Ana içeriğe geç
Sözlük

tuğ ile cümle

tuğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Saya telah melihat batu bata di tengah-tengah pepohonan ek di sana.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Tôi đã thấy những viên gạch trong bối cảnh lùm cây sồi có.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Viděl jsem cihel uprostřed lesíka dubu tam.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Videl sem bricks sredi copse hrast tam.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Videl som tehál uprostred lesíka dubu tam.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Widziałem cegły wśród zagajnik dębowy tam.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Έχω δει τούβλα ανάμεσα στα αλσύλλιο δρυς εκεί.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Виждал съм тухли сред дъбова горичка там.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Я бачив цеглу тлі гаї дуба там.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Я видел кирпичи фоне рощи дуба там.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.ראיתי לבנים בתוך החורשה אלון שם.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.لقد رأيت الطوب وسط أيكة السنديان هناك.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.道を、右に、ブリスターの丘に、ブリスターフリーマン、"住んでいた
Beton blok gibi transistör sizin çok büyük, çok karmaşık devreler yapmanıza tuğlalarla izin verecekti.Jako betonový blok, transistor umožnuje vytvářet mnohem větší, komplexnější obvody, cihlu po cihle.
Beton blok gibi transistör sizin çok büyük, çok karmaşık devreler yapmanıza tuğlalarla izin verecekti.트랜지스터도 콩크리트 블록처럼 하나 하나를 연결시켜서 훨씬 더 크고 복잡한 회로를 만들 수 있게 하죠.
Beton blok gibi transistör sizin çok büyük, çok karmaşık devreler yapmanıza tuğlalarla izin verecekti.Net als het betonblok laat de transistor je toe veel grotere, complexere circuits te bouwen, steen per steen.
Beton blok gibi transistör sizin çok büyük, çok karmaşık devreler yapmanıza tuğlalarla izin verecekti.Tak, ako betónový blok, aj tranzistor umožňuje stavať oveľa väčšie, komplexnejšie obvody, jednou tehlou naraz.
Beton blok gibi transistör sizin çok büyük, çok karmaşık devreler yapmanıza tuğlalarla izin verecekti.כמו בלוק הבטון, הטרנזיסטור מאפשר לכם לבנות מעגלים גדולים ומורכבים בהרבה, לבנה אחת כל פעם.
Beton blok gibi transistör sizin çok büyük, çok karmaşık devreler yapmanıza tuğlalarla izin verecekti.مثل وحدات البناء، يسمح لنا الترانزستور ببناء دوائر أكبر بكثير وأكثر تعقيدا، وحدة كل مرة.
Beton blok gibi transistör sizin çok büyük, çok karmaşık devreler yapmanıza tuğlalarla izin verecekti.トランジスタも1つずつ組み合わせることで より大きく より複雑な回路を作ることができますが 大きな違いもあって それは
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Ci hanno permesso di costruire cose più grandi di noi, edifici, ponti, un mattone alla volta.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.De gjorde det möjligt att bygga byggnader som var större än oss själva, hus, broar, ett block i taget.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.De gjorde os i stand til at lave ting, som var større end os, bygninger, broer, én blok ad gangen.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Gradnja objektov, večjih od nas: zgradb, mostov... je postala resničnost, 'kamen na kamen'.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.우리는 이들을 하나씩 하나씩 쌓아 올려서 건물, 교량과 같은 우리보다 더 큰 건축물들을 지을 수 있지요.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Ne-au permis să clădim lucruri mai mari decât noi, clădiri, poduri, cărămidă cu cărămidă.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Permitiram-nos construir coisas maiores que nós, edifícios, pontes, um tijolo de cada vez.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Pozwalały na tworzenie wielkich konstrukcji, budynków, mostów, cegła po cegle.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Umožnili nám stavať veci, ktoré boli väčšie ako my, budovy, mosty, jednou tehlou naraz.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Umožnily nám stavět věci větší než jsme sami, budovy, mosty, cihlu po cihle.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.We konden er dingen groter dan onszelf mee bouwen, gebouwen, bruggen, blok per blok.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Μας επέτρεψαν να κατασκευάσουμε κτίσματα μεγαλύτερα από εμάς, κτίρια, γέφυρες, τούβλο - τούβλο.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Вони дали нам змогу будувати речі, більші від нас самих, споруди, мости, блок за блоком.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Они позволили нам создать вещи, которые больше нас: здания, мосты, блок за блоком.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Те ни позволиха да изградим неща, които са по-големи от нас, сгради, мостове, блокче по блокче.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.הם איפשרו לנו לבנות דברים שהיו גדולים מאיתנו, בניינים, גשרים, לבנה אחת אחרי השניה.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.أتاحت لنا بناء أشياء أكبر منا، بنايات، أبراج، آجرة واحدة كل مرة.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.建物や橋のように大きなものを 作れるのです そうしてコンクリートブロックは
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar."서로 말하되 자, 벽돌을 만들어 견고히 굽자 하고 이에 벽돌로 돌을 대신하며 역청으로 진흙을 대신하고"
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.ויאמרו איש אל רעהו הבה נלבנה לבנים ונשרפה לשרפה ותהי להם הלבנה לאבן והחמר היה להם לחמר׃
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.وقال بعضهم لبعض هلم نصنع لبنا ونشويه شيا. فكان لهم اللبن مكان الحجر وكان لهم الحمر مكان الطين.
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.他 們 彼 此 商 量 說 、 來 罷 、 我 們 要 作 磚 、 把 磚 燒 透 了 。 他 們 就 拿 磚 當 石 頭 、 又 拿 石 漆 當 灰 泥
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.他 們 彼此 商量 說 、 來罷 、 我 們 要 作磚 、 把 磚燒 透了 。 他 們 就 拿 磚當石頭 、 又 拿 石漆 當 灰泥
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.그리고 제 발 아래 흙을 가지고 하루 5,000장의 벽돌을 찍어 냈죠. 그리고 엿새만에 트랙터 한 대를 만들었습니다.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.He moldeado 5 000 ladrillos en un día con la tierra bajo mis pies. y construí un tractor en 6 días.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Izdelal sem 5.000 opek v enem dnevu, stisnjenih iz prsti pod mojimi nogami, in zgradil traktor v šestih dneh.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Már préseltem 5000 téglát egy nap alatt a talpam alatti földből, és építettem traktor hat nap alatt.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Moldei 5000 tijolos em um dia do barro debaixo dos meus pés e construí um tractor em 6 dias.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Slisoval jsem 5000 cihel v jednom dni z hlíny na které jsem stál a vyrobil traktor za šest dní.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Tôi nén 5000 viên gạch cũng trong một ngày từ đất bẩn dưới chân tôi và lắp một cái máy cày trong 6 ngày
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Wytworzyłem 5 tys. cegieł, z ziemi po której stąpałem. Zbudowałem traktor w sześć dni.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Za deň som vyrobil 5000 tehiel z hliny pod mojimi nohami a za 6 dní som zostrojil traktor.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Правил съм 5000 тухли за един ден от калта под краката си и съм построил трактор за шест дни.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Я спрессовывал 5000 кирпичей за один день из земли под моими ногами и построил трактор за шесть дней.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Я спресував 5000 цеглин за один день із багнюки з-під моїх ніг і побудував трактор за шість днів.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.כבשתי 5,000 לבנים ביום מהטינופת שלרגליי ובניתי טרקטור ב-6 ימים.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.ضغطت 5000 طوبة في يوم واحد من التراب تحت قدمي وبنيت جرار في ستة أيام.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.一日に5千個ものレンガを圧縮しました 6日でトラクターを作りました 見た所 これは始めの一歩に過ぎません
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.我曾在一天中將我腳下的土 壓製成五千塊磚頭 並在六天內建造出一台拖拉機
Bir tuğlanın yüksekliğini ölçtüm.Am măsurat înălţimea unei cărămizi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod