under arrest.
Sözünü tutmadı.He broke his promise.
Tutuklanabileceğim hiç aklıma gelmedi.It never occurred to me that I might get arrested.
Tom rehin tutuldu.Tom was held hostage.
Tom hırsızlıktan tutuklandı.Tom was arrested for theft.
Tom Mary'yi sıcak tutmaya çalıştı.Tom tried to keep Mary warm.
Bir günlük tutuyor musun?Are you keeping a journal?
Tom iş yerindeki masasının çekmecesinde fazladan bir kravat tutuyor.Tom keeps an extra tie in his desk drawer at work.
Tom'un tutumunu değiştirmesi gerekiyor.Tom needs to change his attitude.
Tom bir tüfeği nasıl tutacağını bilir.Tom knows how to handle a rifle.
Nefesinizi tutun! Bu zehirli gaz.Hold your breath! It's poisonous gas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod