Turizm büyümektedir.O Turismo está se tornando popular.
Golovinka termal tesisleri ve plajlarıyla gözde bir turizm merkezidir.Bohol é um destino turístico popular com as suas praias e igrejas.
Şehrin geleneksel önemli iktisadi faaliyet alanları şarapçılık, balıkçılık, gemi yapımı ve turizmdir.A cidade tem uma longa tradição na produção de vinho, na pesca, na construção naval e no turismo.
Şehirde işgücünün %50'si turizm ile ilgili sektöründe istihdam edilmektedir.15% do capital injetado no município vem do turismo.
Bunların başında turizm gelmektedir.É lá que está instalado o Turismo.
Yayla turizmi artık Araklı halkı için yeni bir ekonomik canlılık kaynağı olmaya başlamıştır.Isto começou a se tornar um bom recurso econômico para a população local.
Ayrıca çadır turizmi de gelişmektedir.A área do entretenimento também evoluiu.
Resmi turizm ofisi internet sayfasıSite oficial Site do escritório de turismo
Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır.Gradualmente, a importância do turismo na economia do país aumenta.
Sağlık turizminin yıllık geliri bir milyar dolardan fazladır.O turismo gera receitas de mais de US$ 1000 milhões por ano.
Turizm Planlama DairesiTurismo Salão do Turismo
Turizm Güncel.Turismo Agora.
Bu sebeple Mehran hızla bir turizm bölgesine dönüşmektedir.Está rapidamente se tornando um local turístico muito procurado.
Yamaç paraşütü turizmi ile ünlüdür.É um parque muito conhecido pelo ecoturismo.
Özellikle turizm açısından gelişmiştir.Hoje vive sobretudo do turismo.
Bagan ekonomisi temel olarak turizm üzerine biçimlenmiştir.A economia de Bonaire é baseada no turismo.
Bu tarihten sonra adeta yeniden keşfedilmiş, ve önemli bir turizm merkezi olmuştur.Desde essa data em diante, a cerimônia voltou a ser um evento público e uma grande atração turística.
İlk olarak 4 Eylül 2015'te Gana Turizm Bakanı tarafından duyurulmuştur.Consultado em 4 de setembro de 2015 Premier Postal History.
Turizmin de katkısı vardır.Há também a intenção de apostar no turismo.
Turizm alanında işletmecilik yaptı.Ela operava para empresas de turismo.
Balçık, önemli bir yaz turizmi merkezidir.É uma importante estância turística de verão.
Yayla turizmi açısından oldukça elverişli bir alana sahiptir.A cidade possui um turismo bastante rico.
İlçenin gelirinin %90'ı turizmden sağlanmaktadır.90% das exportações da Guiné Equatorial para a Espanha estão no petróleo.
Şehir, son yıllarda Karayip turizm merkezlerinde biri haline gelmiştir.Nos últimos anos, a região tem vindo a tornar-se um destino turístico.
Dünya Turizm Örgütü.Organização Mundial de Turismo.
Gürcistan'da turizm, Gürcistan ekonomisinin önemli bir parçasıdır.Hoje, o turismo continua a ser um fator importante para a economia de Hangzhou.
27 Temmuz - Turizm ve Tanıtma Bakanlığı kuruldu.28 de julho: O Ministério da Agricultura, Comércio e Obras Públicas é criado.
İlçenin ekonomisi öncelikle turizme dayalıdır sonrasında sırasıyla tarım ve hayvancılık gelir.Outrora, antes da chegada do turismo se desenvolver, a região vivia da agricultura e da pecuária.
Şehirde iç turizm gelişmektedir.O turismo religioso está em crescente na cidade.
Turizm gelirlerinin ihracata oranı %16,7'dir.A produção de cimento ficou em terceiro lugar, com 16,7%.
RKA ayrıca Space Adventures şirketi aracılığıyla UUİ için ücret ödeyen yolcular için uzay turizmini sağlar.Roskosmos biedt ook ruimtetoerisme aan betalende passagiers aan naar het ISS via het bedrijf Space Adventures.
İsrail'de sadece inanç turizmi yoktur.De onaanraakbaarheid van mensen op vlak van geloof is niet alleen in Japan aanwezig.
Son yıllarda ise Azerbaycan, din, kaplıca ve sağlık turizmi alanında popüler bir yer haline geldi.In de afgelopen jaren staat Azerbeidzjan ook bekend om haar religieuze, spa en gezondheidszorg toerisme.
1986 yılından bu yana, doğal ve arkeolojik çevrenin kırılgan doğası nedeniyle park turizme kapalıdır.Sinds 1986 is het park niet meer open voor toerisme vanwege de kwetsbare natuur.
Ancak adanın her bölgesinde turizm gelişmemiştir.Dit is echter niet op elk deel van het eiland correct.
Protaras ve Ayia Napa'da turizmcilik yapan pek çok insan Paralimni'de yaşamaktadır.Veel inwoners zijn werkzaam in het toerisme in Protaras en Ayia Napa.
Korunma altına alınıp turizme sunulması gerekmektedir.Hij wordt bedreigd en moet beveiligd worden.
En kısa zamanda restorasyonu yapılarak turizme kazandırılmalıdır.Bankensaneringen zouden zo snel mogelijk moeten kunnen plaatsvinden: binnen één weekend.
Turizm gelirlerinin ihracata oranı %16,7'dir.Een aandeelbezitter maakt 16,7% winst.
İsviçre ayrıca 200 yıldan beri önemli bir turizm merkezi haline gelmiştir.De Bastei vormt al meer dan 200 jaar een toeristische attractie.
Aynı zamanda turizm ve bankacılık da gelişmeye başladı.Ook de financiële sector en het toerisme worden steeds belangrijker.
Turizm ülkenin en dinamik ve hızlı büyüyen sektörüdür.Toerisme is een van de meest dynamische en snelst ontwikkelende sectoren in Turkije.
Turizme açık değildir.Toerisme is niet ontwikkeld.
Mavrova, özellikle kış turizmi açısından gözde bir yerdir.Thierbach leeft vooral van het wintertoerisme.
Turizm, Tanıtma ve Pazarlama DairesiIndustrie; fabriek, distributiecentrum e.d.
Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) turizm gelirlerinin her yıl % 4 oranında artış gösterdiğini belirtmiştir.De Wereld Toerisme Organisatie verwacht dat het toerisme naar Rusland elk jaar met 10% zal groeien.
LGBT turizmi SpartacusWorld.com Spartacus Uluslararası Gay Kılavuzu Uygulaması Bruno Gmünder Verlag GmbHOfficiële website Spartacus International Gay Guide App Bruno Gmünder Verlag GmbH
Popüler turizm merkezlerindendir.Het behoort tot de groep der toermalijnen.
Uzay turizmi Virgin Galactic ^Het ruimteschip SpaceShipTwo van Virgin Galactic is in ontwikkeling.
Uluslararası turizm hızla büyüyen bir endüstridir.Het toerisme is een groeiende industrie.
Adada turizm oldukça gelişmiştir.Het toerisme aan de kust is redelijk ontwikkeld.
Aynı zamanda kayak turizmi de burada yapılmaktadır.Ook heeft het fenomeen kraaktoerisme zijn intrede gedaan.
Bagan ekonomisi temel olarak turizm üzerine biçimlenmiştir.De economie van Molveno draait voornamelijk op het toerisme.
Kasaba bir turizm bölgesidir.De stad is een toeristische plaats.
Şehir özellikle ABD'den gelen turistler için önemli bir turizm merkezidir.De stad is een populaire badplaats, met name voor toeristen uit de Verenigde Staten.
Turizm ülke için önemli bir gelir kaynağıdır.Het toerisme vormt een belangrijke bron van inkomsten voor het land.
Aynı zamanda doğası sayesinde turizm de ekonomisinde önemli yer tutmaktadır.Vanwege het historisch centrum vormt toerisme tevens een belangrijk onderdeel van de economie.
Turizm bu ülkede hala az gelişmiştir.Het toerisme is hier nog nauwelijks ontwikkeld.
Ayrıca son yıllarda turizm de gelir kaynaklarından birini oluşturmaya başlamıştır.De laatste jaren is ook het toerisme een toenemende inkomstenbron.
Toledo bugün önemli bir turizm alanına sahiptir.Tegenwoordig is Orbetello een belangrijke toeristenplaats.