Biraz tuhaf bir şey, değil mi?Isto até tem a sua piada, não?
Biraz tuhaf bir şey, değil mi?Non lo trovi un po' strano?
Biraz tuhaf bir şey, değil mi?Tämä tuntuu vähän hassulta.
Biraz tuhaf bir şey, değil mi?To naprawdę dziwnie wygląda.
Biraz tuhaf bir şey, değil mi?Είναι λίγο περίεργο, δεν είναι;
Biraz tuhaf bir şey, değil mi?Знаете, это кажется странным, правда?
Biraz tuhaf.C'est un peu bizarre.
Biraz tuhaf davranan küçük bir çocukla.약간 이상하게 행동하는 아이죠.
Biraz tuhaf davranan küçük bir çocukla.ילד, המתנהג קצת מוזר.
Biraz tuhaf davranan küçük bir çocukla.يعيش حياته بصورة غريبة قليلاً
Biraz tuhaf davranan küçük bir çocukla.この子はウェブ上でリル・デーモンと呼ばれています
Biraz tuhaf.Ez egy kicsit furcsa.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.C,est comme ceci.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.É apenas assim.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.E' cosi'.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.Einfach so.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.Es así como así.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.저것처럼요
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.Nó chỉ là như thế.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.Prostě takhle.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.Proste takto.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.Właśnie tak.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.Това е просто като това.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.بهذا الشكل
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.では、グラフを描くとしましょう。
Biraz tuhaf.غريب نوعا ما
Birçok hususta deyince... ...kulağa biraz tuhaf geliyor.Ha azt mondja, hogy "sok tekintetben", akkor az furcsán hangzik.
Birçok hususta deyince... ...kulağa biraz tuhaf geliyor.Si vous dites "dans de nombreux domaines", ça peut porter à confusion.
Birçok hususta deyince... ...kulağa biraz tuhaf geliyor.Αν λες "με πολλούς τρόπους". Το κάνεις να ακούγεται περίεργο.
Birçok hususta deyince... ...kulağa biraz tuhaf geliyor.اذا قلت "بكل الطرق" الن يخلق سوء فهم؟
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.Dans ce drôle d'endroit une peine jamais vu aucune personne du tout.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.Di tempat ini aneh satu hampir pernah melihat salah satu di semua.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.Ebben a furcsa helyezzünk egy alig látott valaki egyáltalán.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.En este lugar extraño un poco he visto ninguno en absoluto.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.I den här queer stället en nästan aldrig sett någon alls.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.I denne queer sted, man næppe nogensinde har set nogen overhovedet.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.În acest loc bizar o abia a văzut vreodată una, la toate.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.In deze wonderlijke plek een bijna nooit zag iemand helemaal.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.In diesem sonderbaren Ort man kaum jemals sah überhaupt niemand.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.In questo luogo uno strano quasi mai visto nessuno a tutti.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.이 쓸모없는 장소에서 하나가 기뻐서 한 적이 전혀 보지 못했다.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.Neste lugar estranha um pouco já vi qualquer um em tudo.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.Nơi này đồng tính hầu như bao giờ nhìn thấy bất kỳ ở tất cả.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.Tässä queer paikka yksi tuskin koskaan nähnyt ollenkaan.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.V tej queer položite eno komaj kdaj videl eno na vseh.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.V tejto podivné miesto, jeden sotva niekedy videl niektorý vôbec.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.V této podivné místo, jeden sotva někdy viděl některý vůbec.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.W tym dziwne miejsce jeden prawie nigdy nie widział w ogóle.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.Σε αυτό το queer χώρα ένα μόλις και μετά βίας είδε ποτέ το ένα καθόλου.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.В този странен място едва ли някога съм виждал някой изобщо.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.В этой странной место один почти никогда не видел ни один вообще.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.У цій дивній місце один майже ніколи не бачив жоден взагалі.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.במקום זה הומו one כמעט לא ראה כל אחד בכלל.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.في هذا المكان عليل one بالكاد رأيت أي واحد من أي وقت مضى على الإطلاق.
Biri bu tuhaf yerde hemen hemen hiç herhangi bir hiç gördüm.実際には、そこに見て誰が公務員にはなかった、と彼らのマスターが離れていた時
Birkaç tuhaf nedenden, senin hakkında birçok talimat verdim.De érdekes módon, jó néhány dolgot jelentettek magáról.
Birkaç tuhaf nedenden, senin hakkında birçok talimat verdim.Étrangement, il y a plusieurs petites choses qui m'ont été rapportées à votre sujet.
Birkaç tuhaf nedenden, senin hakkında birçok talimat verdim.Για κάποιον περίεργο λόγο, λαμβάνω πολλές αναφορές για σένα.
Birkaç tuhaf nedenden, senin hakkında birçok talimat verdim.لاسباب مجهولة, تم اعلامي بأشياء كثيرة عنك
Birkaç yıl önce İzlanda'dan geldi. Gerçekten mi? Çok tuhaf bir kadın.Μια κατσαρίδα τριγυρίζει σ ένα πιάτο... και πιστεύει ότι έχει κάποιο σκοπό.