turun ile cümle

turun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Büyütme oranı 100x’dan 1.000.000x’e kadardır ya da iki mikroskop türünden de daha fazladır.ويكون نطاق التكبير من X100 إلى X1,000,000 أو أعلى لكلا نوعي المجاهر.
Bir organizmanın bilimsel adı, onun cinsi ve türüne göre belirlenir.O nome científico dos organismos é gerado do seu gênero e espécie.
Hastalığın bu ağır türüne ilk kez 1953 yılında Filipinler’de rastlandı.Esta forma grave da doença foi relatada pela primeira vez em 1953, nas Filipinas.
Aristoteles 540 hayvan türünü sınıflandırmış ve en az 50'sini keserek incelemiştir.No total, Aristóteles classificou 540 espécies animais, tendo dissecado pelo menos 50 delas.
Bir insanda görülen hastalığın türü, enfeksiyona sebep olan Echinococcus türüne bağlıdır.O tipo de doença que ocorre nas pessoas depende do tipo de Echinococcus que causa a infeção.
Ayrıca, başarılı bir uzaylı türün, tıpkı Homo sapiens gibi, bir süper avcı olması gerektiği öne sürülmüştür.Também foi proposto que uma espécie alienígena bem sucediada seria um superpredador, como é o Homo sapiens.
2006'da Celtic Frost ile ABD turuna katıldılar.Em 2006, excursionou com o Celtic Frost nos Estados Unidos.
Daha sonra yapılan turun ikinci ayağına ise Sick Puppies, Kill Hannah ve Resident Hero grupları katıldı.Mais tarde eles fizeram a segunda parte da turnê que contou com Sick Puppies, Kill Hannah e Resident Hero.
Don't Starve, Klei'nin hayatta kalma türündeki oyunlara ilk adımıdır.Don't Starve foi o primeiro jogo da Klei do gênero sobrevivência.
"Bitch Better Have My Money" üç dakika otuz dokuz saniyelik trap türünde bir şarkıdır."Bitch Better Have My Money" é uma canção de trap, com uma duração de três minutos e trinta e nove segundos.
Eleştirmenler System Shock'u övdü ve türün önemli bir atılımı olarak karşıladı.Os críticos elogiaram System Shock e o saudaram como um grande avanço em seu gênero.
Barındırılan uygulamalar - orijinal Chrome uygulamaları türündedir.Os apps hospedados são o tipo original dos aplicativos do Chrome.
Bu türün sınıflandırılması büyük taksonomik tartışmalarla sonuçlandı.A classificação desta espécie resultou em muita controvérsia taxonômica.
Bize yakın galaksilerin yaklaşık üçte biri LINER çekirdek türüne sahip galaksiler olarak sınıflanırlar.Aproximadamente um terço das galáxias próximas são classificadas como contendo núcleos LINER.
Mitolojik anlatım, Yunan edebiyatının neredeyse her türünde önemli bir rol oynamaktadır.A narração mítica desempenhou um papel importante em quase todos os gêneros da literatura grega.
Başkalarının elde ettiği koleksiyonlar üzerinde çalışmış ve Gallicolumba keayi güvercin türünü tanımlamıştır.Ele também trabalhou em coleções obtidas por outros e descreveu a espécie Gallicolumba keayi.
SummerSlam 1996'da Undertaker ve Mankind, Boiler Room Brawl türündeki maçta karşı karşıya geldi.No SummerSlam, Mankind e Undertaker se enfrentaram em um Boiler Room Brawl.
Turun ilk konseri Nashville'de yapıldı.Last Dance foi filmado em Nashville.
2014 yılında romantik-gençlik türündeki Hot Young Bloods filminde Park Bo Young ile başrol oynadı.Em 2014, ele estrelou o filme Hot Young Bloods com Park Bo-young.
Üç kere dünya turuna gitti.Ele foi três vezes ao espaço.
Bu turun kura çekimleri 9 Mart 2007 günü Atina'da yapıldı.O sorteio para esta rodada realizou-se em 9 de Março de 2007 em Atenas.
Mobilya için kullanılacak tüm iç ahşap belirli bir akçaağaç türünden hasat edildi.Toda a madeira do interior a ser usada nos móveis precisava ser colhida de uma determinada espécie de bordo.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Nesses casos, a evolução de uma espécie causa adaptações numa outra.
Akıl karıştırıcı durum von Huene'un aynı fosili “Magnosaurus woodwardi” türünü tanımlayınca oluşmuştur.Confusamente von Huene na mesma publicação nomeou o mesmo fóssil Magnosaurus woodwardi.
Kız kardeşi Everina'ya 1787'de yazdığı mektubunda belirttiği gibi "yeni bir türün ilki" olmaya çalışıyordu.Tal como escreveu à sua irmã Everina em 1787, Mary tentava ser "A primeira de um novo género".
14 Aralık 2015'te, Adele turun Kuzey Amerika ayağını duyurdu.Em 14 de dezembro de 2015, Adele anunciou a parte norte-americana da turnê.
Bu, genellikle, ebeveyn türün yaşam alanları içinde ciddi çevre değişiklikleri olduğunda gerçekleşir.Geralmente isso ocorre quando há alguma mudança drástica no ambiente da espécie parental.
Ana madde: Soy tükenmesi Soy tükenmesi, bütün bir türün neslinin tükenerek yok olmasıdır.Ver artigo principal: Extinção Extinção é o desaparecimento de toda uma espécie.
Bu iki türün farklılıkları bilimsel topluluk tarafından kabul görmüştür.A existência das duas espécies foi, então, largamente reconhecida pela comunidade científica.
Dağ gorili (Gorilla beringei beringei) doğu gorillerinin iki alt türünden biridir.O gorila-das-montanhas (Gorilla beringei beringei) é uma das duas subespécies de gorila-do-oriente.
Bu türün bir örneği AMPA reseptörleridir.Um exemplo desse tipo de carteira é Electrum.
Turuncu renk, iPod franchise'inin ilkiydi.A cor laranja é a primeira da franquia iPod.
Merkez ve güney Çin'de egemen olan subtropikal ormanlar, 146.000'e kadar flora türünü desteklemektedir.As florestas subtropicais que dominam a China central e sul, suportam uma espantosa flora de 146,000 espécies.
Son tamamladığı film dram türündeki Uygunsuzlar'dır (1961).Seu último filme completo foi o drama Os Desajustados (1961).
Demir yıldız, Evrende 101500 yıl sonra oluşabilen varsayımsal yıldız türüne verilen ad.Em astronomia, uma estrela de ferro é um tipo de estrela que pode ocorrer no universo em 101500 anos.
İlk prototip olan PT1 türünün ilk deneme uçuşunu 18 Aralık 1995 gerçekleştirdi.O primeiro protótipo, o PT1, fez o seu primeiro voo a 18 de Dezembro de 1995.
Patti Smith Group ABD ve Avrupa'da albüm tanıtım turunda iken punk'ın popülaritesi de arttı.Durante as turnês de Patti Smith pelos Estados Unidos e pela Europa, a popularidade do punk aumentou.
Müşteriler, kullanıcıdan gördükleri içerik türünü artıran parasal katmanların kilidini açabilir.Os clientes podem desbloquear níveis monetários, o que aumenta o tipo de conteúdo que eles vêem do usuário.
Yarışın ilk turunda ise yarış dışı kaldı.Nas primeiras voltas, corrida não teve ação.
Besteleri büyük çoğunlukla tango türündedir.Os frutos são na grande maioria das espécies do tipo baga.
Türün üreme biyolojisi hakkında fazla bilgi yoktur.Não se sabe muito sobre a biologia reprodutiva desta espécie.
CHP şiddetin ve ihtilallerin her türüne karşıdır.XLI) a proibição de todas as formas de discriminação.
Göç yolları bu türün yaşadığı bölgeleri Afrika ve Hindistan'a kadar uzatır.As rotas de migração estenderam o alcance destas espécies para muitas zonas da Índia e de África.
Haggis, Dev bir kırmızı ve turuncu canavar.Haggis (Don Austen) - Um enorme monstro vermelho e laranja.
Ayrıca Ryan Adams kendi albümü 1989 için ''Out of the Woods''u soft rock türünde coverladı.O cantor Ryan Adams gravou uma versão soft rock de "Out of the Woods" para o seu álbum 1989.
Blues rock ile psychedelic rock türünün birleşimi heavy metalin birçok temel noktasını oluşturmuştur.A combinação do blues-rock com o rock psicodélico formou boa parte da base original do heavy metal.
Michael Myers, slasher türündeki Cadılar Bayramı serisinin ana karakteridir.Michael Myers é um personagem fictício da série de filmes slasher Halloween.
Turun ardından King, Dave Mustaine'in yeni grubu Megadeth'e katıldı.Após a turnê, King juntou-se a Dave Mustaine e sua nova banda Megadeth.
Grupla son performansını Orlando, “The House of Blues” turunda yapmıştır.Encerram a turnê, novamente, na House of Blues.
1818 yılında, Sylvae mycologicae Berolinenses türündeki mantarlar hakkındaki doktora tezini tamamladı.Em 1818 completa sua dissertação de doutorado sobre um fungo, Sylvae mycologicae Berolinenses.
Turun genel klasman birinciliğini ilk defa İtalyan olmayan bir bisikletçi; İsviçre'li Hugo Koblet kazandı.O vencedor foi o ciclista suiço Hugo Koblet, primeiro vencedor não-italiano da história do Giro.
Pek çok kuş türünün de alet kullandığı kaydedilmiştir.Inúmeras espécies de aves também foram reportadas por serem capazes de utilizar algumas ferramentas.
Komedi türündeki tek perdelik oyun, 17 sahneden oluşmaktadır.A peça contém apenas um acto (acto único) que é composto por dezassete cenas.
Halo 3, Bungie tarafından Xbox 360 platformu için geliştirilen birinci şahıs nişancı türündeki video oyunu.Halo 3 é um jogo eletrônico de tiro em primeira pessoa desenvolvido pela Bungie para o Xbox 360.
Mozart daha 14 yaşında iken 1770de İtalya turuna devam etmekte iken bu operayı bestelemiştir.Mozart escreveu esta ópera enquanto estava em excursão pela Itália em 1770.
1,8 hektarlık bir alanda 8.000'in üzerinde bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır.Contém mais de 8000 espécies de plantas numa área de 1,8 hectares.
Dünyanın soyu ciddi tehdit altında bulunan 25 primat türünden biridir.Por isso é um dos 25 primatas mais ameaçados do mundo.
Bazı türlerin ısırığında etkili olan bir tedavi başka bir türün ısırığında etkisiz kalabilir.O tratamento para um tipo de cancro da mama pode não ser eficaz para outros tipos.
Oyuncu aynı zamanda kendi oyun türünü oluşturabilir.O jogador também pode criar o seu proprio tipo de modificação.
Sanatçı ayrıca 2001'deki dünya turunun ismini de "Drowned World Tour" koymuştur."Lo Que Siente La Mujer" fez parte da digressão mundial "Drowned World Tour" de 2001.

İlgili Sayfalar