Ana içeriğe geç
Sözlük

tuhaf ile cümle

tuhaf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.Acum câțiva ani, destul de ciudat, aveam nevoie să merg la toaletă și am găsit una, o toaletă publică.
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.Een paar jaar geleden moest ik toevallig naar het toilet.
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.Há alguns anos, estranhamente, precisei de ir à casa de banho.
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.Kilka lat temu zachciało mi się do toalety.
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.몇 년 전에, 이상하게도 화장실에 가고 싶었어요.
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.Mấy năm trước, nghe cũng kỳ quặc, tôi cần phải đi vệ sinh và tôi tìm thấy nó, một nhà vệ sinh công cộng
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.Несколько лет назад мне, как ни странно, понадобился туалет.
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.לפני כמה שנים, באופן מוזר למדי, הייתי צריכה לשירותים,
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.قبل بضع سنوات، ومن الغريب حقاً أردت أن أقضي حاجتي
Birkaç yıl önce, tuhaftır, tuvalete gitmem gerekti.私は用を足したくなり 公衆トイレを見つけて
Bir kadın buldum--- Onu bulduk çünkü tuhaftı.Foi estranho, porque havia dados dela depois de ela ter morrido.
Bir kadın buldum--- Onu bulduk çünkü tuhaftı. Verileri öldükten sonra girilmişti.Ich fand diese Frau - es war komisch, weil es von ihr Daten gab, nachdem sie verstorben war.
Bir kadın buldum--- Onu bulduk çünkü tuhaftı. Verileri öldükten sonra girilmişti.Я нашёл женщину, которая- это было странно, потому что её данные поступали в систему даже после её смерти.
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.제가 Cape cod에 있었을 때 한번은 "단순함"이라는 단어를 모래에 써 봤는데 기이한 M.
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.J'étais donc au cap Cod une fois, et j'ai tapé le mot "simplicité".
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M. Night Shyamalan tarzında,Однажды отдыхая на Кейп-Код, я напечатал слово "простота" и заметил одну странность в стиле Найта Шьямалана.
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.Szóval Cape Codban jártamkor begépeltem az "egyszerűséget", és rájöttem, ezen a különös, M.
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.И така, бях в Кейп веднъж и написах думата "простота" и открих, по този стране начин в стил М.
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.אז, הייתי ב"קייפ", וכתבתי את המילה "פשטות", ושם גיליתי, באופן מפתיע ומוזר,
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.كنت في "كيب كود" ذات مرة، و كتبت كلمة "بساطة"، و لقد أكتشفت شيء غريب على طريقة "مانوج نايت شيامالان"
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.すると、M ナイト シャマランばりの神秘的な形で、 私は皆さんご存知の文字である「M-I-T」という言葉を発見しました。
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Általában," mondta Holmes, "minél több bizarr dolog a kevésbé titokzatos bizonyítja, hogy lehet.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Ca o regula", a declarat Holmes ", a mai bizare un lucru este mai puţin misterios se dovedeşte a să fie.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Co do zasady," powiedział Holmes, "tym bardziej dziwne jest to mniej tajemniczy okaże się być.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Come regola", ha detto Holmes ", la più bizzarra una cosa è il meno misterioso si rivela essere.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Como regla general," dijo Holmes, "la más extraña una cosa es la menos misteriosa que resulta se.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Como regra", disse Holmes, "o mais bizarro é a coisa menos misterioso revela- ser.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."En règle générale," dit Holmes, "le plus bizarre de la chose est moins mystérieux qu'il s'avère être.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."In de regel," zegt Holmes, "de meer bizarre een ding is het minder mysterieus blijkt te worden.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."원칙적으로,"홈즈는 더 기괴한 물건이 덜 신비이다 "고 말했다 그것은 증명 수 있습니다.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Như một quy luật," Holmes, "một điều kỳ lạ hơn là ít bí ẩn, nó chứng minh được.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Pääsääntöisesti", sanoi Holmes, "mitä enemmän outoa onkaan vähemmän salaperäinen se osoittautuu olla.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Pravidlem je," řekl Holmes, "divnější věci je méně záhadné se ukáže, že být.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Pravidlom je," povedal Holmes, "čím viac bizarné vec je menej záhadné sa ukáže, že byť.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Praviloma," je dejal Holmes, "bolj bizarno stvar je manj skrivnostni se izkaže je treba.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Sebagai aturan," kata Holmes, "hal yang lebih aneh adalah kurang misterius itu terbukti akan.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Som regel," sagde Holmes, "jo mere bizarre en ting er det mindre mystisk det viser sig at være.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Som regel", sa Holmes, "de mer bisarra en sak är mindre mystiska det visar sig vara.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Κατά κανόνα," δήλωσε ο Holmes, "το πιο παράξενο πράγμα είναι το λιγότερο μυστηριώδη αυτή αποδειχθεί να είναι.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Как правило," сказал Холмс, "более причудливые вещи, тем меньше таинственного это, оказывается, быть.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."По правило," каза Холмс, - още по-странно нещо е по-малко мистериозен, той се оказва бъде.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."Як правило," сказав Холмс, "більш вигадливі речі, тим менше таємничого це, виявляється, бути.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."ככלל," אמר הולמס, "הדבר המוזר יותר הוא פחות מסתורי זה מוכיח להיות.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir."كقاعدة عامة" ، وقال هولمز "، وأكثر غرابة هو شيء اقل غموضا لأنه يثبت أن.
Bir kural olarak, "Holmes daha tuhaf bir şey daha az gizemli" dedi kanıtlıyor olabilir.必要があります。 それは同じように、本当に不可解であるあなたの平凡な、特徴のない犯罪です。
Bir mantar kol var, sanırım, ve aldı kapatın. Sonra düşündüm, bir tuhaflık var söyledi.Då tänkte jag, det är något konstigt i så.
Bir mantar kol var, sanırım, ve aldı kapatın. Sonra düşündüm, bir tuhaflık var söyledi.Entonces, pensé, hay algo extraño en que.
Bir mantar kol var, sanırım, ve aldı kapatın. Sonra düşündüm, bir tuhaflık var söyledi.Pak jsem si myslel, že je něco divného to.
Bir mantar kol var, sanırım, ve aldı kapatın. Sonra düşündüm, bir tuhaflık var söyledi.Potem, sem mislil, da je nekaj čudno to.
Bir mantar kol var, sanırım, ve aldı kapatın. Sonra düşündüm, bir tuhaflık var söyledi.Potom som si myslel, že je niečo divného to.
Bir mantar kol var, sanırım, ve aldı kapatın. Sonra düşündüm, bir tuhaflık var söyledi.Puis, j'ai pensé, il ya quelque chose de bizarre dans que.
Bir mantar kol var, sanırım, ve aldı kapatın. Sonra düşündüm, bir tuhaflık var söyledi.Sau đó, tôi nghĩ, có điều gì đó lẻ trong đó.
Bir mantar kol var, sanırım, ve aldı kapatın. Sonra düşündüm, bir tuhaflık var söyledi.Τότε, σκέφτηκα, υπάρχει κάτι περίεργο το γεγονός ότι.
Bir noktayı göremezsiniz. Tanım olarak zaten boyutsuzdur, bir elektron gibi yani, yeterince tuhaftır.Ennek, definíciója szerint, nincsenek dimenziói, olyan mint egy elektron, eléggé fura.
Bir noktayı göremezsiniz. Tanım olarak zaten boyutsuzdur, bir elektron gibi yani, yeterince tuhaftır.Er ist, per Definition, dimensionslos, wie ein Elektron, seltsam genug.
Bir noktayı göremezsiniz. Tanım olarak zaten boyutsuzdur, bir elektron gibi yani, yeterince tuhaftır.Este prin definiție fără dimensiuni, ca un electron, destul de straniu.
Bir noktayı göremezsiniz. Tanım olarak zaten boyutsuzdur, bir elektron gibi yani, yeterince tuhaftır.Het is, per definitie, dimensieloos, als een elektron, vreemd genoeg.
Bir noktayı göremezsiniz. Tanım olarak zaten boyutsuzdur, bir elektron gibi yani, yeterince tuhaftır.Již svou definicí je bezrozměrný, jako elektron, kupodivu.
Bir noktayı göremezsiniz. Tanım olarak zaten boyutsuzdur, bir elektron gibi yani, yeterince tuhaftır.Non ha dimensioni per definizione, come un elettrone, stranamente.
Bir noktayı göremezsiniz. Tanım olarak zaten boyutsuzdur, bir elektron gibi yani, yeterince tuhaftır.Par définition, il n'a pas de dimensions, comme un électron, plutôt bizarrement.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod