Ana içeriğe geç
Sözlük

tunç ile cümle

tunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Elli tunç kopça yap, kopçaları ilmeklere geçir ki, çadır tek parça haline gelsin.Uděláš také haklíků měděných padesát, kteréž vepneš do ok, a spojíš stánek, aby byl jedno.
Elli tunç kopça yap, kopçaları ilmeklere geçir ki, çadır tek parça haline gelsin.сделай пятьдесят крючков медных, и вложи крючки в петли, и соедини покров, чтобы он составлял одно.
Elli tunç kopça yap, kopçaları ilmeklere geçir ki, çadır tek parça haline gelsin.ועשית קרסי נחשת חמשים והבאת את הקרסים בללאת וחברת את האהל והיה אחד׃
Elli tunç kopça yap, kopçaları ilmeklere geçir ki, çadır tek parça haline gelsin.وتصنع خمسين شظاظا من نحاس. وتدخل الاشظّة في العرى وتصل الخيمة فتصير واحدة.
Elli tunç kopça yap, kopçaları ilmeklere geçir ki, çadır tek parça haline gelsin.又 要 作 五 十 個 銅 鉤 、 鉤 在 鈕 扣 中 、 使 罩 棚 連 成 一 個
Elli tunç kopça yap, kopçaları ilmeklere geçir ki, çadır tek parça haline gelsin.又 要 作 五十 個 銅鉤 、 鉤 在 鈕扣 中 、 使 罩棚 連 成 一 個
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;A speváci Héman, Azaf a Étan, s medenými cymbalmi, boli nato, aby dali čuť hudbu a spev.
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;A śpiewacy Heman, Asaf, i Etan na cymbałach miedzianych głośno grali.
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Assim os cantores Hemã, Asafe e Etã se faziam ouvir com címbalos de bronze;
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Cîntăreţii Heman, Asaf şi Etan aveau ţimbale de aramă, ca să sune din ele.
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Denn Heman, Asaph und Ethan waren Sänger mit ehernen Zimbeln, hell zu klingen;
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Éneklõk: Hémán, Asáf és Etán, réz czimbalmokkal, hogy zengedezzenek;
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;I cantori Eman, Asaf ed Etan usavano cembali di bronzo per il loro suono squillante
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;in sicer pevce, Hemana, Asafa in Etana, da glasno godejo na medene cimbale;
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Ja veisaajista oli Heemanin, Aasafin ja Eetanin soitettava vaskikymbaaleilla,
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;노래하는 자 헤만과 아삽과 에단은 놋제금을 크게 치는 자요
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Les chantres Héman, Asaph et Éthan avaient des cymbales d`airain, pour les faire retentir.
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Los músicos Hemán, Asaf y Eitán hacían sonar címbalos de bronce
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Nebo zpěváci Héman, Azaf a Etan hrali hlasitě na cymbálích měděných,
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Những người hát xướng, là Hê-man, A-sáp, và Ê-than, dùng những chập chỏa đồng, đặng vang dầy lên;
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Những người hát_xướng , là Hê-man , A-sáp , và Ê - than , dùng những chập chỏa đồng , đặng vang dầy lên ;
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Och sångarna, Heman, Asaf och Etan, skulle slå kopparcymbaler.
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Sangerne Heman, Asaf og Etan skulde slå på kobbercymbler;
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Sangerne Heman, Asaf og Etan skulde spille på Kobbercymbler,
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Ουτως οι ψαλτωδοι, Αιμαν, Ασαφ και Εθαν, διωρισθησαν δια να ηχωσι με κυμβαλα χαλκινα
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Еман, Асаф и Ефан играли громко на медных кимвалах,
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;Така певците Еман, Асаф и Етан се определиха да дрънкат с медни кимвали;
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;והמשררים הימן אסף ואיתן במצלתים נחשת להשמיע׃
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;والمغنون هيمان وآساف وايثان بصنوج نحاس للتسميع.
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;這 樣 、 派 歌 唱 的 希 幔 、 亞 薩 、 以 探 、 敲 銅 鈸 、 大 發 響 聲
Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil;這樣 、 派 歌唱 的 希幔 、 亞薩 、 以 探 、 敲銅鈸 、 大 發響聲
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.Ða - vít cũng dự_bị nhiều sắt , đường làm đinh cánh cửa và mấu cửa , cùng nhiều đồng không_thể cân được ,
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.Ða-vít cũng dự bị nhiều sắt, đường làm đinh cánh cửa và mấu cửa, cùng nhiều đồng không thể cân được,
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.fremdeles anskaffede David Jern i Mængde til Nagler på Portfløjene og til Kramper, en umådelig Mængde Kobber
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.다윗이 또 문짝 못과 거멀못에 쓸 철을 한 없이 준비하고 또 심히 많아서 중수를 셀 수 없는 놋을 준비하고
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.Železa také mnoho na hřeby, a na dvéře k branám i k spojováním, připravil David, i mědi mnoho bez váhy.
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.И множество железа для гвоздей к дверям ворот и для связей заготовил Давид, и множество меди без весу,
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.וברזל לרב למסמרים לדלתות השערים ולמחברות הכין דויד ונחשת לרב אין משקל׃
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.وهيّأ داود حديدا كثيرا للمسامير لمصاريع الابواب وللوصل ونحاسا كثيرا بلا وزن
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.又 豫 備 無 數 的 香 柏 木 . 因 為 西 頓 人 和 推 羅 人 、 給 大 衛 運 了 許 多 香 柏 木 來
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.又 豫 備無數 的 香柏木 . 因 為西 頓 人和 推 羅人 、 給 大衛運 了 許多 香柏 木來
Hiram dökme tunçtan on arşın çapında, beş arşın derinliğinde, çevresi otuz arşın yuvarlak bir havuz yaptı.또 바다를 부어 만들었으니 그 직경이 십 규빗이요 그 모양이 둥글며 그 고는 다섯 규빗이요 주위는 삼십 규빗 줄을 두를만하며
Hiram dökme tunçtan on arşın çapında, beş arşın derinliğinde, çevresi otuz arşın yuvarlak bir havuz yaptı.ויעש את הים מוצק עשר באמה משפתו עד שפתו עגל סביב וחמש באמה קומתו וקוה שלשים באמה יסב אתו סביב׃
Hiram dökme tunçtan on arşın çapında, beş arşın derinliğinde, çevresi otuz arşın yuvarlak bir havuz yaptı.他 又 鑄 一 個 銅 海 、 樣 式 是 圓 的 、 高 五 肘 、 徑 十 肘 、 圍 三 十 肘
Hiram dökme tunçtan on arşın çapında, beş arşın derinliğinde, çevresi otuz arşın yuvarlak bir havuz yaptı.他 又 鑄一個銅海 、 樣式 是 圓 的 、 高 五 肘 、 徑十肘 、 圍 三十肘
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.그 고기를 토기에 삶았으면 그 그릇을 깨뜨릴 것이요 유기에 삶았으면 그 그릇을 닦고 물에 씻을 것이며
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.Nồi đất dùng nấu thịt đó sẽ đập bể đi , nếu nồi nấu bằng đồng thì sẽ cạo và rửa nước cho sạch .
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.Nồi đất dùng nấu thịt đó sẽ đập bể đi, nếu nồi nấu bằng đồng thì sẽ cạo và rửa nước cho sạch.
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.Rzekł jeszcze Pan do Mojżesza, mówiąc:
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.וכלי חרש אשר תבשל בו ישבר ואם בכלי נחשת בשלה ומרק ושטף במים׃
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.واما اناء الخزف الذي تطبخ فيه فيكسر. وان طبخت في اناء نحاس يجلى ويشطف بماء.
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.惟 有 煮 祭 物 的 瓦 器 要 打 碎 、 若 是 煮 在 銅 器 裡 、 這 銅 器 要 擦 磨 、 在 水 中 涮 淨
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.惟有 煮 祭物 的 瓦器 要 打碎 、 若是 煮 在 銅器裡 、 這銅器 要 擦磨 、 在 水中 涮淨
İnatçı olduğunuzu, Tunç alınlı, demir boyunlu olduğunuzu bildiğim içinAku tahu bahwa engkau tegar hati, keras kepala dan berkepala batu
İnatçı olduğunuzu, Tunç alınlı, demir boyunlu olduğunuzu bildiğim içinDenn ich weiß, daß du hart bist, und dein Nacken ist eine eiserne Ader, und deine Stirn ist ehern;
İnatçı olduğunuzu, Tunç alınlı, demir boyunlu olduğunuzu bildiğim içinEftersom jag visste, att du var så styvsint, ja, att din nacksena var av järn och din panna av koppar,
İnatçı olduğunuzu, Tunç alınlı, demir boyunlu olduğunuzu bildiğim içinFordi jeg visste at du er hård, og din nakke en jernsene, og din panne av kobber,
İnatçı olduğunuzu, Tunç alınlı, demir boyunlu olduğunuzu bildiğim içinHỡi Y-sơ-ra-ên , vì ta biết ngươi cứng_cỏi , gáy ngươi là gân sắt , trán ngươi là đồng ,
İnatçı olduğunuzu, Tunç alınlı, demir boyunlu olduğunuzu bildiğim içinHỡi Y-sơ-ra-ên, vì ta biết ngươi cứng cỏi, gáy ngươi là gân sắt, trán ngươi là đồng,
İnatçı olduğunuzu, Tunç alınlı, demir boyunlu olduğunuzu bildiğim içinIk wist hoe hard en opstandig u bent. Uw nek is onbuigzaam als ijzer en uw hoofd hard als koper.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod