Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiKhi gạch của tôi đã được trong một ống khói trước, mặc dù tôi đã không đọc tên của
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibi제가 이름을 읽어 보지 않았지만 내 벽돌, 전에 굴뚝에 된 것처럼
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiKoska minun tiilet oli ollut savupiippu ennen, vaikka en ole lukenut nimeä
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiSeperti batu bata saya telah di cerobong asap sebelumnya, meskipun aku tidak membaca nama
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiŞi cărămizi meu a fost într-un coş de fum înainte, deşi nu am citit numele
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiSom min sten havde været i en skorsten før, selvom jeg ikke læste navnet på
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiSom min tegelstenar hade varit i en skorsten tidigare, även om jag inte läste namnet
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiZoals mijn bakstenen was in een schoorsteen voor, hoewel ik niet gelezen de naam van de
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiΔεδομένου ότι τα τούβλα μου ήταν σε μια καμινάδα πριν, αν και δεν είχα διαβάσει το όνομα του
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiКато ми тухли са били в комин преди, макар че не е чел от името на
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiОскільки мій цегла була в димар і раніше, але я не читав назву
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiПоскольку мой кирпич был в дымоход и раньше, но я не читал название
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiכמו לבנים שלי היה לפני ארובה, אם כי לא קראתי את שם
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiكما كان الطوب بلدي كان في المدخنة من قبل ، على الرغم من أنني لم أقرأ اسم
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibi私が見つける可能性があるのでそれらのネブカドネザル、私は、多くの暖炉の煉瓦として選ば
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Aj ja som si sadol, všade som mal husiu kožu.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Anch'io mi sedetti, con i brividi in tutto il corpo.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Én is leültem, libabőrös voltam mindenütt.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Ich setzte mich auch, mit Gänsehaut überall.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Ik ook met kippenvel over heel mijn lijf.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Ja również usiadłem... dostałem gęsiej skórki.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Já se také posadil a měl husí kůži po celém těle.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Je me suis assis aussi avec la chair de poule partout.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.온몸에 소름이 끼친 저 또한 자리에 앉았습니다.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.M-am așezat și eu, aveam pielea ca de găină.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Sentei-me também, completamente arrepiado.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Tôi cũng ngồi xuống sởn da gà khắp người.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Έκατσα μαζί του, είχα ανατριχιάσει παντού.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Аз също седнах, целият настръхнал.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.Я тоже сел рядом, и у меня по коже пошли мурашки.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.גם אני ישבתי, צמרמורת עברה בגופי.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.جلست أيضا وقشعريرة اجتاحت كل جسدي.
Ben de oturdum, bütün tüğlerim diken diken.両足はなく 腕も一本で
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Anh đã đi đâu thế?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim! Bayan Kim...Nikjer... voziti naprej, gospod.
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!De ce te-ai trezit?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Dlaczego up?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Hvorfor er du op?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Miért téged?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Miksi sinut?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Por que você?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Prečo ste sa?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Proč jste se?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Warum bist du?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Γιατί είσαι επάνω;
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Чому вас?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!למה את ערה?
Beni hafife alma dedim sana! Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!لماذا أنتِ مستيقظة؟
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Am văzut cărămizi pe fondul dumbravă de stejar acolo.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Eu tenho visto tijolos no meio da bosque de carvalho lá.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.He visto los ladrillos en medio de la arboleda del roble allí.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Ho visto i mattoni in mezzo al bosco di quercia lì.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Ich habe Steine inmitten der Eichenwald dort zu sehen.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Ik heb stenen te midden van de eiken kreupelhout daar.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Jag har sett tegelstenar mitt i ek hagen där.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.J'ai vu des briques au milieu des taillis de chêne là-bas.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Jeg har set sten midt i eg Krat der.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.내가 거기 참나무 작은 관목 숲 가운데 벽돌을 본적이있어.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.Láttam tégla közepette tölgy csalit is.
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.luut! " Olen nähnyt tiilien keskellä tammen vesakko siellä.