Başınızın üstündeki gök tunç, ayağınızın altındaki yer demir olacak.你 頭上 的 天 、 要變為銅 、 腳下 的 地 、 要 變為鐵
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,A cabeça dessa estátua era de ouro fino; o peito e os braços de prata; o ventre e as coxas de bronze;
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,Aveva la testa d'oro puro, il petto e le braccia d'argento, il ventre e le cosce di bronzo
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,Billedets hode var av fint gull, brystet og armene av sølv, buken og lendene av kobber,
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,Billedstøttens Hoved var af fint Guld, Bryst og Arme af Sølv, Bug og Lænder af Kobber.
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,Ðầy pho tượng nầy bằng vàng ròng; ngực và cách tay bằng bạc; bụng và vế bằng đồng;
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,Ðầy pho tượng nầy bằng vàng_ròng ; ngực và cách tay bằng bạc ; bụng và vế bằng đồng ;
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,Kepalanya terbuat dari emas murni, dada dan lengannya dari perak, pinggang dan pinggulnya dari tembaga
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,그 우상의 머리는 정금이요 가슴과 팔들은 은이요 배와 넓적다리는 놋이요
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,Kuvan pää oli parasta kultaa, sen rinta ja käsivarret hopeata, sen vatsa ja lanteet vaskea.
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,nak az [álló]képnek feje tiszta aranyból, melle és karjai ezüstbõl, hasa és oldalai rézbõl,
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,Te podobe glava je bila iz čistega zlata, prsi in rami njeni iz srebra, trebuh njen in ledje iz brona,
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,Главата на тоя образ е била от чисто злато, гърдите му и мишците му от сребро, корема му и бедрата му от мед,
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,הוא צלמא ראשה די דהב טב חדוהי ודרעוהי די כסף מעוהי וירכתה די נחש׃
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,راس هذا التمثال من ذهب جيد. صدره وذراعاه من فضة. بطنه وفخذاه من نحاس.
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,這 像 的 頭 是 精 金 的 、 胸 膛 和 膀 臂 是 銀 的 、 肚 腹 和 腰 是 銅 的
Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan,這像 的 頭 是 精 金 的 、 胸膛 和 膀臂 是 銀 的 、 肚腹 和 腰 是 銅的
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.A koflíků zlatých dvadceti, každý v tisíc drachem, a dvě nádoby z mosazi nejlepší, tak vzácné jako zlato.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.dvadsať zlatých pohárov v hodnote tisíc daríkov a dve nádoby z medi výborného lesku, vzácne jako zlato.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.in dvajset zlatih čaš, vrednih tisoč darikov, in dve zlatožarni bronasti posodi, dragi ko zlato.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.Inoltre: coppe d'oro venti: di mille darici; vasi di bronzo pregiato e lucente: due, preziosi come l'oro
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.또 금잔이 이십개라 중수는 일천 다릭이요 또 아름답고 빛나 금 같이 보배로운 놋그릇이 두 개라
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.og tyve gullbeger til en verdi av tusen dariker og to kar av fint skinnende kobber, kostelige som gull.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.tyve Guldbægre til 1.000 Darejker og to Kar af fint, guldglinsende Kobber, kostbare som Guld.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.vingt coupes d`or valant mille dariques, et deux vases d`un bel airain poli, aussi précieux que l`or.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.zwanzig goldene Becher, tausend Goldgulden wert, und zwei eherne, köstliche Gefäße, lauter wie Gold.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.και εικοσι φιαλας χρυσας, χιλιων δραχμων, και δυο σκευη εκ χαλκου στιλβοντος καλου, πολυτιμα ως χρυσιον.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.двадесет златни паници, хиляда драхми на тегло, и два съда от добра лъскава мед, скъпоценни като злато.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.и чаш золотых – двадцать, в тысячу драхм, и два сосуда из лучшейблестящей меди, ценимой как золото.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.וכפרי זהב עשרים לאדרכנים אלף וכלי נחשת מצהב טובה שנים חמודת כזהב׃
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.وعشرين قدحا من الذهب الف درهم وآنية من نحاس صقيل جيد ثمين كالذهب.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.金 碗 二 十 個 、 重 一 千 達 利 克 、 上 等 光 銅 的 器 皿 兩 個 、 寶 貴 如 金
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.金 碗 二十 個 、 重 一千 達 利克 、 上等 光銅 的 器皿 兩個 、 寶貴 如 金
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.그가 놋으로 물두멍을 만들고 그 받침도 놋으로 하였으니 곧 회막문에서 수종드는 여인들의 거울로 만들었더라
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.И сделал умывальник из меди и подножие его из меди с изящнымиизображениями, украшающими вход скинии собрания.
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.ויעש את הכיור נחשת ואת כנו נחשת במראת הצבאת אשר צבאו פתח אהל מועד׃
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.وصنع المرحضة من نحاس وقاعدتها من نحاس. من مراءي المتجندات اللواتي تجّندن عند باب خيمة الاجتماع
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.他 用 銅 作 洗 濯 盆 、 和 盆 座 、 是 用 會 幕 門 前 伺 候 的 婦 人 之 鏡 子 作 的
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.他 用 銅 作 洗濯盆 、 和 盆座 、 是 用 會幕門 前 伺候 的 婦人 之 鏡子 作 的
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.Așa că m-am apucat să fac sculptura aceea la strung, din bronz masiv.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.Aztán készítettem róla egy szobrot, ami tömör bronzból volt.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.Dus maakte ik een sculptuur gedraaid uit massief brons.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.E così mi misi a lavorarci e feci quella scultura che ottenni da bronzo solido.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.E então pus mãos à obra e fiz aquela escultura, a partir de bronze sólido.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.Et donc je m'y suis mis et j'ai réalisé cette sculpture en la tournant en bronze massif.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.그래서 저는 고체 브론즈(동)로 조각을 만들었습니다.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.Und so ging ich das an und machte die Skulptur aus massiver Bronze.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.Và thế là tôi bắt tay vào thực hiện bức điêu khắc ấy, từ đồng thiếc khối.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.Zabrałem się do tego i stworzyłem tę rzeźbę z odlanego brązu.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.Έτσι ξεκίνησα και έκανα αυτό το γλυπτό, φτιάχνοντάς το από συμπαγή μπρούντζο.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.Задаваясь этими вопросами, я создал скульптуру, вылитую из бронзы.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.И така се насочих към тази идея за скулптура, отлята от бронз.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.אז המשכתי ויצרתי פסל, ,מברונזה מוצקה.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.فأنغمست في الأمر ، وقمت بتصميم ذلك النحت، مجسماً إياه بالبرونز الصلب.
Buradan yola çıkarak bu tunçtan heykeli yaptım.ブロンズの彫刻にしたのです 長さは約10メートルで
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››Hanem mivel minden ezüst- és arany-, meg réz- és vasedény az Úrnak van szentelve, az Úrnak kincse közé jusson.
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››은금과 동철 기구들은 다 여호와께 구별될 것이니 그것을 여호와의 곳간에 들일지니라
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››Toda vse srebro in zlato in bronaste in železne posode so svete GOSPODU, pridejo naj v GOSPODOV zaklad.
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››Všecko pak stříbro a zlato, a nádoby měděné a železné, svaté bude Hospodinu; na poklad Hospodinu složeno bude.
Bütün altınla gümüş, tunç ve demir eşya RABbe ayrılmıştır. Bunlar RABbin hazinesine girecek.››וכל כסף וזהב וכלי נחשת וברזל קדש הוא ליהוה אוצר יהוה יבוא׃