Ana içeriğe geç
Sözlük

turizm ile cümle

turizm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Turizm bakanlığının ilgisini bekliyor.Zuständig ist das Ministerium für Tourismus.
Turizm beldesi olarak bilinmektedir.Der Ort ist als Fremdenverkehrsgemeinde staatlich anerkannt.
Palau'da Turizm ve balıkçılık yaygın ekonomik etkinliklerdir.Jagd und Fischerei sind in Finnland weit verbreitete Beschäftigungen.
Kasaba bir turizm bölgesidir.Die Stadt ist eine Tourismusgemeinde.
Uzay turizminde kullanılması planlanmaktadır.So funktioniert die Weltraumfahrt.
Daha sonra Bayındırlık ve Turizm Bakanı olarak atandı.Kurz darauf wurde sie zur Ministerin für Tourismus und Regionalentwicklung ernannt.
Şehir, son yıllarda Karayip turizm merkezlerinde biri haline gelmiştir.Der Ort entwickelt sich in den letzten Jahren zu einem touristischen Zentrum.
Günümüzde Lefkoşa Turizm Enformasyon Ofisi'ne ev sahipliği yapmaktadır.Heute beherbergen die Gebäude ein Büro der Touristeninformation.
Ticaretin yanında turizm şehrin en önemli gelir kaynaklarından biridir.Neben dem Handel ist der Tourismus eine der wichtigsten Einkommensquellen der Stadt.
Yönetimi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıldığından bu yana yürütülmektedir.Es wird seitdem vom Tourismus- und Kultusministerium geleitet.
Film, Azerbaycan Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın siparişiyle çekilmiştir.Es ist heute eine Konzerthalle des aserbaidschanischen Ministeriums für Kultur und Tourismus.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Eurimages'in katkılarıyla gerçekleştirilmiştir.Es wird vom israelischen Kultur- und Tourismusministeriums und der Stadt Eilat unterstützt.
Batığın temizlenerek dalış turizmine kazandırılmasına çalışılmaktadır.Um den Platz sauber zu halten wird Müllpfand erhoben.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca müze kapsamında olup ziyaretçilere açıktır.Turm und Museum stehen für Besichtigungen offen.
Turizm Planlama DairesiRaumprogramm Bauplanung
1996'da Turizm Bakanlığı'na devredildi ve restore edildi.Im Jahr 1976 wurde das Fachwerk wieder freigelegt und restauriert.
İlçenin gelirinin %90'ı turizmden sağlanmaktadır.90 % der Wirtschaft von Deauville profitiert vom Tourismus.
Bu bölgenin Türk turizmine kazandırılması büyük kazanç olacaktır.Die Förderung des touristischen Verkehrs in der Region ist dabei ein wichtiges Ziel.
Turizme açık değildir.Tourismus ist nicht ausgeprägt.
Thomas Cook Group plc, Birleşik Krallık merkezli bir seyahat ve turizm şirketidir.Die Thomas Cook Group plc ist ein börsennotierter Tourismuskonzern mit Sitz in London.
Ünye'de deniz turizmi çok önemlidir.Auch für den Tourismus hat der Schiffsverkehr auf dem Volta-See eine Bedeutung.
Harhorin'in ana gelir kalemleri turizm ve tarımdır.Zu den wichtigsten Wirtschaftszweigen von Charchorin gehören der Tourismus und die Landwirtschaft.
Ayrıca Tirol eyâletinin en önemli turizm bölgelerinden biridir.Sie ist eine der wichtigsten Sorten in Südtirol.
Hogland'da turizm Sankt Petersburg ve Finlandiya'dan gelen turistlere bağlıdır.Gogland wird zunehmend von Touristen aus Sankt Petersburg, aber auch von wenigen Finnen besucht.
Turizm de gelişmiştir.Auch der Fremdenverkehr ist gut entwickelt.
Tartus ayrıca önemli bir turizm noktasıdır.Zudem ist der Stausee ein wichtiges Touristenziel.
1970'lerden sonra şehrin ekonomisi turizm ile tekrar canlanmaya başlamıştır.Ab den 1970er Jahren begann die touristische Erschließung der Stadt.
"Bir turizm duayeni"."Touristikkaufmann".
Son yıllarda turizm de önem kazanmıştır.In den letzten Jahren hatte auch der Fremdenverkehr an Bedeutung gewonnen.
Turizm, adanın birincil gelir kaynağıdır.Tourismus ist die Haupteinnahmequelle der Insel.
"Turizm" kavramı ortaya çıkmıştır.Für diese Art des Tourismus ist der Begriff „Konflikttourismus“ entstanden.
Turizmde de şimdiye kadar bir ilerleme kaydedilmemiştir.Im Tunnel kam es bislang zu keinen größeren Zwischenfällen.
"KIRKLARELİ İLİNDE EKO TURİZM OLANAKLARI". dergipark.ulakbim.gov.tr.Unbekannte Arbeiten auf Papier, Ausst.-Kat.
Özellikle bölgedeki turizm sektörüne de çok katkı sağladı.Sie soll unter anderem dem Tourismus der Region Impulse verleihen.
Adalardaki ana geçim kaynakları tarım (çoğunlukla üzümcülük ve zeytincilik), balıkçılık ve turizmdir.Haupterwerbszweige der Stadt sind Fischfang (hauptsächlich Sardinen und Seeaal) und der Fremdenverkehr.
Bunların başında turizm gelmektedir.In diese Zeit fielen die Anfänge des Tourismus.
Ekonomi özellikle turizm ve tarıma dayalıdır.Von großer Bedeutung ist der Tourismus, vor allem in Detern und Umgebung.
Mamry gölü popüler bir turizm alanıdır.Der Dove Lake ist eine beliebte Touristenattraktion.
Anatolia Turizm Araştırmaları Dergisi.Zeitschriften Epigraphica anatolica.
Turizm de artış gösteren sektörlerdendir.Das Pendant ist das exportorientierte Wachstum.
2016 senesinde büyük yolcu uçağı Kuşadası Körfezine batırılmış ve dalış Turizminde büyük pay sahibir.Seit 2016 ist der Bahnhof massiv ausgebaut und besitzt eine eigene Einkaufspassage.
Anadoluhisarı Turizm Kalkındırma Derneği.Händler stärkt Tourismussparte.
Şehirde turistik bölgeler oldukça fazla olmasına rağmen kent turizmi çok geridedir.Für viele weitere touristische Ziele innerhalb der Gemeinde fehlt allerdings noch die nötige Infrastruktur.
Ancak halkın çoğu turizm de işçi olarak çalışırlar.Diese Branche beschäftigt heutzutage genauso viele Menschen wie der Fremdenverkehr.
Topkapı Sarayı Gülhane Parkı Turizm.net - İstanbul'un kısa tarihi Köroğlu, Gülgün.Palais de Topkapı Parc Gülhane Turizm.net - Brief history of Istanbul Köroğlu, Gülgün.
Turistin ülkesine göre: iç turizm, dış turizm.Le tourisme est développé : tourisme intérieur, tourisme extérieur et accueil.
Şehirde iç turizm gelişmektedir.Le tourisme se développe dans la ville.
Çocuk seks turizmi yoksulluğada bağlanmaktadır.Film sur le tourisme sexuel dans les pays pauvres.
Mavrova, özellikle kış turizmi açısından gözde bir yerdir.Galtür est très réputé pour son tourisme d'hiver.
Turizm amaçlı değerledirilebilir.Il peut faire l'objet d'une valorisation touristique.
Uzay turizmi için talep sınırsızdır.La station spatiale internationale manque d'espace de rangement.
Turizm ülke için önemli bir gelir kaynağıdır.Le tourisme est une source importante de revenus pour le pays.
Turizm, Vatikan ekonomisinin başlıca gelir kaynaklarından birisidir.Le tourisme est l'une des principales sources de revenus de l'économie de la Cité du Vatican.
Bu çalışmalar iç ve dış turizmin gelişmesine de katkı sağlamıştır.Indirectement, ils contribuent aussi au développement local et touristique.
Turizm büyümektedir.Le tourisme se développe.
Gebiz henüz keşfedilmemiş turizm potansiyeline sahip önemli bir yerleşim yeridir.La municipalité possède un certain potentiel touristique encore peu exploité.
Beldenin en önemli ekonomik faaliyetlerinden biri turizmdir.L'une des activités économiques les plus prometteuse pour l’économie locale est le tourisme.
Turizm de ek bir gelir kaynağıdır.Le tourisme est également une source de revenus.
Turizm, adanın birincil gelir kaynağıdır.Le tourisme est la première source de revenus de l'île.
Uluslararası turizm hızla büyüyen bir endüstridir.Le tourisme international est en croissance rapide.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod