Tropikal ormanlar.Tropické dřeviny.
Tropikal ülkelerde, şehirlerde % 12 civarında bir aklık vardır.Ve většině tropických zemí je průměrné albedo měst kolem 12 %.
En çok çeşitlilik tropiklerdedir.Největší druhová diverzita je v tropech.
Dünyanın her bölgesinde yaşarlar, ancak tropikal bölgelerde sayıları daha fazladır.Jsou rozšířeny celosvětově, nejvíce jich však žije v tropických oblastech.
Genellikle tropik bölgelerde bulunurlar.Pocházejí většinou z tropických zemí.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.Světová zdravotnická organizace uvedla tuto nemoc jako opomíjené tropické onemocnění.
Dang hummasının sıtmadan sonraki en önemli tropik hastalık olduğu düşünülmektedir.Horečka dengue je po malárii považována za druhou nejvýznamnější tropickou nemoc.
İki mevsimle belirlenen yarı tropikal bir iklime sahiptir.Burkina Faso má především tropické klima se dvěma rozdílnými sezónami.
Tropik Amerika’da 30 türü bulunur.V tropické Americe jsou původní 3 druhy.
30 derece üstündeki tropikal günlerin sayısı 8,5'tur.Čaroprávnost na 8 CD má 8,5 hodiny.
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Vyskytuje se v tropických oblastech.
Tropikal ve Yarıtropikal Amerika'da yetişen bu bitkinin yüz elliden fazla çeşidi vardır.V tropické Americe roste více než polovina všech druhů.
Tropik bölgelerde, koyunlar daha çok derisi için yetiştirilir.Některé druhy jsou v tropech pěstovány pro okrasu.
Büyük bölümünün anayurdu Amerika'nın tropikal bölgeleridir.Centrum diversity je v tropické Americe.
Mango tropikal bir ağacın meyvesi.Mango je tropické ovoce, plod mangovníku.
Fırtına dünya tarihinin en ölümcül tropikal siklon olarak bugüne kadar devam etmektedir.Jde o nejsmrtonosnější tropickou cyklónou v zaznamenané historii.
Büyük Okyanus ve Hint Okyanusu'nun tropik bölgelerinde, 5 – 30 m derinliklerde yaşarlar.Žije v tropických oblastech Tichého, Atlantského a Indického oceánu přibližně od 30° j. š. do 30° s. š.
Atlantik kasırga mevsimi Atlas Okyanusu'nda kasırga ve tropikal fırtınaların oluştuğu döneme verilen addır.Na jezeře jsou charakteristické bouře, které jsou způsobované uragány v období tropických bouří.
Tropik sularda, zemine kolayca karışarak saklanabilmektedir.Rostliny při přemíře vláhy v půdě snadno zahnívají.
Tropik Bunalım On, 2005 Atlantik kasırga sezonunun onuncu kasırgasıdır.Hurikán Florence byl 10. bouří atlantické hurikánové sezóny 2000.
Tropikal Afrika'daki yüksek bölgelerde görülür.Vyskytuje se výhradně v tropické Africe.
Bu türlerin çoğu tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşar.Nejvíce takovýchto dnů je v subtropických a tropických oblastech.
Bu hastalık, ihmal edilen tropik hastalık olarak sınıflandırılmaktadır. ^ "Schistosomiasis (bilharzia)".Schistosomiaza este clasificată ca boală tropicală neglijată. ^ „Schistosomiasis (bilharzia)”.
Köppen iklim sınıflandırmasına göre, Dakka tropik yağışlı ve kuru bir iklime sahiptir.Conform clasificării climatice Köppen, orașul are un climat tropical ud și uscat.
En yaygın görüldüğü yer ise tropik ülkelerdir.Este cel mai des întâlnită în țările tropicale.
Dünya'daki tropik bölgelerin haricinde Çin, her kategoride en fazla biyolojik çeşitlilik gösteren ülkedir.China este țara din afara tropicelor cu cea mai mare biodiversitate.
Tropikal güney Asya ve Filipinler'de bulunur.Este răspândit în Asia tropicala, din India până în Filipine.
Bunlar birkaç tür de tropiklerde yetişmektedir.Aceasta sdăpostește diverse plante tropicale.
Dang hummasının sıtmadan sonraki en önemli tropik hastalık olduğu düşünülmektedir.Denga este considerată a doua cea mai importantă boală tropicală după malarie.
Tropik yağmur ormanları ülke topraklarının yaklaşık yüzde 40'ını kaplar.Pădurea tropicală acoperă aproape ⅓ din suprafața țării.
Yalnız kış mevsiminde tropik bölgelerde barınırlar.În unele zone din Brazilia, cu toate acestea, sunt recoltați doar în timpul iernii.
Ekvator Frengisi, 2012 yılı itibarıyla, en az 14 tropik ülke de yaygındır.Conform studiilo din 2012, framboesia este o boală răspândită în cel puțin 14 țări tropicale.
Adalar, tropikal ormanlarla çevrilidir.Mai cresc sălbăticiți prin pădurile tropicale.
Bu türlerin çoğu tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşar.Cele mai multe specii trăiesc în regiunile calde tropicale și subtropicale.
Tatlı su karidesleri çoğunlukla tropikal bölgelerde yaygındır.Norii Cumulonimbus sunt mai frecvenți în zonele tropicale.
İhmal edilmiş tropikal hastalıklardan biridir.Az elhanyagolt trópusi betegségek egyike.
Afrika'nın kuzeybatı kıyısında bulunan bu kasaba, tropik bölgelerdeki ilk Avrupa sömürge yerleşimi idi.Az itt létrehozott portugál gyarmat az első európai gyarmat volt a trópusokon.
Dönemin başında iklim oldukça nemli ve tropikti.Az éghajlat akkoriban meleg, trópusi volt.
Tüm dünyada ılıman ve tropikal sularda bulunurlar.Előfordul világszerte a mérsékelt és trópusi óceánokban.
Ekvator Frengisi, 2012 yılı itibarıyla, en az 14 tropik ülke de yaygındır.A frambőzia a 2012-es adatok szerint legalább 14 trópusi országban elterjedt.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.Az ostorféreg-fertőzést az elhanyagolt trópusi betegségek közé sorolják.
Tropikal ormanlar.Trópusi erdők lakója.
Doğu kıyısının en kuzey noktası tropik yağmur ormanları ile kaplı Cape York Yarımadası'dır.Legészakibb pontja a trópusi esőerdőkkel borított York-félsziget.
Tropik yağmur ormanları yaşam alanıdır.Élőhelye a trópusi esőerdők.
Hormon salgılanmasının feedback düzenlenmesi, kandaki kimyasal maddelerle ve tropik hormonlar ile olabilir.A Legionella növekedésének szabályozása vegyszerekkel és hőszabályozással történhet.
Üreme mevsimi kış boyuncadır ve tropikal sularda gerçekleşir.A párzási időszak télen van, mindjárt a szubtrópusi és trópusi tengerekbe való megérkezéskor.
En iyi tropikal bölgelerde temsil edilirler ama her bölgede türleri vardır (Scoble, 1995).A hernyók különféle tápnövényeken élnek (Mészáros, 2005).
Tropikal akvaryumlar için idealdir.Ideális hal kezdő akvaristák számára.
Dünyanın her bölgesinde yaşarlar, ancak tropikal bölgelerde sayıları daha fazladır.Világszerte megtalálhatók, de legnagyobb számban a trópusi területeken élnek.
1780 Büyük Kasırgası Atlantik'in gelmiş geçmiş en ölümcül tropikal kasırgası olarak kabul edilir.Vuoden 1780 suurta hurrikaania pidetään eniten uhreja vaatineena Atlantin trooppisena pyörremyrskynä.
Ülke toprakları tropikal yağmur ormanlarına sahip Kongo Havzası'nın neredeyse %60'ını kaplamaktadır.Noin 60 prosenttia Kongosta on trooppisen sademetsän peitossa.
Tropikal ormanlar.Tropiikin metsät.
Ülke topraklarının neredeyse üçte ikisi tropikal yağmur ormanları ile dağlık orman arazilerinden oluşmaktadır.Lähes kaksi kolmasosaa Pahangin pinta-alasta on tiheää trooppista sademetsää.
Adalar, tropikal ormanlarla çevrilidir.Muuten saaria peittää trooppinen metsä.
Dağılımı genelde ılık, nemli tropikal iklime sahip bölgelerle sınırlıdır.Sen levinneisyys on rajoittunut pääsääntöisesti lämpimän trooppisen ilmaston alueille.
Kısmen tropik iklim nedeniyle uzun bir çiftleşme dönemi bulunur ve doğumlar yılın her döneminde olabilir.Lajilla on jatkuva lisääntymiskausi trooppisen ilmaston vuoksi, joten vasoja syntyy läpi vuoden.
Tropik Amerika meyvesidir.Sievikkikasvit on amerikkalainen kasviheimo.
Everglades, Birleşik Devletler Eyâleti Florida'nın güneyinde tropik sulak bir alandır.Everglades on Etelä-Floridassa Yhdysvalloissa sijaitseva subtrooppinen rämealue.
Aracaju tropik ormanlar içinde bulunmakta ve bu nedenle yükssek yağış çekmektedir.Trooppinen sademetsä sijaitsee matalapainevyöhykkeellä ja sen takia siellä sataa runsaasti.
Tropikal bölgelerde yetişir.Heimo kasvaa trooppisessa vyöhykkeessä.